THY’de Hedef 12 tartışması büyüyor: Çalışan hakları ve ücretler ne olacak?

THY'den ABD'den gelen turist sayısını 2 milyona çıkaracak dev kampanya!
THY Hedef 12 nedir? Maaşlar ve çalışan hakları

Last Updated on 11 Ekim 2026 by Turizm Günlüğü

Türk Hava Yolları’nın 1 Ocak 2027’de uygulamaya almayı planladığı Hedef 12 düzenlemesi, çalışanların ücretleri ve çalışma koşulları üzerinden yeni bir tartışma başlattı. THY yönetimi yüzde 99’un üzerinde onay alındığını açıklarken Hava-İş Sendikası değişikliklere itiraz ediyor. Peki, yeni uygulama çalışanları nasıl etkileyecek ve hukuken hangi soruları gündeme getiriyor?

Türk Hava Yolları’nda (THY) operasyonel verimliliği artırmak ve kaynak kullanımını yeniden düzenlemek amacıyla hazırlanan Hedef 12 uygulaması, havacılık sektöründe çalışma koşulları ve çalışan haklarına ilişkin tartışmaların odağına yerleşti. THY İnsan Kaynakları Başkanlığı tarafından 22 Eylül 2026 tarihinde duyurulan düzenleme; uçuş ekiplerinin ücret hesaplamalarından fazla mesai uygulamalarına, ekip ulaşımından harcırah ödemelerine kadar birçok başlığı kapsıyor. Şirket yönetimi, değişikliklerin sürdürülebilir büyüme ve operasyonel verimlilik hedefleri doğrultusunda hazırlandığını belirtirken Türkiye Sivil Havacılık Sendikası (Hava-İş), çalışanların kazanılmış hakları ve çalışma barışı açısından ciddi endişeler taşıdığını açıkladı.

Tartışmanın merkezinde üç konu bulunuyor: Ücretlerin nasıl değişeceği, çalışan onaylarının hukuki niteliği ve düzenlemelerin operasyonel etkileri.

THY: Çalışanların yüzde 99’undan fazlası onay verdi

THY İnsan Kaynakları Başkanlığı tarafından 30 Eylül 2026 tarihinde çalışanlara gönderilen bilgilendirme mesajında, Hedef 12 kapsamındaki beyan sürecinin yüzde 99’un üzerinde onay oranıyla tamamlandığı açıklandı. Yönetim, çalışanların sürece gösterdiği iş birliğine teşekkür ederek değişiklikleri şirketin sürdürülebilir yapısını güçlendirme hedefinin bir parçası olarak değerlendirdi. Ancak açıklanan yüksek onay oranı, tartışmaları sona erdirmedi. Çünkü iş hukukunda çalışanların bir değişikliği kabul etmiş olması kadar, kabul edilen değişikliğin içeriği, hukuki dayanağı ve onayın hangi koşullarda alındığı da önem taşıyor.

Hava-İş Sendikası neden karşı çıkıyor?

Hava-İş Sendikası, THY yönetiminin planladığı prosedür değişikliklerine ilişkin olumsuz görüş bildirdiğini ve yapılan görüşmelerde itirazlarını ilettiğini açıkladı. Sendika, düzenlemelerin çalışan motivasyonunu ve kurumsal aidiyeti zayıflatabileceğini, bunun da uzun vadede uçuş emniyeti bakımından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini savunuyor. Hava-İş ayrıca şirketin tasarruf ihtiyacının çalışanların ücretleri ve çalışma koşulları üzerinden karşılanmaması gerektiğini belirtiyor. Sendikanın itirazları, 25 Eylül’de gerçekleştirilen görüşmenin ardından da devam etti. Bununla birlikte sendikanın dile getirdiği uçuş emniyeti endişeleri, henüz bağımsız bir teknik değerlendirmeyle doğrulanmış bulgular olarak değil, çalışan temsilcilerinin uyarıları olarak ele alınmalı.

Hedef 12 ile THY çalışanlarının maaşları düşecek mi?

