
Last Updated on 9 Şubat 2026 by Turizm Günlüğü
Sahici bir ihtişamla nefes alan, sanatıyla ruhunuza dokunan, mimarisiyle sizi olduğunuz yerden alıp 19. yüzyıl Çarlık Rusya’sına götüren bir şehir var: St. Petersburg.
Elbette her şey beklentilerle ilgili. Bu şehir; benim bir şehirden beklediğim bütün özellikleri (sanat, kültür, tarih, çevre estetiği, mimari, gastronomi, sosyal kurallar, ve daha birçok detay…) içinde barındırdığı için gittiğim yerler arasında daha iyisini görene kadar en iyisi!

Neden mi? Çünkü burası hiç abartısız, gerçekten bir Romanov sayfası, bir Dostoyevski satırı, bir Puşkin dizesi, Hermitage’ın sessizce ışıldayan bir tablosu gibi. İmparatorluk Rusya’sının ihtişamı, barok ve neoklasik mimarinin zarafeti, 90’dan fazla nehrin ve 800’e yakın köprünün oluşturduğu o suya yazılmış kent dokusu… Tüm bu unsurlar bir araya gelip bir de sizi 1800’lü yılların Rusya’sına götürüyor.
UYARI: Bu yazıda sponsor veya reklam yoktur. Tamamen kişisel deneyim ve öneri içermektedir. Yazı genelinde marka isimleri geçtiği için yasal zorunluluk gereği #reklam. Yazı genelinde bilgilendirme amacıyla yer alan ortalama rakamlar “2025 Kasım ayı fiyatlarıdır.” Yazımda yer alan tüm imzalı fotoğraflar tarafıma ve @fotokusagi adlı Instagram hesabıma aittir. Hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz veya herhangi bir mecrada yayımlanamaz. Daha fazla St. Petersburg görseli için @fotokusagi hesabımı ziyaret edebilirsiniz.
E-Vize ve 4 Saatlik Direkt Uçuş

Üzerine bir de sadece pasaport ve dijital fotoğrafla başvurduğunuz ve 96 saat (4 gün) içinde kolaylıkla aldığınız e-vize ( Rusya E-Vizesi için tıklayın: https://evisa.kdmid.ru/ ) ile gelebildiğiniz bir şehir burası. Uçuş kısmı daha da rahat: Türk Hava Yolları’nın İstanbul’dan gerçekleştirdiği günlük direkt seferler sayesinde yalnızca 4 saatlik bir yolculukla Pulkovo Havalimanı’na varabiliyorsunuz. Detaylar için bkz: THY, St. Petersburg Seferlerini Artırıyor: Haftalık Uçuş Sayısı 2026’da 28’e Çıkacak
Ve En Çok Sorulan O Soru: Orada Savaş Var Mı?

Hayır, burada savaş atmosferi yok. Şehirde her yer, her şey, herkes günlük hayatın akışında kendi ritminde devam ediyor. Onun haricinde St. Petersburg, Avrupa’daki bazı büyük şehirlerle karşılaştırıldığında özellikle şehir merkezi güvenli, huzurlu ve ziyaretçiler için konforlu bir ortam sunuyor. Burada turistlere yönelik hırsızlık, taciz ya da zorbalık gibi durumlarla karşılaşma ihtimali oldukça düşük. Ben de seyahatim sırasında hiçbir olumsuz durum yaşamadım, karşılaşmadım da. Okuma Önerisi: İmparatorluk Şehri St. Petersburg’a Gitmek İçin 10 Harika Neden
Kredi/Banka Kartları Çalışmıyor, Yanınızda Mutlaka Nakit Getirin!

Elbette bazı dezavantajları yok değil; ambargo nedeniyle uluslararası banka ve kredi kartları ülke genelinde geçmiyor. Yanınızda mutlaka Ruble bulundurmanız gerekiyor. Banknotlar konusunda da Rusya oldukça titiz: Üzerinde çizik, yırtık, damga, leke olan hiçbir dövizi bozduramıyorsunuz. Nevski Caddesi’ndeki döviz büroları bir seçenek olsa da, kur farkı nedeniyle en doğru seçenek Ruble’yi yanınızda getirmek. Hediyelik eşya veya acil durumlar için en düşük 10 bin Ruble ve üstü nakit bulundurmanızda fayda var. Daha üst segment harcamalarınız için daha yüksek bütçeler ayırabilirsiniz.
St. Petersburg’dan Ne Alınır?

