Yunan Adaları post – corona dönemine hazırlanıyor

Yunanistan, tıpkı dünyanın geri kalanı gibi Mart 2020’den beri öngörülemeyen bir krizden muzdarip…

İronik bir şekilde pandemi, geçen yıl olduğu gibi, çevreye zarar verme ve Santorini gibi yerleri şatafatlı eğlence parklarına çevirme tehdidinde bulunan kitle turizminin ağır yükünü hafifletti. Peki şimdi ne olacak?

2020 yazında, Santorini ve Mikanos gibi ikonik destinasyonlardaki birçok otel, COVID – ihtiyatlı gezginleri, hükümetin yayınladığı yeni protokollere sıkı sıkıya bağlı kalmanın garantisiyle gelmeye ikna etmeye çalıştı. Ancak lüks Aegon Mykonos ve Atina’daki efsanevi Hotel Grande Bretagne gibi diğerleri, misafirlere kapılarını açmamayı tercih etti.

ÇETİN AMA GÖZ KAMAŞTIRICI SERİFOS

75 kilometrekarelik bir Ege adası olan Serifos tıpkı Santorini gibi, Kiklad takımadalarının bir parçası.

Burada büyük zincir oteller yok ve adanın Finans ve Turizmden Sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Stylianos Livanios’a göre bölge halkı da bu durumun böyle kalmasını istiyor.

“Mikonos veya Paros’un altyapısını kopyalamaya çalışırsak, Serifos’u diğer adalardan ayıran benzersiz özelliklerimizi kaybedeceğiz” diyen Livanios, “Adamızın doğal güzelliğini olumsuz etkileyecek kitle turizmini hedeflemiyoruz” şeklinde konuşuyor.

Livianos “72’den fazla eşsiz plajda ziyaretçilerin mavi ve göz kamaştırıcı suların mahremiyet içinde tadını çıkarabilmesi için plajlarımızı şezlongsuz tutmayı seçtik” diyor.

Ayrıca, yeni otellerin bir birbirinden uzakta küçük kapasiteli pansiyonlar1 olacağını ve böylece adanın mimarisi ve doğal, canlı enerjisinin korunabileceğini ekliyor.

“DUMANSIZ HAVA” ADASI ASTİPALAİA

Pandemiden önce bile, On iki adalardan biri olan kelebek şeklindeki Astipalaia, dünyanın ilk dumansız adası olma kampanyasıyla turistleri kendine çekmeye çalışıyordu.

Yunanistan, Avrupa’daki en yüksek sigara tüketim oranlarından birine sahip ve “sahilde izmarit” bulmak daimi bir sorun halinde.

Ek olarak, Yunanistan ile Alman otomobil üreticisi Volkswagen, karbon-nötr elektrik üretimini içeren “akıllı ve sürdürülebilir bir Astipalaia” için mutabakat imzaladı.

Avrupa, pandemi hala kasvetli bir gerçek olsa bile COVID sonrası seyahat için bir rota çizmeye çalışırken gezginleri şezlongların ve yüksek karbonhidratın ötesine geçen tatillere ikna etmek için bu tür sürdürülebilirlik odaklı girişimlerde söz konusu.

KALABALIKTAN UZAKLAŞMAK İÇİN DİĞER ADALAR

Euronews’tan Melis Ozoğlu ve Anthony Grant’ın haberine göre; Yunanistan Turizm Bakanı Harry Theoharis aralık ayında yaptığı açıklamada, Yunanistan’ın Santorini ve Rodos’ta EBRD (Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası) tarafından yapılan bir çalışmayı henüz tamamladığını açıklamış, yerel halkla ters düşmeden “turizme sürdürülebilirlik eklemek” adına çalışmalar yürüttüklerini açıklamıştı.

Benzer senaryolar, Turizm Bakanı Theoharis’in de belirttiği gibi birçok Yunan adasında da yaşanıyor.

Geçtiğimiz yaz Yunanlar arasında en popüler ada kaçamaklarından biri, Serifos’un güneyinde ve Milos’un hemen kuzeyinde bulunan küçük dağlık bir ada olan Kimolos’du.

Daha küçük adalar, kalabalıktan kaçmak isteyen turistleri çekmeye devam edecek. Tıpkı aktör Tom Hanks’in yazlık evinin olduğu 35 km2’lik Antiparos gibi.

Daha büyük Paros’tan on dakikalık bir feribot yolculuğuyla ulaşılan ve ilk olarak MÖ 13. yüzyılda Fenikeliler tarafından kolonileştirilen Antiparos, diğer bazı Yunan adaları gibi sokağa çıkma yasaklarına ve diğer COVID karşıtı önlemlere maruz kaldı.

Issız fakat arkeolojik açıdan zengin Despotiko’da yeni gün ışığına çıkarılan Apollon Tapınağı, 2021’de ilk kez ziyaretçilere açılacak. Ada, Antiparos’un sadece 700 metre güneybatısında yer alıyor.

POPÜLERLİĞE KARŞI GİZLİLİK

Gizliliğin tadını çıkarmak hem adalar hem de onları ziyaret etmeyi başaranlar için yeni “kutsal kase” olacak. Naxos ve Santorini’nin ortasında yer alan Ios, rüzgârlı, kayalık, vahşi ve bazen şaşırtıcı derecede ıssız.

Ios ayrıca Homeros’un mezarına da ev sahipliği yapıyor.

Tüm yollar Nisiros’a çıkmıyor, muhtemelen adalılar bundan memnun. Ancak Pire limanından 13 saatlik bir feribot yolculuğuna çıkmaya istekliyseniz, gerçek bir Yunan adası ziyafeti ve Santorini’yi anımsatan manzaralar için Nisiros’tasınız demektir.

Pythagorion adası da deniz seviyesinden 125 metre yükseklikte yer alan Panagia Spiliani Manastırı ile dikkat çekiyor. Ayrıca Xoxlakoi ve Pachia Ammos gibi siyah çakıllı plajlar göz kamaştırıcı.

TARİHİN GELİŞEN MUTFAK KÜLTÜRÜYLE HARMANLANMASI

Syros, Mikanos’a yakın bir ada, tarihi ise Mikonos’a oranla çok daha köklü olduğu söyleniyor.

Syros’un telaşsız ama kozmopolit küçük başkenti Ermoupoli’de, Catherine Deneuve’nin zarif İtalyan mimarisi arasında gezdiğini düşünebilirsiniz, bu şaşırtıcı olmaz, çünkü Fransız sinema efsanesinin bir zamanlar burada bir evi vardı.

Ermoupoli aynı zamanda Kikladların idari başkenti, Arap, Osmanlı ve Venedik yönetimi altında kalan ada her kültürden beslenmiş, Yunan Devrimi’nin patlak vermesinden sonra da bir liman kenti olarak gelişmiş.

Syros’u çekici kılan en büyük özelliklerinden biri de taze yerel malzemelere yenilenmiş birçok restoranla birlikte büyüyen bir yemek kültürü mekanı olarak ün kazanıyor olması.