İntihar: Bir turizm hareketi olabilir mi?

Albert Camus’a göre tartışılacak en önemli felsefi sorun “hayatın yaşamaya değer olup olmadığıdır” (Düşünbil Portal, 2017). Yani, tüm mesele intihar etmek yada etmemek.

Peki ya intihar nedir?

İntihar, bilindiği üzere, kişinin kendi yaşamını devam ettirmeme yönünde aldığı karar sonucu gerçekleşen ölümdür. Daha açık bir deyişle, bireyin kendi hayatını sonlandırması denilebilir. Ölümün gerçekleşmeme durumu ise intihar girişimi olarak adlandırılmaktadır.

İntihar kavramıyla bağlantılı bir diğer kavram ise, ötanazidir. Ötanazi de kişinin yaşamının sonlandırılmasında bir başka kişiden tıbbi yardım/destek talebi söz konusudur. İntihar ile Ötanazi kavramlarının birbirinden ayıran çizgi kimi zaman belirsizleşebilmektedir (Gürcan, 2015; Çoban ve diğerleri, 2017). Bu duruma Gürcan (2015) gönüllü ötenazi (hekim-destekli intihar) ile dikkat çekmektedir.

İntihar turizmi, kültüre dayalı özel ilgi turizmi çeşitlerinden “keder turizmi” başlığı altında yer almaktadır (Özçelik, 2012’den Akt. Pekerşen, 2017). Bunun yanı sıra, Çoban ve diğerleri (2017) intihar turizminin literatürde farklı turizm türleri adı altında yer verildiğine dikkat çekmektedir.

Öyle ki yazarlar, “ölüm turizmi” ve “medikal/sağlık turizmi” ayrı birer küme olduğu düşünülürse bu iki kümenin kesişimi “intihar turizmi ve ötanazi turizmi” (taralı alan) olarak değerlendirilebileceğini belirtmektedir. Ölüm turizmi ile intihar turizminin temaları benzer olsa da (ölüm) katılımcının seyahat motivasyonu farklıdır. Ölüm turizminde turist bir destinasyondaki daha önce yaşanmış acı verici olayların zihninde canlandırmak, anlamak ve hissetmek için harekete geçerken; intihar turizminde ise kişi yaşama veda etmek için seyahate çıkmaktadır. Diğer yandan medikal/sağlık turizmiyle intihar ve ötanazi turizmi ilişkisine bakılacak olursa, ortak yönleri olarak her ikisinde de tıbbi müdahaleler vardır: biri sıhhat bulmak için diğeri ise yaşamı sonladırmak için…

İntihar turizmi her ne kadar niş bir turizm türü olarak bahsedilse de literatürde henüz tam olarak bu konuda bir görüş birliğinden söz etmek güçtür. Bu duruma başlıca sebep olarak turizmin tanımı gösterilmektedir. Öyle ki turizm faaliyeti, turistin ikamet ettiği bölgeden ayrılarak bir destinasyona gitmesini içerdiği gibi, aynı zamanda bu destinasyondan ikamet edilen bölgeye geri dönüşünü de içermektedir. İntihar turizminde bir ‘geri dönüşün olmayışı’ intihar kavramı ile turizm kavramının bir arada kullanışını tartışmaya açmıştır (Çoban ve diğerleri, 2017). Kılıçlar ve diğerleri (2017) ‘tek yön bilet’ içeren bu olayı bir ‘turizm hareketi’ olarak değil de ‘tıbbi göç veya ötenazi/yardımlı intihar hareketliliği’ şeklinde isimlendirilebileceğini ifade etmektedirler. Fakat, turizm tanımı ile örtüşmeyen tek durum/konu bu değildir. Gelişen teknolojiyle birlikte sanal gerçeklik gibi teknolojik cihazlar aracığıyla yer değişimi olmadan yeni turistik deneyimler yaşamak mümkün hale gelmektedir (Çoban ve diğerleri, 2017).

Konuya ilişkin bir başka görüş ise, ‘İntihar Turizmi’ ve ‘İntihar Yolculuğu’ diye iki şekilde ele alınmasıdır. Buna göre, intihar etmeyi düşünen kişinin destinasyona gelerek yetkililerden bilgi edinmesi ve görüşmesi intihar turizmi kapsamına girmektedir. Diğer yandan kişi intihar amacıyla bir destinasyona geliyorsa ve intiharın ardından ceset kişinin kendi ülkesine iade ediliyorsa bu durum da intihar turizmi olarak değerlendirilmektedir. İntihar yolculuğu ise intiharın gerçekleşmesine karşın cesedin gönderimi gerçekleşmemişse söz konusudur (Yu ve diğerleri, 2020). Bir diğer yaklaşım da şöyledir; Haesen (2018) intihar turizmi kavramının ‘yardımlı ölüm amacıyla çeşitli ülkelerden gelişleri’ açıklamak için türetilen ve yanıltıcı bir terim olduğunu söylemektedir. Akabinde, ölüm turizmine değinerek ölüm ve turizm kavramlarının özündeki çağrışımlar zıtlığını ve uyumsuzluğunu dile getirmektedir. Buna göre, turizm kavramı daha olumlu, dinlendirici, heyecan verici hisler uyandırırken, ölüm kavramı daha negatif, acı verici duyguları çağrıştırmaktadır. Diğer yandan yazar olayın geri dönüşü olmayan hüzünlü yönünü vurgulayabilmek için, ölüm turistine alternatif olarak ‘ölüm yolcuları’, ‘ölüm göçmenleri’, ‘ölüm sürgünleri’ gibi çeşitli terimler önermektedir.

