Ya Ruslar da gelmeseydi?

Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, 2020 yaz sezonu sonrasında, pandemi sürecinde Rus turistin Türkiye turizmine yönelik katkılarını değerlendirdiği bir yazı kaleme aldı. 

Antalya turizminin bel kemiği pazarlarından biri olan Rusya’nın coronavirus krizi dönemindeki performansının dikkate değer olduğunu belirten Recep Yavuz; “tek bir turistin bile beklenmediği ve korona şartlarında durma noktasına gelen bu sezonda, Rus turistlerin 2020 yılında Türkiye turizminin can simidi olduğuna dikkat çekti.

Recep Yavuz yazısının ilerleyen kısımlarında, Rusların pandemi sürecinde bile tatil için Türkiye’yi tercih etmelerinin nedenlerini irdeledi.

En önemli fırsatların, buluş ve liderlerin kriz dönemlerinde ortaya çıktığını ifade eden Recep Yavuz; “önümüzde 4-5 aylık karanlık bir korona sürecinin olduğunu ve bu sürede sektörün bir araya gelip; gelecek yılların projeksiyonunun tartışması” gerektiğini belirtti.

Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz’un kaleme aldığı “Krizde Rus misafirler öne çıktı” başlıklı yazısının tamamı şu şekilde: 

Krizde Rus misafirler öne çıktı

Kasım ortası itibarı ile sezonun son günlerini yaşayan Antalya turizminin performansı netleşmeye başladı.

Geçen yıl, tarihinin en iyi sezonunu geçiren Antalya, korona sezonunda kendi sayılarına göre önemli bir kayıp yaşamakla birlikte dünya genelindeki turizm hareketliliği içinde en önemli destinasyonlardan biri oldu.

Dünya genelinde Mart ayında neredeyse durma noktasına gelen turizm, haziran ayında kademeli olarak başladı ve dönemsel kısıtlamalarla devam etti.

Türkiye’de sezonun gerçek anlamda başlaması iki önemli tarihte alınan kararla mümkün oldu:

  1. 4 Ağustos tarihinde Almanya’nın Türkiye’nin sahil bölgelerini (Antalya-Ege) rizikolu bölge statüsünden çıkarması ve uçuşların açılması
  2. 10 Ağustos tarihinde Rusya’nın Türkiye’ye charter seferlerini başlatması.

Bundan önceki dönemde neredeyse sadece Ukrayna’dan gelen uçaklarla hayatta kalmaya çalışan turizm sektörü bu iki önemli kararla tekrar hayat buldu.

Neredeyse sadece 3 aya sıkışan “2020 Korona Sezonu’nda” Antalya’ya yurt dışından 3 milyon 356 bin misafir geldi. Bu sezon bu rakamların dünya genelinde telaffuz edilemeyeceğinden yola çıkarak, yüzbinlerce turizm çalışanını, yüzlerce oteli ve turizm birimini etkileyen bu hareketlilik önümüzdeki zor kış günlerini geçirmek için hayati önem taşıyan oksijen takviyesi oldu.

EN BÜYÜK PAY RUSLARIN – 100 GÜNDE 1.5 MİLYON ZİYARETÇİ

Buradaki en büyük pay 10 Ağustos’tan itibaren her şartta ve koşulda kesintisiz olarak Antalya’ya gelmeyi sürdüren Rus misafirlerin oldu.

Rusya Federal Güvenlik Servisi FSB’ye göre bu yıl seyahat eden Rus turistlerin %98’i Türkiye’ye geldi.

Bu yıl Antalya’ya 1 Ocak – 5 Kasım tarihleri arasında 1 milyon 460 bin turist Rus turist geldi. Geçtiğimiz yıl aynı dönem 5.5 milyon Rus misafir Antalya’ya gelmişti.

Uçak düşürme krizini yaşadığımız 2016 yılının aynı döneminde ise sadece 450 bin Rus misafir Antalya’ya gelmişti.

Halihazırda devam eden gelişlerin azalarak ay sonuna kadar sürebileceği öngörülüyor.

Bu arada Avrupa’nın en önemli destinasyonları sezonu kasım itibarı ile neredeyse kapamış durumda. Örneğin bugün Antalya’ya yurt dışından (10’u Rusya’dan olmak üzere) 20 uçuş gerçekleşirken; Rodos, Girit ve Dubrovnik’e uçuş yok, Mayorka’ya ise sadece Almanya’dan 2 uçuş gerçekleşiyor.