Düzenlemenin en fazla merak edilen boyutu, çalışanların aylık gelirlerinde yaratabileceği değişiklik. Hedef 12 kapsamında kredili uçuş ücretlerinin hesaplanmasında kullanılan yöntem değiştiriliyor. Ayrıca fazla mesai, harcırah ve bazı yan haklarda yeni uygulamalara geçilmesi planlanıyor. Basında yer alan haberlerde, düzenlemelerin bazı uçuş ve kabin ekiplerinin gelirlerinde yüzde 20 ila 25 arasında düşüşe neden olabileceği ileri sürüldü. Ancak bu oranı bütün çalışanlar için geçerli bir sonuç olarak değerlendirmek mümkün değil.

 

THY’nin duyurusunda bazı ek ödeme kalemlerinin artırılması da öngörülüyor. Örneğin kokpit ekiplerinde 80, kabin ekiplerinde ise 90 saatin üzerindeki ücrete baz uçuşlarda birim ücretin yüzde 100 artırılması planlanıyor. Dolayısıyla düzenlemenin gerçek gelir etkisi; çalışanın görevine, kıdemine, aylık uçuş saatine ve mevcut ücret yapısına göre farklılık gösterebilir. Bu noktada çalışanlar açısından en önemli ihtiyaç, mevcut ve yeni ücret sisteminin karşılaştırıldığı açık ve kişiselleştirilmiş hesaplamaların ortaya konulması.

İş Kanunu ne diyor? Çalışan onayı yeterli mi?

Hedef 12 tartışmasının hukuki boyutunda, çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapılmasına ilişkin hükümler öne çıkıyor. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi, iş sözleşmesi veya işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapılabilmesini belirli usullere bağlıyor. Kanuna göre esaslı değişikliklerin çalışana yazılı olarak bildirilmesi ve çalışanın altı iş günü içinde yazılı kabulünün alınması gerekiyor. Kabul edilmeyen değişiklikler çalışanı doğrudan bağlamıyor. İşverenin kanunda belirtilen şartlarla fesih yoluna başvurması ise ayrı bir hukuki değerlendirme gerektiriyor.

Ancak THY’deki tartışma yalnızca bireysel iş sözleşmeleriyle sınırlı değil. THY ile Hava-İş arasında imzalanan 29. Dönem Toplu İş Sözleşmesi, 1 Ocak 2026 ile 31 Aralık 2027 dönemini kapsıyor. Bu nedenle Hedef 12 kapsamında değiştirilen hükümlerin toplu iş sözleşmesiyle güvence altına alınıp alınmadığı ve bireysel onaylarla hangi ölçüde değiştirilebileceği, ayrıca incelenmesi gereken önemli bir hukuki konu. Çalışanların bireysel onay vermiş olması, emredici mevzuata veya toplu iş sözleşmesinin bağlayıcı hükümlerine aykırı bir düzenlemeyi kendiliğinden geçerli hâle getirmez.

Yüzde 99 onay, çalışanların memnun olduğu anlamına mı geliyor?

THY yönetiminin açıkladığı yüzde 99’un üzerindeki onay oranı, uygulamanın en dikkat çekici verilerinden biri. Bununla birlikte bir düzenlemeye verilen onay ile o düzenlemeden duyulan memnuniyet aynı şey değil. Hava-İş, bireysel onay sürecinde çalışanların baskı altında bırakıldığı iddiasını da gündeme getirdi. Sendika, onay metinlerinde ekonomik sonuçların yeterince açıklanmadığını savunuyor.

Bu iddiaların hukuken değerlendirilebilmesi için çalışanlara sunulan belgelerin, bilgilendirme sürecinin ve varsa somut baskı şikâyetlerinin incelenmesi gerekiyor. Şirketin açıkladığı onay oranının hangi çalışan gruplarını kapsadığı ve onay vermeyen personelin durumunun nasıl ele alınacağı da açıklığa kavuşturulması gereken konular arasında.

THY açısından verimlilik hedefi neden önemli?

