
Last Updated on 4 Şubat 2026 by Turizm Günlüğü
Öncü TÜRSAB Büyük TÜRKİYE adına açıklama yapan Mehmet Nezih Hacıalioğlu, TÜRSAB 26. Olağan Genel Kurulu’nun düşük katılım, yasal süre ihlalleri ve eşitlik ilkesine aykırı uygulamalar nedeniyle meşruiyetini kaybettiğini belirterek, Genel Kurul’un iptali için yargı yoluna başvurulduğunu duyurdu.
TÜRSAB 26. Olağan Genel Kurulu’nun ardından kamuoyunda oluşan tartışmalara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yapan Öncü TÜRSAB Büyük TÜRKİYE, sürecin polemiklerle değil hukuk zemininde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada, 5362 sayılı Kanun hükümlerinin ihlal edildiği, yasal sürelerin keyfi biçimde aşıldığı ve ulaşım ile bilgilendirme süreçlerinin eşitlik ilkesine aykırı şekilde yürütüldüğü ifade edildi. %29 gibi düşük bir katılım oranıyla on binlerce üyenin fiilen Genel Kurul sürecinin dışında bırakıldığı belirtilirken, bu durumun Genel Kurul’un temsiliyetini ve meşruiyetini ciddi biçimde zedelediği kaydedildi. Bu gerekçelerle Genel Kurul’un iptali talebiyle yargıya başvurulduğu bildirildi.
TÜRSAB 26. Olağan Genel Kurulu Sürecine İlişkin Basın Açıklaması
TÜRSAB 26. Olağan Genel Kurulu’nun tamamlanmasının ardından, sürecin kamuoyu polemikleriyle değil, hukuk zemininde değerlendirilmesi gerektiği anlayışıyla hareket edilmiştir. Bu bilinçli tercih, hem kurumsal sorumluluğun hem de hukuka duyulan saygının bir gereğidir.
5362 sayılı Kanun’un açık hükümlerinin ihlal edilmesi, yasal sürelerin keyfi biçimde aşılması ve ulaşım ile bilgilendirme süreçlerinin eşitlik ilkesine aykırı şekilde yürütülmesi, Genel Kurul’un temsiliyetini ve meşruiyetini ciddi biçimde zedelemiştir.
%29 gibi son derece düşük bir katılım oranıyla, 10 bini aşkın TÜRSAB üyesinin fiilen Genel Kurul sürecinin dışında bırakıldığı bu tablo, tesadüf olarak değerlendirilemez. Söz konusu uygulamalar, üyelerin seçme ve seçilme hakkını doğrudan etkileyen yapısal sorunlara işaret etmektedir. Bu bağlamda tam kanunsuzluk gerekçesiyle Genel Kurul iptal davası açılmıştır.
Bununla birlikte, başkan adaylığından feragat ettiğimiz seçim sürecinde, hukuki itirazlarımızı meşru ve yasal zeminde dile getirmeye devam ettik. Eleştirdiğimiz şahsın Genel Kurul’da önceden hazırlanmış metni ekrandan okumak suretiyle şahsıma yönelik hedef gösterici ve itibarsızlaştırmaya dönük söylemlerine tepkisiz kalmadık. Eleştiriye tahammülsüzlüğünü yansıtan bu şahsa karşı da ayrı bir hukuki süreç başlattık.
Benzer hukuka aykırılıkların geçmişte yargı mercileri tarafından Genel Kurul ve seçim iptal edildiğine ilişkin emsal kararlar ortadadır. Bu kapsamda hazırlanan somut ve belgeli başvurumuz bugün yargının önündedir. Hukuki sürecin yanı sıra, kişilik haklarını hedef alan bu tür söylemlerle ilgili tüm yasal haklarımız da saklıdır.
Öncü TÜRSAB Ekibi olarak Türk yargısına olan güvenimizi açıkça ifade ediyoruz.
Beklentimiz; sürecin makul bir süre içerisinde sonuçlanması ve tüm üyelerin eşit koşullarda katılım sağlayabildiği, adalet ve hukukun esas alındığı yeni bir Genel Kurul sürecinin önünün açılmasıdır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Mehmet Nezih HACIALİOĞLU
Öncü TÜRSAB Büyük TÜRKİYE















































