
Last Updated on 8 Ekim 2026 by Turizm Günlüğü
Google’ın WiT Singapore 2026’da paylaştığı yeni seyahat araştırması, yapay zekânın tatil planlamasındaki etkisinin hızla arttığını ancak turistlerin rezervasyon kararında kontrolü elden bırakmak istemediğini ortaya koydu. Araştırmanın ilk bulgularına göre seyahatseverlerin yüzde 74’ü yapay zekâdan seçenek listesi beklerken, rezervasyon işleminin tamamını teknolojiye devretmeye hazır olanların oranı yalnızca yüzde 8.
Yapay zekâ seyahat planlamasını dönüştürüyor, ancak turistler son kararı kendileri vermek istiyor.
Singapur’da düzenlenen Web in Travel (WiT) Singapore 2026 konferansında Google tarafından paylaşılan araştırma sonuçları, seyahat sektörünün geleceğine ilişkin dikkat çekici veriler ortaya koydu.
Google’ın Asya Pasifik Seyahat Dikey Arama Bölümü Başkanı Laura-Marie Arens, şirketin gelecek ay yayımlanması planlanan yıllık seyahat araştırmasından beş önemli bulguyu sektör temsilcileriyle paylaştı.
Araştırmanın en dikkat çekici sonucu, yapay zekâ kullanımının yaygınlaşmasına rağmen turistlerin rezervasyon sürecindeki kontrolü devretmeye henüz hazır olmaması oldu.
Turistlerin yalnızca yüzde 8’i rezervasyonu yapay zekâya bırakıyor
Google’ın paylaştığı ön bulgulara göre seyahatseverlerin yalnızca yüzde 8’i uçak bileti, otel veya diğer seyahat hizmetlerine ilişkin rezervasyon sürecinin tamamını yapay zekânın yönetmesini istiyor.
Buna karşılık yüzde 74’ü, yapay zekânın kendilerine 1 ile 15 arasında seçenek sunmasını tercih ediyor.
Bu sonuç, seyahat teknolojilerinin geleceği açısından önemli bir ayrımı ortaya koyuyor.
Turistler yapay zekâdan bilgi toplamasını, alternatifleri karşılaştırmasını ve öneriler sunmasını bekliyor. Ancak otel, uçuş veya tatil paketinin hangisi olacağına kendileri karar vermek istiyor.
Başka bir ifadeyle, yapay zekâ seyahat danışmanlığı rolünü güçlendirirken rezervasyon işlemlerinde insan kontrolü önemini koruyor.
Google: Turistlerin yüzde 90’ı tatil planlamayı seviyor
Araştırmanın bir diğer dikkat çekici sonucu, seyahat planlamasının turistler için yalnızca tamamlanması gereken bir işlem olmadığını göstermesi.
Google’ın paylaştığı verilere göre katılımcıların yüzde 90’ı seyahatlerini planlamaktan keyif alıyor.
Bu bulgu, yapay zekânın bütün seyahat planlama sürecini otomatikleştirmesi gerektiği düşüncesine farklı bir bakış açısı getiriyor.
Tatil için destinasyon araştırmak, otelleri karşılaştırmak, gezilecek yerleri incelemek ve alternatif rotalar oluşturmak birçok seyahatsever için tatil deneyiminin bir parçası.
Laura-Marie Arens, bu sonucu değerlendirirken seyahatin hâlâ keyifli bir deneyim olduğunu vurguladı.
Yapay zekâ seyahat planlama süresini kısaltmıyor
Google’ın araştırması, yapay zekâ kullanımına ilişkin beklenmedik bir sonucu da ortaya çıkardı.
Yapay zekâ kullanan turistlerin seyahat planlama sürecinde, kullanmayanlara kıyasla iki kat daha fazla temas noktasıyla etkileşime girdiği belirtildi.
Bu durum, yapay zekânın seyahat araştırmasını mutlaka kısaltmadığını, aksine turistlerin daha fazla seçenek keşfetmesine yardımcı olabildiğini gösteriyor.
Araştırmaya göre seyahatseverler yapay zekâyı özellikle şu konularda kullanıyor:
Vize şartlarını ve ülkelere giriş kurallarını araştırmak
Havayolu şirketlerinin bagaj haklarını öğrenmek
Seyahatle ilgili teknik ve operasyonel bilgileri karşılaştırmak
Tatil seçeneklerini daraltmak ve alternatifleri değerlendirmek
Seyahat öncesindeki rutin bilgi toplama işlemlerini kolaylaştırmak
Böylece turistler, zamanlarını seyahatin daha keyifli bölümlerine ayırabiliyor.