Ünlü Rus porselenleri, Faberge yumurtası, votka, havyar, meyveli bal, çikolata, kraliçe & prenses tasvirli süs bebekler, matruşka, magnet, paleh kutuları, kalpak ve ushanka şapkalar, pavloposad şalları (renkli ve desenli ipek/yün şal), baltık amber (kehribar) takılar ve süs eşyaları, Rus armaları, ayı ve kartal figürleri…vb. Rusya’dan ve St.Petersburg’dan alınabilecek hediyeliklerden bazıları. Okuma Önerisi: Rus Kültürüne Ait Birbirinden Etkileyici 5 İlginç Bilgi
İnternet Bağlantısı İçin Küçük Bir Tüyo

Havalimanına indiğinizde internet konusunda hiçbir bağlantı görmemeniz çok normal. Bu sorunu şu yöntemle çözebilirsiniz; telefonu uçak moduna alıp birkaç saniye/dakika beklettikten sonra açıp bağlantıyı beklemek. Benim gibi şanlıysanız, bağlandınız! Sonraki günlerde eğer bağlantınız koparsa manuel operatör seçimine geçmek işe yarayabiliyor, yine şansınıza bağlı ve yine şanslıyım. (: Bunun için şu adımları izlemeniz yeterli: Ayarlar → Hücresel → Ağ Seçimi → Otomatiği kapat → Görünen ağlardan birini elle seç (Ağlardan biri bağlanana kadar seçip denemeye devam et). Wi-Fi bağlantısında ise sosyal medyanın, özellikle Instagram’ın çalışmadığını söylemeliyim. Bu küçük ipuçlarını uygularsanız ve şansınız da yaver giderse döviz ve internet konusunda Rusya’da sorun yaşama ihtimaliniz oldukça düşük.
Öyle Bir Otelde Konakladım Ki…

20. yüzyıl müziğinde devrim yaratan ve Bahar Ayini ile isyanlara yol açan Rus Besteci Igor Stravinsky’nin, ünlü Fabergé Yumurtalarının Tasarımcısı Peter Carl Fabergé’nin kaldığı bir otelde muhteşem bir St. Petersburg sabahına uyanıyorsunuz desem?.. Grand Hotel Europe, yalnızca bir otel değil; Rus sanatının, aristokrasisinin ve imparatorluk tarihinin buluşma noktası olan 150 yıllık bir konaklama mekânı. Bu ikonik yapı, Nevski Bulvarı’nın kalbinde, tiyatroların, müzelerin ve kültürün tam ortasında konumlanıyor. Executive Chef Denis Sobolev ve ekibinin hazırladığı lezzetler ise birkaç cümleyle anlatılamayacak kadar büyüleyici.
Şehir Adeta Dev Bir Açık Hava Müzesi

Mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında elbette içindeki yaklaşık 3 milyon eser ile Hermitage (Ermitaj) Müzesi gelse de bu yerler arasında Peter ve Paul Kalesi, Isaak Katedrali, Kanlı Kilise ve Kazan Katedrali’ni de kısaca saymak mümkün. St. Petersburg aynı zamanda bir müzeler şehri olduğu için burada neredeyse her konuda bir müze bulabilirsiniz; çikolata müzesi, işkence müzesi, ünlü sanat galerileri, edebiyat müzeleri gibi. Özellikle Alexandr Sergeyeviç Puşkin ve Fyodor Mihaylovic Dostoyevski gibi büyük edebiyatçıların müze evleri de oldukça ilgi görüyor. Ama benim bizzat gezip gördüğüm 10 muhteşem yer var ki, St. Petersburg’u neden dünyanın en özel duraklarından biri olarak saydığımı size tüm ihtişamıyla hissettireceğini düşünüyorum. En kısa zamanda yazımın linkini burada paylaşacağım.
Gezmesi başlı başına bir açık hava müzesi olan St. Petersburg’da müze giriş ücretleri genellikle 300–500 ruble arasında değişiyor. Birden fazla müzeyi ziyaret etmeyi planlıyorsanız ekonomik açıdan daha avantajlı olan birkaç günlük toplu bilet seçeneklerini de değerlendirebilirsiniz.
Ulaşım Kolay ve Güvenilir

