Yunanistan’a turist götüren feribot firmalarına ağır cezalar gelebilir!

Ege Denizi’nde Türkiye ve Yunanistan arasında yılda 1 milyon’dan fazla yolcu taşıyan feribot firmaları, Yunanistan İçişleri Bakanlığı tarafından gönderilen tebligatlarla, mülteci yasasına istinaden cezai yaptırım uygulanacağının bildirilmesi üzerine Midilli Ticaret Odası’nın daveti üzerine Midilli (Lesvos) Adası’nda düzenlenen basın toplantısına katıldılar..

Fulya OMAÇ / Midilli Adası – YUNANİSTAN

MİDİLLİ’DEKİ KRİTİK ZİRVEDEN BAKANLIK RANDEVUSU VE ÇÖZÜM IŞIĞI ÇIKTI

Türkiye – Yunanistan Feribot İşletmecileri olarak Midilli Ticaret Odası’nda gerçekleştirilen toplantıya katılan 14 şirket yetkilisi kendilerine haksız bir uygulama yapılmak istendiğine dikkat çekerek, sefer düzenlenen Yunan adalarındaki belediye, ticaret odaları, esnaf odaları, basın ve sivil toplum kuruluşlarından destek talebinde bulundu. Yapılan açıklamada, “Son kararı verecek olan Yunanistan Mülteci Bakanlığı’na konu hakkında görüşlerinizi lütfen bildirin. İleride yaşanacak sorunların önüne geçmek adına tüm iş birliğine hazır olduğumuzu beyan ediyoruz” denildi.

Kuzey Ege Bölge Valiliği Genel Sekreteri Pavlos Michalakellis’nin toplantı esnasında doğrudan Ulaştırma Bakanı özel kalemini araması ve 16-21 Eylül tarihleri arasında Midilli ya da Atina’da Türk Feribot İşletmecileri ile bakanın görüşeceği bir randevu organizasyonunu yapması, Yunan tarafının konuya gösterdiği ilgiyi açıkça ortaya koydu.

Toplantı Midilli Ticaret Odası’nda düzenlendi

YOLCU BAŞINA 5 BİN – 30 BİN EURO ARASI CEZAİ YAPTIRIM
Türk ve Yunan basın mensuplarının katıldığı basın toplantısında, katılımcıların kendilerini tanıtmalarının ardından konuşmalara geçildi. 14 Feribot İşletmecisi adına söz alan Kadir İnandı, Türkiye ile Yunanistan arasında 50 yıldan daha uzun bir süredir deniz yolcu taşımacılığı yapıldığı vurgulayarak, “Bu taşımacılık faaliyetleri, iki ülke arasında turizm ve ticaretin yanı sıra, geçmişte aynı kaderi paylaşmış iki toplumun bağlarını korumakta önemli görevler üstlenmektedir. Feribot firmalarımız, son dönemde iki ülke arasında kötü giden ekonomik, siyasi, askeri ve politik ilişkiler ile mücadele etmeye çalışmakta ve her geçen gün iki ülke arasındaki yolcu taşımacılığını artırmaktadır. Fakat son dönemde Yunanistan İçişleri Bakanlığı’ndan tüm feribot firmalarımıza yazı gönderilmeye başlandı. Feribot firmalarıyla Yunanistan’a gelen, fakat geçerli seyahat evrakı, geçerli vizenin olmaması gibi çeşitli nedenlerle ülkeye alınmayan yolcular için, yolcu başına 5.000 € ile 30.000 € arasında ceza yazılmak üzere bizlerden savunma yapmamız talep edilmiştir. Aynı şekilde Yunan feribot işletmelerine de aynı içerikli tebligatlar gitti. Bizlere göçmen kaçakçılığı ile ilgili kanun maddeleri üzerinden ceza verilmek istenmekte olup, senelerdir verdiğimiz emeklerin karşılığının bu olmaması gerektiğini düşünmekteyiz” diye konuştu.

PASAPORTTA VİZE VAR AMA BİR GÜN ÖNCE GELDİ DİYE MÜLTECİ DENİLEBİLİR Mİ?
Konunun tek taraflı olarak ele alındığı ve daha iyi anlaşılması adına birkaç örnek vereceğini, belirten Kadir İnandı sözlerini şöyle sürdürdü:

“Örneğin Türkiye’den Yunanistan’a seyahat eden yolcularımızın seyahat tarihi, vize başlangıç tarihinden önce olması durumunda; ‘Geçerli seyahat evrakı olmadan Yunanistan’a gelmek, mülteci kanununa muhalefet’ suçundan tutanak tutulmaktadır. Yolcumuz 1 gün erken geldiği için mülteci, ama vizenin başladığı gün gelmesi durumunda turist olarak değerlendirilmektedir. Tüm evraklarını konsolosluğa teslim etmiş, verdiği belgelerin güvenirliliği kontrol edilmiş ve vize almış birisi nasıl olurda bir gün önce seyahatine başladığı için mülteci kaçırmaktan dolayı yargılanabiliyoruz. Bu durumda asli kusurlu taşıyıcı firma olabilir mi? Bir başka örnek vermek gerekirse, bilindiği üzere pasaportlarında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kaşesi olan kişiler Yunanistan’a alınmamaktadır. Fakat Türkiye’deki Yunanistan konsoloslukları KKTC kaşeli pasaportlara vize verebilmekte. Bununla ilgili örnekler mevcut. KKTC kaşeli pasaportlar için de tarafımıza ‘Geçerli seyahat evrakı olmadan Yunanistan’a gelmek’ suçlamasıyla tutanak tutulmuştur. Yunanistan Konsolosluğu vize veriyor fakat dikkatlerden kaçıp yolcu bizimle geldi diye biz mülteci taşımış oluyoruz.”

BİZ YOLCU LİSTESİ BİLDİRİYORUZ, MÜLTECİ ÖNCEDEN BİLDİRİM YAPAR MI?
Türkiye’den hareket eden bir yolcu gemisinin, gemi personeli ve içindeki yolcunun tamamını bir liste halinde Yunanistan makamlarına bildirdiğini, buna rağmen ülkeye alınmayan yolcunun Yunan makamlarınca mülteci olarak görülmesinin anlaşılır bir tarafının olmadığı da dile getiren İnandı, “Hangi mülteci, Yunan makamlarına daha önceden geleceğini beyan etmektedir? Kanun maddelerine göre geçerli belgesi olmadan Yunanistan’a gelmiş sayılan bu yolcular zaten Yunanistan’a alınmıyor ve ilk gemi ile Türkiye’ye geri gönderiliyor. Bu durumda Yunanistan’a sığınmamış birisinin nasıl olurda mülteci kapsamında değerlendirildiğine anlam verememekteyiz. Ayrıca, sınırı geçmeyen ve geri gönderilen bir yolcu nasıl olurda mülteci kanunu kapsamında değerlendirilebiliyor” dedi.

HATTA ÇALIŞACAK FERİBOT FİRMASI KALMAZ
Aynı zamanda TURYOL firması Yönetim Kurulu Üyesi olan Kadir İnandı, cezai yaptırımların uygulanması durumunda sefer yapan firmaların çok zor durumda kalacağının altını çizerek şöyle konuştu:
“Tamamen yasal olarak yapılan yolcu taşımacılığında karşılaştığımız sorunlar, bizleri içinden çıkılamayacak durumda bırakmıştır. Geçmişte feribotlarımızla seyahat eden fakat Yunanistan’a kabul edilmemiş kişiler hakkında feribot firmalarına bir ceza uygulanması söz konusu değilken, şimdi bizlere altından kalkamayacağımız cezalar uygulanmak isteniyor. Halihazırda faaliyet gösteren feribot firmaları, ceza olarak kesilmek istenen bu tutarları ödeyebilecek güçte değildir. Üzülerek belirtmemiz gerekir ki böyle bir yaptırımın uygulanması durumunda, ilerleyen aşamalarda Türkiye – Yunanistan arasında tarifeli sefer yapacak hiçbir feribot firması kalmayacaktır. Şüphesiz ileride yaşanacak sıkıntılar iki ülkenin de menfaatine olmayacağı gibi uzun yıllardır verilen emekleri boşa çıkaracaktır.”

İKİ ÜLKENİN DE MENFAATİNE DEĞİL
2016 yılında Türk ve Yunan yetkililerin katılımı ile İzmir’de gerçekleşen ‘Türkiye – Yunanistan Deniz Turizmi Çalıştayı’nda bu konunun sonuç bildirgesi olarak, çözüm önerileri birlikte sunulduğuna da dikkat İnandı, bu durumdan her iki ülkenin hiçbir menfaati bulunmadığı vurgulayarak, “Diğer taraftan Yunanistan Resmi Gazetesi’nde yayınlanan konuyla ilgili yönetmeliğin ek maddesi diğer hükümlerine göre; ‘İfade edilen ihlallerin önüne geçmek ve ülkeye giriş yapmasını engellemek için azami önlemleri aldığını ispatlayabilen firmalara herhangi bir cezai hüküm uygulanmamaktadır’ denilmekte. Yılda 1 milyon yolcu taşıyan firmalar için 2011 yılından bu yana yaklaşık 270 yolcu için tutanak tutulmuş. Bu rakam ‘10.000’de 1’ bile değil. Bu da ilgili firmaların, ek madde hükmünde yer alan ‘Azami önlem aldığını’ gösteren önemli bir ispattır” dedi.