Fotoğraflarla dünyanın ilk kitap kasabası

Kim bilir belki de bizde de böyle bir kasabayı hayata geçirmek için kolları sıvamaya niyetli kitapseverler vardır.

Son Güncelleme Tarihi

Sokaklarının kitaplarla dolu olduğu, istediğiniz kitabı alıp parasını kutuya bıraktığınız, güvene dayalı bir alışveriş ilkesi benimseyen, kitap festivali ile dünyanın dört bir yanından yazarlarla okuyucuları ve yayıncılarını bir araya getiren bir kasaba hayal edin desek… Hayaliniz gerçek oldu. Öyle bir kasaba var, çok da uzakta değil. Galler’in İngiltere sınırında Hay-on-Wye kitapseverleri bekliyor.

Hay-on-Wye, Galler’in İngiltere sınırında, Wye nehri kıyısındaki iki bin nüfuslu küçük bir pazar kasabası ve topluluğu. Genellikle “Kitap Kasabası” olarak tanımlanan Hay-on-Wye, çoğunlukla ikinci el kitap satan 40’tan fazla kitapçıya sahip.

Hay-on-Wye, Galler’in İngiltere sınırında, Wye nehri kıyısındaki iki bin nüfuslu küçük bir pazar kasabası.

Her yıl mayıs ayı sonlarında dünyanın dört bir yanından yaklaşık 80.000 yazar, yayıncı ve edebiyat hayranı “Hay Literatür Festivali” kapsamında bu küçük kasabada bir araya geliyor.

Şehrin kalbinde yer alan 12. yüzyıldan kalma Hay Kalesi adeta bir açık hava kitap evi.

Kasabanın kaderi, 1961 yılında Richard Booth’un Hay’daki ilk ikinci el kitapçısını eski bir yangın istasyonunda açmasıyla değişmiş. Booth, kasabadan birkaç güçlü adamla anlaştı ve onları kütüphanelerin hızla kapandığı Amerika’ya götürdü. Kapanan kütüphanelerden on binlerce kitap satın alındı ve konteynerlere yükleyerek Hay-on-Wye’ye getirildi.

Her yıl mayıs ayı sonlarında dünyanın dört bir yanından yazar, yayıncı ve edebiyat hayranı “Hay Literatür Festivali” kapsamında bu küçük kasabada bir araya geliyor.

Zamanla kapanan diğer kütüphaneler Richard Booth’u aramaya ve kitaplarını kasabasına göndermeyi teklif etmeye başladı. Booth’u başka kitapçıların da takip etmesiyle kasaba bir anda ünlenmeye başladı. 1970’lerde Hay artık uluslararası “Kitaplar Kenti” olarak bilinir hale gelmişti. Bugün, kasaba yılda yaklaşık 500.000 turist ağırlıyor.

İnsanlar ilgilendikleri kitapları seçiyor ve “Burada Öde” ya da “Lütfen paranızı bu kutuya atınız” yazan beyaz bir kart arkasındaki küçük kutuya paralarını atıyorlar.

Hay’daki çok sayıda kitapçı aslında  “Dürüstlük Kitapçıları” olarak adlandırılan “Satıcısız” kitapçı ilkesi ile çalışıyor. Bu kitapçılar, çoğunlukla kasabanın bir duvarındaki raflardan başka bir şey değil ve genellikle başında bir satıcısı yok. İnsanlar ilgilendikleri kitapları seçiyor ve “Burada Öde” ya da “Lütfen paranızı bu kutuya atınız” yazan beyaz bir kart arkasındaki küçük kutuya paralarını atıyorlar.

Şehrin kalbinde yer alan 12. yüzyıldan kalma Hay Kalesi adeta bir açık hava kitap evi. Kale duvarlarına istiflenmiş ahşap raflar kitaplarla dolu. Elbette başında bir satıcı yok.

Kale duvarlarına istiflenmiş ahşap raflar kitaplarla dolu. Elbette başında bir satıcı yok.

Hay-on-Wye 1988 yılından bu yana, David Simon, Stephen Fry, Salman Rushdie ve Simon Singh gibi yazarların yer aldığı “Hay Edebiyat ve Sanat Festivali” ne ev sahipliği yapıyor.

2001’de Bill Clinton tarafından “Aklın Woodstock’ı” olarak tanımlanan festival son yıllarda genişleyerek müzik performanslarına ve film ön izlemeleri de yer vermeye başladı.

Kim bilir belki de bizde de böyle bir kasabayı hayata geçirmek için kolları sıvamaya niyetli kitapseverler vardır. Umutla beklemeye devam…

Kaynak: edebiyathaber.net