St. Petersburg’un ulaşım ağı oldukça gelişmiş. Havalimanına indiğinizde gideceğiniz adresi, izlenecek rotayı ve ödeyeceğiniz ücreti önceden görebildiğiniz Yandex Go ve Yandex Taxi uygulamaları ile şehir merkezine güvenli bir şekilde 1000–1500 ruble arasında ulaşabiliyorsunuz. Şehir içinde ulaşım için metro, otobüs ve troleybüslerde kullanılabilen toplu ulaşım kartları (yaklaşık 100 ruble) satılıyor. Ayrıca metroya binerken tek kullanımlık jeton alma seçeneği de mevcut. Otobüslerde ise bazı hatlarda kondüktör uygulaması var. Ancak şehir yavaş yavaş elektronik sisteme geçtiği için kondüktörlü otobüslerin sayısı giderek azalmış durumda.
St. Petersburg’a Gitmek İçin Üç Muhteşem Dönem: Beyaz Geceler, Masalsı Kış ve Altın Sonbahar
Kasım ayının başında ziyaret ettiğim St. Petersburg’a gitmeden önce aklımda tek bir ihtimal vardı; keskin bir soğuk. Kendimi buna öylesine hazırlamıştım ki, havalimanından çıkar çıkmaz söylediğim ilk şey “Aa, düşündüğüm kadar soğuk değilmiş” demek oldu. Elbette bu yanıltıcı bir karşılama… Çünkü şehrin havası kasım ayı boyunca her gün biraz daha kışa teslim oluyor. Bu yüzden “iyi ki valizimi en kalın kıyafetlerle doldurmuşum” dedim.
- Duyduğuma göre St. Petersburg’un en büyüleyici dönemlerinden biri ise kuşkusuz “Beyaz Geceler” yani Mayıs sonundan Ağustos’a uzanan, güneşin neredeyse hiç batmadığı yaz aylarıymış.
- Kış ortasında ise St. Petersburg, çetin ama aynı zamanda bembeyaz bir masala dönüşüyormuş: karlarla kaplı sokaklar, yılbaşı pazarlarının ışıkları, Saray Meydanı’na kurulan dev Noel ağacı, şehrin romantik ruhu sizi bekleyenler arasında.
- Sonbahar ise Rusların “Altın Sonbahar” dediği o büyüleyici mevsim. Hava usulca serinler, parklar kızıl, sarı ve yeşilin en zengin tonlarına boyanır; şehir, ünlü bir ressamın paletinden dökülmüş bir güz tablosu hissini verirmiş.
NOT: Burada Kasım ayıyla birlikte başlayan kış mart sonuna kadar etkisini sürdürüyor. Ocak ayı St. Petersburg’un en keskin zamanı; sıcaklık –10°C’ye kadar düşerken kar özellikle ocak ve şubat aylarında şehrin üzerine yoğun bir şekilde yağıyor.
St. Petersburg Mu, Moskova Mı?

Rusya’ya seyahat etmeyi planlayan birçok ziyaretçi genellikle Moskova’yı öncelik sırasına alıyor. Her iki şehir de geçmişte Rus devletine başkentlik yapmış. Ancak iki şehir karakter olarak birbirinden oldukça farklı; St. Petersburg, mimarisi büyük ölçüde korunmuş, klasik dokusunu kaybetmemiş daha tarihi bir şehir. Bunun en önemli nedeni, St. Petersburg’da modern mimariye ve yüksek katlı bina yapımına izin verilmemesi. Bu politikalar, şehrin görsel bütünlüğünü ve imparatorluk atmosferini korumasını sağlamış. Ayrıca St. Petersburg, ülkenin “kültür başkenti” olarak kabul ediliyor. Şehirde yüzlerce müze, tiyatro ve etkinlik salonu bulunuyor. Moskova ise yeninin ve eskinin iç içe geçtiği, daha yoğun ve tempolu bir turistik metropol. Elbette Moskova da kültürel açıdan zengin; ancak St. Petersburg özellikle Batı’ya daha açık, sanatsal ve Avrupa estetiğine yakın duruşuyla öne çıkıyor.






















