Türk Hava Yolları, uluslararası havacılık pazarında büyümesini sürdürürken operasyonel maliyetlerini yönetmek ve kaynaklarını daha etkin kullanmak zorunda olan küresel bir havayolu şirketi. Uçuş ekiplerinin planlanması, personel verimliliği, fazla mesai yönetimi ve operasyonel giderlerin kontrolü, havayollarının rekabet gücünü doğrudan etkileyen unsurlar arasında bulunuyor. Bu açıdan bakıldığında THY yönetiminin maliyetlerini yeniden değerlendirmesi ve çalışma süreçlerini güncellemek istemesi, işletmecilik açısından anlaşılabilir bir yaklaşım. Ancak havacılık, verimlilik hedeflerinin insan kaynağından bağımsız değerlendirilemeyeceği sektörlerin başında geliyor. Deneyimli pilotların, kabin ekiplerinin, teknik ve yer personelinin motivasyonu, şirketlerin uzun vadeli operasyonel başarısında önemli rol oynuyor. Bu nedenle Hedef 12’nin başarısı yalnızca sağlanacak tasarrufla değil, çalışan memnuniyeti, personel devamlılığı, hizmet kalitesi ve emniyet göstergeleriyle birlikte değerlendirilmek durumunda.

300 milyon sterlinlik sponsorluk tartışması

Hava-İş Sendikası, THY’nin sponsorluk anlaşmalarını da gündeme getirerek şirketin ekonomik önceliklerinin sorgulanması gerektiğini savundu. Sendika açıklamasında 300 milyon sterlinlik sponsorluk tutarına atıfta bulunulurken, tasarruf ihtiyacının çalışanların ücretlerine yöneltilmemesi gerektiği ifade edildi.

Havacılık, Savunma, Uzay ve Teknoloji Haberleri

Ancak sponsorluk harcamaları ile personel maliyetlerinin farklı bütçe ve yatırım hedeflerine hizmet ettiği de göz ardı edilmemeli. Bu tartışmada asıl önemli soru, THY’nin Hedef 12 kapsamında ne kadar tasarruf sağlamayı hedeflediği ve bunun çalışanların gelirlerine nasıl yansıyacağı. Bu verilerin açıklanması, hem yönetimin gerekçelerinin anlaşılması hem de çalışanların endişelerinin giderilmesi bakımından önem taşıyor.

Hedef 12’nin geleceğini hangi sorular belirleyecek?

THY yönetimi ile Hava-İş arasındaki görüş ayrılığının çözümünde şeffaflık ve sosyal diyalog belirleyici olabilir. Özellikle şu soruların yanıtlanması gerekiyor:

– Hedef 12 kapsamında toplam ne kadar maliyet avantajı hedefleniyor?

– Çalışanların ücretleri yeni hesaplama yöntemiyle ne ölçüde değişecek?

– Bireysel onaylar, mevcut toplu iş sözleşmesi hükümleriyle nasıl ilişkilendiriliyor?

– Çalışanların ve sendikanın itirazları için nasıl bir değerlendirme mekanizması oluşturulacak?

– Uçuş emniyeti ve personel motivasyonuna ilişkin olası etkiler hangi göstergelerle takip edilecek?

THY’nin büyüme hedefinde çalışanların yeri

Türk Hava Yolları’nın uluslararası başarısının arkasında filo yatırımları, uçuş ağı ve ticari stratejilerin yanı sıra binlerce çalışanın emeği bulunuyor. Şirketlerin ekonomik sürdürülebilirliğini güçlendirmesi kadar, çalışanların mevcut haklarının korunması ve çalışma koşullarının öngörülebilir olması da uzun vadeli başarı açısından önem taşıyor.
Hedef 12 tartışması, bu iki önceliğin nasıl dengeleneceğine ilişkin önemli bir sınav niteliğinde. THY açısından kalıcı başarı, maliyet yönetimi ile çalışanların haklarını birbirine rakip hedefler olarak görmek yerine, aynı sürdürülebilir büyüme stratejisinin parçaları hâline getirmekten geçiyor. Hedef 12’nin gerçek sonuçları ise uygulamanın yürürlüğe girmesi, ücretlere etkisinin somutlaşması ve taraflar arasındaki hukuki ve kurumsal görüşmelerin ilerlemesiyle daha net ortaya çıkacak.