Recep Yavuz’dan normalleşme sürecine ilişkin değerlendirmeler

Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı ve NBK Touristic Genel Müdürü Recep Yavuz

Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, COVID-19 salgını sonrasında Türkiye turizminde normalleşmeye giden sürece yönelik ön görü ve değerlendirmelerde bulundu. 

Coronavirus salgını sonrasında uçuşların başlamasına ve turizmde yeniden hareketlenmeye ilişkin farklı kesimlerden, farklı sektör temsilcilerinden birçok değerlendirme ve öngörü paylaşıldı. 

Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı ve NBK Touristic Genel Müdürü Recep Yavuz, içinde bulunduğumuz süreçte her alanda birçok şeyin çok hızlı değişim gösterdiğine dikkat çekerek; sağlıklı ön görülerde bulunmanın oldukça zor olduğunu ifade etti.

Recep Yavuz, Turizm Günlüğü olarak yönelttiğimiz sorulara şu cevapları verdi:

“BU SÜREÇTE HER ŞEY DOĞRU VEYA HER ŞEY YANLIŞ OLABİLİYOR”

Size göre turizm ölçeğinde en gerçekçi, en yakın bulduğunuz senaryo ve öngörü hangisi?

İçinde bulunduğumuz süreçte her an her şey değişebiliyor ve öngörü yapmak neredeyse çok zor. Dünya genelindeki gelişmeler, ülkelerdeki sağlık ve ekonomik dalgalanmalar okuduklarımız duyduklarımızdan yola çıkarak sağlıklı bir öngörü yapmaya çalışıyoruz. Her şey doğru veya her şey yanlış olabiliyor.

Mayıs ayının başında Avrupa ülkelerinin çoğunda normalleşme süreci başladı. Eğer burada büyük sorunlar oluşmazsa normalleşme hızlanabilir dolayısı ile seyahat konusu gündeme gelir.

“EVLERİNE HAPSOLMUŞ HALKIN EN BÜYÜK İLACI SEYAHAT OLACAK”

COVID-19 pandemisi sonrasında Avrupa pazarlarından incoming operasyonları nasıl bir süreç izleyecektir? Avrupa pazarlarında iyileşme süreci nasıl bir aşama kaydedecektir?

Avrupa genelinde seyahat yasakları sürüyor. Avrupa’da direksiyonun başında Almanya var ve 14 Haziran’a kadar yurt dışı tatil yasağı var. Tekrar uzatılacağını sanmıyorum. Zira aylardır evlerine hapsolmuş psikolojisi bozulmuş halkın en büyük ilacı: güzel bir seyahat olacak.

ÜÇ ADIMDA TURİZMDE NORMALLEŞMEYE GİDEN YOL

Avrupalı siyasilerin demeçlerinden yola çıkarak bunun için 3 adımda gelişeceğini söyleyebiliriz:

  1. Mayıs sonuna doğru herkes kendi ülkesinde, araba ile seyahatlere başlayabilecek. Uçak trafiği olmayacak.
  2. Haziran ayı içerisinde Avrupa Birliği ülkeleri içinde yakın ülkelerden oluşturulan seyahat koridorları turizme açılacak. Almanya için Macaristan, Avusturya, Polonya, Çekya, Hırvatistan, Yunanistan ve Karadağ gibi ülkelere ziyaretler gerçekleşecek. Yakın uçuşlar tercih edilecek.
  3. Ağustos-Eylül aylarında Türkiye, İspanya ve belki İtalya gibi Akdeniz ülkelerine ziyaretler gerçekleşecek.

TÜRKİYE’NİN ANA PAZARLARINA YÖNELİK DEĞERLENDİRMELER

Avrupa ülkelerindeki faklı turist profillerini bilen bir isim olarak ilk önce ve en son geri dönüş yapacak turistler hangi ülkenin vatandaşlarıdır?

Hem turist yoğunluğu hem sağlık ve ekonomik koşullar göze alındığında Almanların ilk yola çıkacak turistler olacağını öngörebiliriz.

İngiltere için biraz beklemek gerekebilir, zira hala normalleşme sürecine giremediler.

İskandinav ülkelerinin çekimser olacaklarını ve uzun uçuş destinasyonlarına rağbet etmeyeceklerini düşünüyorum.

Benelux ülkeleri COVID – 19 sürecinde ağır yara aldılar. Tedbirler hala çok sıkı ve yoğun.

Ülkemiz için en belirleyici pazarlardan olan Rusların durumu ise tam bir muamma. Zira her yerde normalleşme sürecine girilirken, Rusya en zor günleri yaşıyor. Buradaki en önemli avantaj Rusların çok hızlı ve flexible olmaları. Her şey normalleşir normalleşmez uçağa atlayıp geleceklerdir.

Mevcut tablo göz önünde bulundurulduğunda Türkiye Avrupa’da öncelikli olarak hangi ülkelere kanalize olmalıdır? Hangi ülkelerle ikili ilişkiler kurularak, turizm koridorları oluşturulabilir? Pazarlama ve tanıtım çalışmalarına hangi ülkelerde ağırlık verilebilir?

Şartlar değişti ve turizm yeniden şekilleniyor… Öncelik “bize korona getirmeyeceğini düşündüğümüz ülkeler”den olacak.

Örneğin İngiliz turiste veya İranlı turiste ilk etapta çekimser kalabiliriz. Burada da Almanya, Avusturya ön plana çıkıyor.

Orta ve Doğu Avrupa’da resim net değil. Polonya, Türkiye için önemli ve mutlaka harekete geçirilecek bir pazar. Ukrayna ve Rusya vazgeçilmez önemli kaynaklar.