Atakan Altınkaynak’tan TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya’ya istifa çağrısı

TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya - Atakan Turizm’den Atakan Altınkaynak

Last Updated on 7 Ekim 2026 by Turizm Günlüğü

Atakan Turizm’den Atakan Altınkaynak, yabancı dijital konaklama platformlarına ilişkin düzenleme üzerinden TÜRSAB yönetimine sert eleştiriler yöneltti. Altınkaynak, seyahat acentelerinin ekonomik sorunlarına somut çözümler üretilemediğini savunarak TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya’ya istifa çağrısında bulundu. Altınkaynak ayrıca TÜRSAB bünyesinde bütün üyelerin yararlanabileceği ortak bir dijital satış ve satın alma platformu kurulmasını önerdi.

TBMM gündemindeki Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi turizm sektöründe tartışılmaya devam ederken, TÜRSAB yönetimine yönelik dikkat çekici bir çıkış geldi.

Atakan Turizm’den Atakan Altınkaynak, yaptığı yazılı açıklamada Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya ve mevcut yönetimin izlediği politikaları eleştirerek Bağlıkaya’nın görevinden ayrılması gerektiğini savundu.

Altınkaynak’ın açıklamasında yabancı dijital platformlara yönelik düzenleme, TÜRSAB’ın kamu kurumlarıyla ilişkileri, seyahat acentelerinin rekabet gücü, genel kurula katılım, Birliğin kaynaklarının kullanımı ve yeni bir ortak dijital platform kurulması gibi başlıklar öne çıktı.

Yabancı dijital platformlar tartışması büyüyor

Tartışmanın merkezinde TBMM’de görüşülen Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi bulunuyor.

Teklif, 6 Ekim 2026 tarihinde TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda kabul edildi. Düzenleme; yabancı dijital konaklama platformlarının Türkiye’de faaliyet gösterebilmek için Kültür ve Turizm Bakanlığından izin belgesi almasını, Türkiye’de temsilci bulundurmasını ve çeşitli mali ve hukuki yükümlülükleri yerine getirmesini öngörüyor.

TÜRSAB ise düzenlemenin yabancı platformlar ile yerli seyahat acenteleri arasında eşitsizliğe yol açacağını savunuyor ve teklifin geri çekilmesini istiyor.

Birlik ayrıca Ocak 2026’da Airbnb, Expedia, Agoda, Trip.com, Hotels.com, GetYourGuide ve Viator’ın da aralarında bulunduğu 10 yabancı seyahat platformuna karşı erişim engeli talebiyle hukuki süreç başlatmıştı.

Altınkaynak: “Sonuç görmek için aidat ödüyoruz”

Altınkaynak açıklamasında, yabancı platformlara karşı ortak tepki gösterilmesini desteklediğini ancak TÜRSAB yönetiminin üyeleri harekete geçmeye çağırmasının tek başına yeterli olmadığını savundu.

Yönetimin hangi kamu kurumlarıyla görüştüğünü, hangi önerileri sunduğunu ve bu girişimlerden hangi sonuçları aldığını üyelerine daha açık biçimde anlatması gerektiğini belirten Altınkaynak, şu ifadeleri kullandı:

“Biz sizin çaba gösterdiğinize inanmak için değil, mesleğimizin haklarını koruyacak sonuçları görmek için aidat ödüyoruz. Yönetimin görevi öfkeyi büyütmek değil, üyelerin sorunlarını çözmektir.”

Altınkaynak ayrıca TÜRSAB yönetiminin kamu kurumlarıyla ilişkilerinin daha sonuç odaklı yürütülmesi gerektiğini savundu.

TÜRSAB’ın resmi kayıtlarında ise Birlik yönetiminin 2026 yılı içerisinde Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere çeşitli kamu kurumları, belediyeler, ticaret odaları ve sektör kuruluşlarıyla görüşmeler yaptığı görülüyor. Dolayısıyla Altınkaynak’ın eleştirisi temasların hiç kurulmadığı yönünde doğrulanmış bir tespitten ziyade, bu temasların seyahat acenteleri açısından yeterli sonuç üretmediğine ilişkin bir değerlendirme niteliğinde.

“Başkanın görünürlüğü artarken üyenin kazancı azalıyorsa başarı yoktur”

Altınkaynak, seyahat acentelerinin karşı karşıya bulunduğu ekonomik problemlere de dikkat çekti.

Acentelerin otel satışlarında rekabetçi fiyatlara ulaşmakta zorlandığını, uçak biletlerinde yeterli ticari avantaj elde edemediğini ve vize sorunlarının özellikle yurt dışı tur satışlarını olumsuz etkilediğini belirten Altınkaynak, küçük ve orta ölçekli seyahat acentelerinin büyük dijital platformlar karşısında giderek daha fazla baskı altında kaldığını savundu.

Altınkaynak, TÜRSAB yönetiminin başarısının açıklamalar veya kamuoyu görünürlüğü üzerinden değil, üyelerin ekonomik performansı üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek:

“Başkanın görünürlüğü artarken üyenin kazancı azalıyorsa, ortada başarı yoktur.”

ifadelerini kullandı.

TÜRSAB için ortak dijital platform önerisi

Altınkaynak’ın açıklamasındaki en somut önerilerden biri ise TÜRSAB bünyesinde geniş kapsamlı bir ortak dijital ticaret platformu kurulması oldu.

Altınkaynak’a göre sistem, TÜRSAB üyesi tüm seyahat acentelerinin eşit ve şeffaf şartlarda yararlanabileceği şekilde yapılandırılmalı.