Antalya turizminin bel kemiklerinden biri olan Rusya pazarının bu kriz dönemindeki performansı dikkate değer. Tek bir turistin bile beklenmediği ve korona şartlarında durma noktasına gelen bu sezonda, Rus misafirler 2020 turizm yılının can simidi oldular.

Sezon başından beri aralıksız gelişlerin sürdüğü ve toplam 560 bin rakamına ulaşan Ukrayna’yı dahil edersek, bu yıl Antalya’ya gelen her 3 turistin hemen hemen ikisi Rus ve Ukrayna’dan geldi.

RUSLAR’IN TERCİH NEDENLERİNE “GÜVEN” EKLENDİ

Rus misafirlerin Antalya’yı tercih etmelerinin nedenleri gittikçe daha da belirginleşiyor.

Hemen herkesin tahmin edebileceği, güneş, otel kalitesi, uygun fiyatlar, yakınlık konularına bu yıl “GÜVEN” konusu da eklendi.

Antalya’ya gelen misafirlerle yapılan görüşmelerde kendilerini Türkiye’de daha güvende hissettikleri ve alınan tedbirlerden memnun oldukları görüldü.

Benim kanaatime göre Rus misafirlerin Corona sürecinde Türkiye ve Antalya’yı seçmelerinin önemli üç nedeni vardı:

  1. Türk Kökenli Rus tur operatörleri istikameti Antalya’ya çevirdiler. Rusya hava trafiği adeta Antalya’ya sabitlendi. 4 büyük Türk kökenli operatör ağırlığını Türkiye’den yana koydu.
  2. Dört büyük tur operatörünün Türk menşeili olması büyük bir avantajdı. Türk kökenli olmayan 4 – 5 tur operatörü de rekabet koşullarında Antalya’yı sundular.
  3. Kapanan ülkeler yüzünden Rus misafirler için çok fazla başka seçenek yoktu. Avrupa ülkeleri kısıtlamaların sezon başından itibaren sürdürdü. Rus misafir için güneşli bir yaz tatili için Antalya, Küba ve Zanzibar alternatifleri mevcuttu. Uzak olan ve korona sürecinde pek güven vermeyen destinasyon yerine güvenli ve yakın Antalya tercih edildi.

Türkiye’nin aldığı COVID – 19 tedbirleri Rus turistler için tatmin edici idi. Ülkesindeki corona vakaları ve tedbirleri Türkiye’deki tedbirlerle karşılaştıran Rus misafir özellikle tatil bölgelerindeki tıbbı yeterlilik ve otellerde alınan önlem üzerine önce tatile, sonra Antalya’ya karar verdiler. Korona sürecinin otellerde yönetilmesi, havalimanında ateş ölçülmesi ve hastalık vakalarının titizlikle tedavi altına alınması alınan tedbirlerin bazıları idi.

Sektör profesyonellerinin tespitlerine göre corona sürecinde Rus turistler bütçeleri dahilinde farklı otel ve bölge testini yapma imkanları oldu.

Otellerin müsaitliği ve fiyatların imkân vermesi nedeni ile Alanya’ya gelen Rus turistler, biraz daha yüksek bütçeli Side’ye, genelde Side’ye gelen misafirler ise Belek’e ve Kemer’e gelerek daha üst kategorideki otelleri yaşama imkânı buldular.

Antalya’ya en çok Rus misafir getiren Anex Tour Operasyon Müdür Memduh Kına bu fırsatın bu sene test edildiğini ancak seneye bunun pek mümkün olmayacağını belirtti.

En önemli fırsatlar, buluşlar ve liderler kriz dönemlerinde ortaya çıkıyor.

Karanlık olmasa ve üşümese insanlık ateşi bulmazdı. Böyle dönemlerde her türlü zorluk ortaya çıkacaktır. Bu da ancak elbirliği ve dayanışma ile aşılır. Sektörün üzerinde bu bağlamda önemli bir sorumluluk var.

Önümüzde 4-5 aylık karanlık bir korona süreci var. Bu sürede sektör bir araya gelmeli gelecek yılların projeksiyonunu tartışmalıdır…