“Kısa çalışma ödeneği” askıdaki personel için tam bir muamma…

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un turizm sektöründeki “askıdaki personelin” de kısa çalışma ödeneği kapsamına alındığını açıklamasının ardından bu düzenlemenin işleyişinde sıkıntılar yaşanıyor. Turizm sektöründe çalışan 1 milyona yakın sezonluk işçi, ne işsizlik sigortasından yararlanabiliyor ne de iş bulabiliyor.

Corona virüs salgını nedeniyle turizm sektöründe işlerin durma noktasına gelmesi bu iş kolunda çalışan işçiler açısından ciddi sorunlara yol açtı.

Evrensel Gazetesi’nin haberine göre; Dev Turizm-İş Sendikası Marmara Bölge Şubesi yaptığı açıklamayla işten atmaların yasaklanmasını, faturaların ertelenmesini ve işsizlere temel geçim ödeneği verilmesini talep ederek, tüm işçilere örgütlenme çağrısı yaptı.

Hükümetin kararıyla 100 bine yakın işyerinin kapandığın hatırlatılan açıklamada, “Bunların büyük bir çoğunluğu turizm sektöründendir. Lokanta, otel, seyahat acentesi, kafe, eğlence mekanı, spor salonu, kuaför ve güzellik salonları hepsi turizm sektöründe faaliyet yürüten işyerleri ve bunların hemen hepsi kapanmıştır. 16 Mart’tan bu yana 40 günü aşkın süredir turizm sektöründe faaliyet yürüten işletmelerin yüzde 80’i kapanmıştır. Ne zaman açılacağı da belli değildir. Daha şimdiden kafe vb. işletmelerin yüzde 40’ının iflas ettiği görülmektedir. Bu da bize açığa çıkan işsizlik oranlarının kalıcı olacağını göstermektedir” ifadeleri yer aldı.

SEZONLUK ÇALIŞANLARIN DURUMU

Turizm sektöründe ortalama 1 buçuk milyon sezonluk işçi çalıştığı hatırlatılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Bu arkadaşlarımız en az bir yıl boyunca açlığa mahkumdur. Sezonluk işçilerin birçoğu ne kısa çalışma ödeneğinden ne de işsizlik maaşından faydalanamamaktadır. Kısa çalışma ödeneğine başvuru için işçi adına son 3 yılda en az 450 gün prim yatmış olması, kısa çalışmanın başlangıcından geriye doğru 60 gün kesintisiz çalışmanın bulunması gerekir. Bu koşullar kayıtsız çalışan sezonluk işçiler için geçerli değildir. İşsizlik maaşı için ise son 3 yılda en az 600 gün prim yatmış olması, kısa çalışmanın başlangıcından geriye doğru 120 gün kesintisiz çalışmanın bulunması gerekiyor. Bu arkadaşlarımız işsizlik maaşı da alamamaktadır.”

GÖÇMEN İŞÇİLER

Sektörde yüzde 30 oranında yer alan göçmen işçi sayısının 1.5 milyon kadar olduğu hatırlatılan açıklamada, bu işçilerin ücretlerinin dahi ödenmeden işten atıldığı ifade edildi. Kayıtsız, güvencesiz, her türlü haktan mahrum olarak çalıştırılan göçmen işçilerin de kısa çalışma ödeneği ve işsizlik maaşından yararlanamadığı ifade edilen açıklamada, “Sosyal ilişki ağları dar olduğu için toplumsal dayanışmanın da ciddi oranda dışında kalan bu kesim en büyük mağduriyeti yaşamaktadır” denildi.

TURİZM İSTİHDAMINDA NELER YAŞANIYOR?

Açıklamada sektörde yaşananlar şöyle aktarıldı:

  • Turizm işçisi birdenbire kendini ya işsiz buldu ya da ücretsiz izne ayırma ve yıllık iznin zorunlu kullandırılması dayatmasıyla karşılaştı.
  • Sektörde çok yüksek oranda işten çıkarmalar yaşanıyor. İşçiler kıdem ve ihbar tazminatları dahi ödenmeden işten çıkarılıyorlar.
  • Ücretsiz izne ayrılan işçiler büyük bir belirsizlik içinde. Bazı işyerlerinde ücretsiz izin iş sözleşmesinin askıya alınması şeklinde işletiliyor. Bu durumda işçinin sigorta primi yatırılmıyor ve kıdemi işletilmiyor.
  • Hükümetin açıkladığı kısa çalışma ödeneğinin kullanılması süreci sıkıntılıdır. Sektörde çalışan sezonluk işçiler, göçmen işçiler, kayıtsız işçiler kısa çalışma ödeneği için gerekli şartlarda olmadığı için bu ödenekten yararlanamayacaktır.
  • Aile ve Çalışma Bakanlığı’na göre kısa çalışma ödeneğine bir ayda 3 milyon 44 bin başvuru var. Mart ayındaki 221 bin işsizlik sigortası başvurusunu eklediğinizde son bir ayda işini kaybeden işçi sayısı 3 milyon 265 bini buluyor. Bu sayı tamamen kayıtlı işçileri kapsamaktadır. Gerçek rakamlar bunun çok üzerindedir.
  • İşsizlik rakamlarının ulaşacağı seviye göz önüne alınarak bir an önce emekçileri koruyan tedbirler hayata geçirilmelidir.
  • Ancak tedbir almak yerine Kültür ve Turizm Bakanı turizmde sertifikasyon sisteminin geleceğini “müjdeledi”. Bu sistemle koronavirüs olmayan alanların sertifike edileceğini duyurdu. Bu tarz uygulamalar ancak bir grup azınlığın işine yarayabilir. Sektördeki işçileri korumak gibi bir derdi yoktur. Turizm çalışanının kendi hayatını güvenceye alacak “müjdelere” ihtiyacı vardır.

Turizmin sendikalaşma oranı yüzde 3.95 ile en düşük sektörlerin başında geldiği vurgulanan açıklamada, örgütsüzlüğün yaşanan sorunları daha da vahim hale getirdiği kaydedildi.