
Last Updated on 8 Mayıs 2026 by Turizm Günlüğü
Turizm sektörüne yönelik açıklanan 60 milyar liralık destek paketi ve konaklama vergisinin yüzde 1’e düşürülmesi kararı, otelcilik tarafında memnuniyetle karşılandı. Açıklamalara bakıldığında otel yatırımcılarından federasyonlara kadar sektörün birçok temsilcisi teşekkür mesajları yayımladı. Ancak dikkat çeken çok önemli bir detay vardı: Seyahat acentaları yine yoktu.
Açıklanan paketin satır araları incelendiğinde desteklerin büyük ölçüde konaklama sektörü, yatırımcılar ve otelcilik tarafına odaklandığı görülüyor. Oysa turizmin en önemli satış ve dağıtım kanallarından biri olan seyahat acentaları, özellikle son yıllarda artan maliyetler, düşen kârlılık ve değişen tüketici davranışları nedeniyle ciddi bir baskı altında faaliyet gösteriyor.
Daha da dikkat çekici olan ise, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin (TÜRSAB) bu süreçte sessiz kalması oldu. Sektörün en büyük meslek örgütlerinden biri olan TÜRSAB’dan ve Başkan Firuz Bağlıkaya cephesinden şu ana kadar kamuoyuna yansıyan güçlü bir açıklama gelmedi.
Bugün turizm yalnızca otellerden ibaret değil. Turisti ülkeye getiren, paketleyen, yönlendiren, destinasyon oluşturan ve sahada birebir mücadele eden yapıların başında seyahat acentaları geliyor. Ancak açıklanan destek paketlerinde acentaların adının dahi geçmemesi, sektörde “Turizm sadece otellerden mi ibaret?” sorusunu yeniden gündeme taşıyor.
Özellikle küçük ve orta ölçekli acentalar; artan operasyon maliyetleri, yüksek personel giderleri, düşük komisyon oranları ve finansmana erişim sorunlarıyla ayakta kalmaya çalışırken, destek paketlerinde kendilerine özel bir başlık görememeleri sektör içinde ciddi bir hayal kırıklığı yaratıyor.
Turizm zinciri bir bütün. Otel olmazsa turizm eksik kalır, ama acenta olmazsa o otellerin önemli bir kısmı da boş kalır. Bu nedenle sektör temsilcileri artık yalnızca otelcilik tarafına değil, seyahat acentalarını da kapsayan daha dengeli ve bütüncül destek modelleri bekliyor.















