Önerilen model kapsamında havayolları, oteller ve diğer turizm tedarikçileriyle toplu satın alma anlaşmaları yapılması; acentelere daha rekabetçi fiyatların sunulması; güçlü bir B2B altyapısının oluşturulması ve acentelerin nihai tüketiciye satış yapabilmesini kolaylaştıracak B2C araçların geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Altınkaynak, böyle bir sistemin üyelerin müşterilerini TÜRSAB bünyesine çekmek yerine doğrudan seyahat acentelerinin satış kapasitesini büyütmesi gerektiğini vurguladı.

Genel kurula 4.428 acente temsilcisi katılmıştı

Altınkaynak açıklamasında TÜRSAB içindeki üye katılımını da tartışmaya açtı.

TÜRSAB’ın 26. Olağan Genel Kurulu’na 4.428 seyahat acentası temsilcisinin katıldığını hatırlatan Altınkaynak, çok daha geniş olan üye kitlesi ile Birliğin karar alma mekanizmaları arasındaki mesafenin azaltılması gerektiğini savundu.

Söz konusu 4.428 katılımcı rakamı TÜRSAB’ın resmi genel kurul sonuçlarıyla da örtüşüyor.

22-23 Kasım 2025 tarihlerinde gerçekleştirilen 26. Olağan Genel Kurul’da Bağlıkaya’nın listesi 4.331 geçerli oyun 3.053’ünü alarak seçimi kazanmış ve Firuz Bağlıkaya üç yıllığına yeniden TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı olmuştu.

“TÜRSAB birkaç büyük acentenin gündemine sıkışamaz”

Altınkaynak, özellikle küçük ve orta ölçekli seyahat acentelerinin Birlik yönetiminde daha etkin temsil edilmesi gerektiğini belirtti.

“TÜRSAB birkaç büyük acentenin gündemine sıkışamaz” diyen Altınkaynak, aidat gelirlerinin teknoloji, hukuki destek, eğitim, yeni pazarlara erişim ve üyelere doğrudan ticari avantaj sağlayacak projelerde ne ölçüde kullanıldığının daha görünür hale getirilmesini istedi.

Birliğin finansal başarısının yalnızca gelir veya borç rakamları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Altınkaynak, temel göstergenin seyahat acentelerinin iş hacminin ve rekabet gücünün gelişmesi olması gerektiğini ifade etti.

TÜRSAB merkezinin Ankara’ya taşınmasını önerdi

Altınkaynak’ın bir başka önerisi ise TÜRSAB yönetim merkezinin Ankara’da yapılandırılması oldu.

Bakanlıklar ve diğer kamu kurumlarıyla sürekli ilişki kurabilecek güçlü bir merkezin oluşturulmasının seyahat acentelerinin sorunlarının takibini kolaylaştıracağını savunan Altınkaynak, kurumsal diyalog ile gerektiğinde hukuki mücadelenin birlikte yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Altınkaynak ayrıca bütün TÜRSAB üyelerinin katılımına açık kapsamlı bir toplantı düzenlenmesini ve Birliğin faaliyetleri, harcamaları, kurumsal ilişkileri ile seyahat acentacılığı mesleğinin geleceğinin bu toplantıda tartışılmasını önerdi.

Bağlıkaya’ya doğrudan istifa çağrısı

Açıklamasının sonunda Firuz Bağlıkaya’ya doğrudan seslenen Atakan Altınkaynak, mevcut yönetim anlayışının seyahat acentelerinin sorunlarını çözmekte ve üyeler arasında birlik oluşturmakta yetersiz kaldığını savundu.

Altınkaynak:

“İstifa etmelisiniz. Üyeleri birleştiren, kurumlarla çalışabilen, acentelerin haklarını savunan ve onlara somut ticari güç kazandıran yeni bir yönetimin önünü açmalısınız.” ifadeleriyle Bağlıkaya’ya görevden ayrılma çağrısında bulundu.

Altınkaynak ayrıca Bursa’daki ticaret odası seçimlerinde TÜRSAB yönetiminin tarafgir davrandığını ileri sürdü. Ancak bu bölümde dile getirilen siyasi tarafgirlik ve Bağlıkaya’nın kişisel siyasi hedefleri bulunduğuna ilişkin değerlendirmeler bağımsız kaynaklarla doğrulanmış olgular olmadığı için, Altınkaynak’ın kişisel değerlendirmeleri ve iddiaları niteliğinde bulunuyor.

TÜRSAB ne diyor?

TÜRSAB yönetiminin kamuoyuna açık açıklamaları ise farklı bir tablo ortaya koyuyor.

Birlik, yabancı dijital platformlara yönelik mücadelesini seyahat acentelerinin haklarını ve adil rekabet ortamını korumaya yönelik bir girişim olarak tanımlıyor.

TÜRSAB, 17 Eylül’de yaptığı açıklamada Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi’nin geri çekilmesi çağrısında bulunmuş ve yabancı platformlara Türkiye’deki seyahat acentelerinden farklı faaliyet koşulları tanınmasının haksız rekabete yol açacağını savunmuştu.

Bağlıkaya da 9 Eylül’de Bursa’da yaptığı açıklamada “Güçlü turizm ekonomisi güçlü seyahat acentalarıyla olur” ifadelerini kullanarak seyahat acentelerinin yerel turizm ekonomisindeki rolüne dikkat çekmişti.

Atakan Altınkaynak’ın istifa çağrısı ise yabancı dijital platformlara ilişkin yasal düzenleme tartışmasının yalnızca TÜRSAB ile hükümet arasında değil, seyahat acenteleri ile Birlik yönetimi arasında da yeni bir tartışma başlattığını gösteriyor.