Dünyanın birçok ülkesinde ötanaziye dair yasal bir düzenleme, konuya dair belirlenmiş kesin bir çerçeve bulunmamakla birlikte, çoğunda suç olarak kabul edilmektedir. Yardımlı intihar seyahatlerinde bazı ülkeler ön plana çıkmaktadır. Bunlar arasında İsviçre başı çekmekle birlikte, Hollanda, Belçika, Kolombiya, Lüksemburg, Kanada ve ABD’nin bazı eyaletleri de (Oregon, Washington, Montana, Vermont) gelmektedir (Yu ve diğerleri, 2020; Kılıçlar ve diğerleri, 2017). Ötanaziyi uygulayabilmek için istenen şartlar ülkeye göre değişebilmektedir: bazı yerlerde daha katı kurallar söz konusu iken, bazı yerlerde daha esnek olabilmektedir (Pekerşen, 2017). Ötanazinin gerçekleşebilmesi için bir diğer önemli nokta ise, ekonomik boyuttur. Örneğin, İsviçre’de ortalama maliyet 4500 Euro’dur (Khan, 2015).

İntihara sürekleyen nedenlere bakıldığında çok ağır ve/veya tedavisi olmayan hastalığa sahip olmak, ailevi bağların zayıf olması, ekonomik sebepler, dini inanışa sahip olmamak, yaşamın vermiş olduğu yorgunluk ve bıkkıntı (Khan, 2015), alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, ruhsal hastalıklar, genetik faktörler (Akt. Şevik ve diğerleri, 2012) gibi çeşitli etkenler sıralanmaktadır.

İntihar farklı yönlerden eleştiriye tabi tutulsa da, intihar yada hekim-destekli ötanazi kararı almış kişilere yönelik tutum ve davranışlar son derece önemlidir. Yaşam hakkı kutsaldır ve kuşkusuz bu her can/canlı için geçerlidir. Bu kararı vermiş bireylere karşı empati kurmak ve ağır bir biçimde yargılamamak gerektiği gibi, bu kararın alınmasında rol oynayan faktörleri tespit etmek ve bunları aşmak, düzeltmek ve bireyin daha kaliteli bir yaşama kavuşması konusunda girişimde bulunmak, yardımcı olmak da önemlidir.

Bu bakımdan konuya dair getirilen önerilerden bazı şu şekildedir: Doktorların bireylerin yaşamını sonladırmada yardımcı olmalarından ziyade, zorlu süreçlerin atlatılabileceğine dair umut veren ve küresel düzeyde insan yaşamının güvende olabilmesi için ‘ölüme yol açma’ karşısında reddedici bir yaklaşım sergilemelerinin oldukça önemli olduğu söylenmektedir. Diğer yandan ilaç, tedavi ve bakım gibi hususlarda kronik ve ağır hastalar için ekonomik yönden destekleyici adımların atılması gerektiğine vurgu yapılmaktadır. Zor zamanlar ve acı olaylar ile baş edebilmede tüm bunların birer ‘sınav’ olduğu ve doğal ölümün beklenilmesi gerektiğine işaret edilerek konunun din ile bağlantısına da dikkat çekilmektedir (Khan, 2015). Bilhassa dinin bu konuda (intihar eylemi) vazgeçirici bir etkisi olduğu söylenmektedir (Apaydın ve diğerleri, 2016). Ayrıca, intihar ve ötenazinin toplumun ahlaki değerlerinin zayıflamasına sebep olabileceği de belirtilmektedir. Bir diğer husus olarak aile yapısı gösterilmektedir (Khan, 2015).

Kaynakça

Apaydın, Halil, Şuayip Özdemir, Asiye Zoroglu Ünal (2016). İntihar Girişiminde Bulunan Bireylerde Bazı Değişkenlerle İntihar Girişimi İlişkisi. Amasya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 3(6): 7-46.

Çoban, Ömer, Emre Dilek, Serhat Harman (2017). İntihar Bir Turizm Türü Olarak Değerlendirilebilir Mi? Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi SBE Dergisi, 7(1): 137-151.

Düşünbil Portal (2017). Camus için önemli olan “tek felsefe sorunu”: İntihar. https://dusunbil.com/camus-icin-onemli-olan-tek-felsefe-sorunu-intihar/

Gürcan, Ertuğrul Cenk (2011). Ötanazi: Yaşama Hakkı Açısından Bir Değerlendirme. AUHFD, 60 (2) 2011: 255-280.

Haesen, Sophie (2018). How People Traveling Abroad to Die Came to be Called “Death Tourists”, and Why They Shouldn’t. Journal of Social Work in End-of-Life & Palliative Care, 14(4): 244-247.

Khan, Manzoor Ahmad (2015). Suicide Tourism. International Journal of Multidisciplinary Research and Development 2015; 2(3): 639-642.

Kılıçlar, Arzu, Fulden Nuray Küçükergin, Seval Kurt, Beyza Adıgüzel, Bahadır İnanç Özkan, Halil Can Aktuna (2017). One Way Ticket-Route To Death: How Right Is To Promote As A Commercial Initiative? Journal of Business Research, 9(4): 84-105

Pekerşen, Yeliz (2017). Hayatı Sonlandırmak için Seyahat…! MCBÜ Sosyal Bilimler Dergisi, 15(4): 313-328.

Şevik, Ali Emre, Halil Özcan, Emin Uysal (2012). İntihar Girişimlerinin İncelenmesi: Risk Faktörleri ve Takip. Klinik Psikiyatri, 15(4) 218-25.

Yu, Chung-En, Jun Wen, Fang Meng (2020). Defining Physician-Assisted Suicide Tourism and Travel. Journal of Hospitality & Tourism Research 44(4), 694-703.