Türkiye turizminde yeni bir devrim gerekiyor

Son dönemde Türkiye’de turizm yatırımcılarına danışmanlık veren Cem Kınay, verdiği röportajda Türk turizminde yeni bir hikâyeye ve devrime ihtiyaç olduğunu söyledi.

Son Güncelleme Tarihi

Herşey dahil sisteminin fikir babası Cem Kınay, “1990 yılında Magic Life otellerini kurarak ‘herşey dahil’ sistemi başlattık. Ancak şimdi daha ötesi için yeni bir hikaye ve devrim lazım. İsteyenler ‘her şey dahil’ yapmaya devam etsin. Bu tartışma artık yapılmaması gereken bir tartışma. Şimdi yeni bir devrim lazım” dedi.

Cem Kınay ‘15-22 Nisan Turizm Haftası’nda değişen dünyada, turizmdeki yeni beklentileri ve Türkiye turizmindeki yeni fırsatları Hürriyet’ten Elif Ergu’ya değerlendirdi.

Son dönemde Türkiye’de turizm yatırımcılarına danışmanlık veren Cem Kınay, verdiği röportajda Türk turizminde yeni bir hikâyeye ve devrime ihtiyaç olduğunu “Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar çok antik kent bir arada değil. Hiçbir ülkede Göbeklitepe yok. Bugün Göbeklitepe Amerika’da olsa yer yerinden oynar, 100 milyon insan gider. Yeni devrim Anadolu’nun zenginlikleri” ifadesiyle belirtti.

İşte ‘herşey dahil’ sisteminin fikir babası Cem Kınay’ın Hürriyet Gazetesinden Elif Ergu ile yaptığı röportajın dikkat çeken kısımları:

“Türkiye turizmi 80’lerle birlikte Özal hükümetinin özel sektöre arazileri açmasıyla hareketlendi. 1990 yılında Magic Life otellerini kurduk. ‘Herşey dahil’ sistemi başlattık. Antalya’da çoğu yatırım buna geçti. O zaman bu devrimdi. 90’lı yıllarda Türkiye’ye turist çekmek gerekiyordu. O dönemlerde terör sorunu vardı ve özellikle Avrupa’dan bu yüzden turist gelmiyordu. Türkiye’yi terör ülkesi olarak görüyorlardı. Herşey dahil sistem turistlere güven veriyordu. Sistem sayesinde gündemlerine Türkiye tatili girdi ve geldiler. Türkiye algısı bu yöntemle değişti. O dönemi güzel geçirdik. Oteller büyüdü. Otellerin içinde eğlenildi. 2000 yıllarına geldiğimizde Akdeniz’de bu alanda lider olduk.

O dönemde Antalya büyüdü. Herşey dahil sistemde zaten daha çok o bölge için geçerliydi. Bu süre içinde Antalya Almanya başta olmak üzere birçok ülkede tanındı. Ben bu sistemi önerirken sektör içinde yüzde 20’lik payı olur diye düşünmüştüm, ancak zaman içinde yüzde 90’lara geldi. Antalya Bölgesi’ne gelenler deniz, kum, güneş için geliyorlardı. Öncelikli beklenti de buydu. 2000’li yıllarda İstanbul da keşfedildi. Bir sıçrama yaşandı Türkiye turizminde.

Türkiye dünyanın altıncı turizm ülkesi. 1 milyondan fazla yatağı var. Lider bu konuda. Önemli bir oyuncu. Daha ötesi için yeni bir hikaye ve devrim lazım. İsteyenler ‘her şey dahil’ yapmaya devam etsin ama o zamanın koşullarında devrimdi. Bu tartışma artık yapılmaması gereken bir tartışma. Şimdi yeni devrim lazım. Dünyaya bakmak lazım. Dünyadaki aslında tüm talepler Türkiye’nin cazibesini artıracağını gösteriyor. Yerelleşme çok ön planda. İnsanlar, gezginler gittikleri yerlerde lokal insanlarla bir araya gelmek istiyorlar. Gittikleri yerin insanının nasıl yaşadığını deneyimlemek istiyorlar. Yerel tatları tatmak istiyorlar. Anadolu bu zenginliklerle dolu.

Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar çok Antik Kent bir arada değil. Hiçbir ülkede 12 bin yıllık Göbeklitepe yok, 8-10 bin yıllık Çatalhöyük yok. Türkiye toplumu da kendi değerlerini ve güzelliklerini yeni keşfediyor. 2001 yılında bir Kapadokya projesinde şunu söyledim; ‘Kapadokya Amerika’da olsa inanın senede 40-50 milyon kişi gelir.’

Dünyanın her yerinden gezginleri çekebilecek bir yer Göbeklitepe. Henüz hazır mı değil ama kısa sürede bunun olmaması için bir neden yok. Bugün Göbeklitepe Amerika’da olsa yer yerinden oynar, 100 milyon insan gider.

Yeni devrim Anadolu’nun zenginlikleri. Bunun için önce kendimizin keşfetmesi gerekiyor. Batı’da yaşayan kaç kişi Mardin’e, Urfa’ya, Antakya’ya gidiyor? Gaziantep’i keşfediyor? İleri dönük olarak kendimize de bakmalıyız. Her şey dahili konuşurken bunu eksik bırakmayalım. Kişi başına turizm geliri de düşük Türkiye’de. 600 dolar ortalamaya geliyor. Oysa bunu kültür turizmine, çevirseniz çok daha fazla gelir gelecek.”