
Last Updated on 7 Eylül 2026 by Turizm Günlüğü
Nusaybin’de 13 yıldır turizm sektöründe çalışan Nisibis Evo Turizm Kurucusu Semire Şineğu, uçak bileti satışıyla başlayan yolculuğunu profesyonel turist rehberliğine ve kendi seyahat acentasını kurmaya taşıdı. Şineğu ile Nusaybin’in turizm potansiyelini, ilçeyi turizm rotalarına dahil etmek için yürüttüğü çalışmaları, kadın girişimci olarak karşılaştığı zorlukları ve Nisibis Evo Turizm ile gelecek hedeflerini konuştuk.
Turizm sektöründeki yolculuğunuz nasıl başladı? Bugün kendi seyahat acentanızı kurmaya uzanan süreçte neler yaşadınız?

13 yıldır doğduğum, büyüdüğüm ve hayatımın büyük bir bölümünü geçirdiğim Nusaybin’de turizm sektörünün içinde hizmet veriyorum. Turizm yolculuğuma ilk olarak uçak bileti satışıyla başladım. Daha sonra günübirlik turlar düzenleyerek bu alandaki deneyimimi geliştirdim. Nusaybin’in sınır hattında bulunan bir ilçe olması nedeniyle zaman zaman yaşanan gerilimler ve olumsuzluklar turizmi de doğrudan etkiledi. 2016 yılında ilçemizde turizm neredeyse tamamen durma noktasına geldi.
Ancak ben vazgeçmedim. 2018 yılında yeniden bir girişimde bulundum. 2019 yılında ise hayatımda önemli bir karar alarak turist rehberliği mesleğine yöneldim. Selçuk Üniversitesi Turist Rehberliği Bölümü’nde eğitimimi tamamladım ve bugün profesyonel turist rehberi olarak mesleğimi sürdürüyorum. Bugün geldiğim noktada ise Nusaybin’de kendi seyahat acentam Nisibis Evo Turizm’i hayata geçirdim.
Neden Nusaybin’de bir seyahat acentası kurmaya karar verdiniz? Sizi bu yatırıma yönelten ne oldu?

Çünkü Nusaybin’de büyük bir eksik olduğunu gördüm. İlçemizde bir seyahat acentası olmaması nedeniyle hemşehrilerimiz tur ve seyahatlere katılmak için çevre illere gitmek zorunda kalıyordu. Ben de bu ihtiyacı karşılamak ve ilçeme turizm alanında yeni bir kapı açmak için bu girişimde bulundum. Benim için Nisibis Evo Turizm yalnızca bir ticari işletme değil; Nusaybin’in turizm geleceğine yapılmış bir yatırımdır.
“Sınırda Bir Şehir, Merkezde Bir Turizm” diyorsunuz. Nusaybin’i bir turizm destinasyonuna dönüştürmek için bugüne kadar hangi çalışmaları yaptınız?
Nusaybin’in turizm potansiyelini daha geniş kitlelere tanıtmak amacıyla otel sahipleri, otel işletmecileri ve restoran sahipleriyle bir araya gelerek bir dernek yapılanması oluşturduk. Amacımız çok netti: Nusaybin’i yalnızca geçilen bir sınır şehri olmaktan çıkarıp, ziyaret edilen ve rotaya dahil edilen bir turizm destinasyonu haline getirmek. Farklı şehirlerden seyahat acentalarını Nusaybin’e davet ettik. Onlara ilçemizin tarihini, kültürünü, mimarisini ve gastronomisini tanıttık. Ben de rehberlik yaptığım her turda Nusaybin’i anlatmaya özel önem verdim. Çünkü Nusaybin sadece bir şehir değil; binlerce yıllık tarihi, farklı kültürlerin izleri, gelenekleri ve kendine özgü mimarisiyle anlatılmayı hak eden bir yer. Aynı zamanda Nusaybin’in alışveriş açısından da çok önemli bir potansiyele sahip olduğunu özellikle vurguladım. Turistin şehre gelmesi kadar, şehirde vakit geçirmesi ve yerel ekonomiye katkı sağlaması da bizim için çok önemli.
Bir kadın girişimci olarak seyahat acentası kurma sürecinde nasıl tepkilerle karşılaştınız? Sizi zorlayan ya da motive eden neler oldu?
Bu süreçte benim için ayrı bir anlam taşıyan başka bir konu daha oldu. Mardin’de seyahat acentası sahibi olan kadın girişimciler arasında aktif olarak bu işi kendi emeğiyle yürüten kadınların sayısının çok az olduğunu gördüm. TÜRSAB işletme belgem elime ulaştığında ise hem destekleyen hem de “Bu işi yapamazsın, Nusaybin’de tur çıkmaz” diyen insanlar oldu. Ben olumsuz sözleri bir engel olarak değil, kendime yeni bir hedef olarak gördüm. Çünkü insanın önündeki en büyük engel bazen başkalarının söyledikleri değil, kendi inancını kaybetmesidir.
Ben inancımı kaybetmedim. Bugün geldiğim noktada genç kızlara ve kadınlara özellikle şunu söylemek istiyorum: Yaşınız kaç olursa olsun, hayallerinizden vazgeçmeyin. Okumaktan, öğrenmekten ve kendinizi geliştirmekten hiçbir zaman vazgeçmeyin. Bir kadın isterse, emek verirse ve kendine inanırsa çok şey başarabilir. Benim hikâyem de bunun küçük bir örneğidir.
Nusaybin turizminin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Nisibis Evo Turizm ile önümüzdeki dönemde hangi hedefleri gerçekleştirmek istiyorsunuz?

Nusaybin coğrafi konumu itibarıyla çok önemli bir noktada bulunuyor. İleride sınır kapısının yeniden hareketlenmesi ve bölgedeki ulaşımın güçlenmesiyle Nusaybin’in turizm açısından çok daha önemli bir merkez haline geleceğine inanıyorum. Ben de Nisibis Evo Turizm olarak bunun için bugünden çalışmaya devam edeceğim.
Hedefim yalnızca tur düzenlemek değil; Nusaybin’i Türkiye’de ve dünyada daha fazla insana tanıtmak, ilçemizi turizm rotalarına dahil etmek, fuarlarda ve festivallerde temsil etmek, kültürel etkinliklere öncülük etmek ve yerel halkın turizmden daha fazla pay almasını sağlamak. Çünkü turizm sadece turist getirmek değildir. Turizm; istihdamdır, esnafa kazançtır, gençlere yeni fırsatlardır, kadınların ekonomik hayata katılmasıdır ve bir şehrin kendi değerlerini yeniden keşfetmesidir. Ben doğduğum ve büyüdüğüm Nusaybin’in bunu hak ettiğine inanıyorum.
Ve bu yolculukta kendime bir slogan belirledim: “Sınırda Bir Şehir, Merkezde Bir Turizm.”
Nisibis Evo Turizm olarak amacımız; Nusaybin’i turizm haritasında hak ettiği yere taşımak.