Asya Pasifik’te yapay zekâ kullanımı dikkat çekiyor
Google’ın paylaştığı bulgular, Asya Pasifik bölgesinin seyahat odaklı yapay zekâ kullanımında öncü bölgelerden biri olduğunu gösteriyor.
Bölgedeki Gemini kullanımına ilişkin veriler de yerel dillerin önemini ortaya koyuyor.
Google’a göre Asya Pasifik’te Gemini’ye gönderilen her 10 istemden yaklaşık yedisi yerel dillerde yazılıyor.
Bu gelişme, seyahat şirketlerinin yalnızca İngilizce içeriklerle değil, farklı dillerde hazırlanmış güncel ve güvenilir bilgilerle de turistlere ulaşmasının önemini artırıyor.
Özellikle uluslararası ziyaretçi çekmek isteyen destinasyonlar, oteller ve tur operatörleri açısından çok dilli dijital içeriklerin değeri giderek yükseliyor.
Agoda: Seyahat sektörü kendi yapay zekâ asistanına ihtiyaç duyuyor
WiT Singapore 2026’nın ikinci gününde yapay zekânın seyahat sektöründeki geleceği, online rezervasyon platformlarının yöneticileri tarafından da tartışıldı.
Agoda CEO’su Omri Morgenshtern ile Teknolojiden Sorumlu Üst Yöneticisi Idan Zalzberg, genel amaçlı yapay zekâ asistanlarının uzmanlaşmış seyahat markalarının yerini tamamen alamayacağı görüşünü dile getirdi.
Zalzberg, seyahatin kendine özgü bir yapay zekâ asistanını hak ettiğini belirterek güvenilirliğin önemine dikkat çekti.
Milyonlarca rezervasyonun gerçekleştirildiği sistemlerde çok düşük hata oranlarının bile gerçek yolcuları etkileyebileceğini vurgulayan Zalzberg, teknolojik geliştirmelerde önceliğin güven olması gerektiğini ifade etti.
Bu yaklaşım, seyahat sektöründe yapay zekâ rekabetinin yalnızca hızlı sonuç üretmekten ibaret olmayacağını gösteriyor.
Doğru rezervasyon bilgileri, değişiklik ve iptal süreçleri, ödeme güvenliği ve müşteri desteği de rekabetin belirleyici unsurları arasında yer alıyor.
Turistler yapay zekâ önerilerini sosyal medyadan kontrol ediyor
Konferansta Klook tarafından paylaşılan veriler de seyahatseverlerin yapay zekâya yaklaşımını destekledi.
Klook Küresel Pazarlama Başkan Yardımcısı Marcus Yong’un aktardığı araştırma bulgularına göre Asya Pasifik bölgesindeki turistlerin yüzde 94’ü seyahat planlamasında yapay zekâdan yararlanmış durumda.
Ancak yüzde 85’i yapay zekânın sunduğu bilgileri doğrudan güvenilir kabul etmiyor ve sosyal medya gibi farklı kaynaklardan kontrol ediyor.
Bu durum, yapay zekâ destekli arama sistemleri yaygınlaşırken kullanıcı yorumlarının, gerçek seyahat deneyimlerinin ve içerik üreticilerinin önemini koruduğunu gösteriyor.
Oteller ve seyahat acenteleri için ne anlama geliyor?
Google’ın araştırması, otellerden havayolu şirketlerine, tur operatörlerinden online seyahat acentelerine kadar sektörün bütün paydaşlarını ilgilendiriyor.
Yapay zekâ destekli arama ve seyahat asistanları, kullanıcıların destinasyon keşfetme ve seçenekleri karşılaştırma biçimini değiştiriyor.
Ancak paylaşılan sonuçlar, seyahat planlamasında görünür olmanın tek başına rezervasyon kazanmak anlamına gelmediğine işaret ediyor.
Turistlerin son kararı kendilerinin vermek istemesi, fiyat şeffaflığı, güvenilir müşteri yorumları, doğru bilgilendirme ve güçlü rezervasyon altyapısının önemini koruduğunu gösteriyor.
Seyahat şirketleri açısından yeni rekabet alanı, yapay zekânın önerdiği seçenekler arasında yer alırken kullanıcıya güven veren bir satın alma deneyimi sunabilmek olacak.
Google’ın araştırmasından çıkan temel mesaj ise açık: Yapay zekâ turistlere nereye gidebileceklerini gösterebilir, ancak nereye gideceklerine şimdilik turistler karar vermek istiyor.
Kaynak: WiT Singapore 2026, 8 Ekim 2026 tarihli konferans basın açıklaması. Google’ın yıllık araştırmasına ait veriler, yayımlanması beklenen raporun konferansta açıklanan ön bulgularıdır.




























