“Kriz dönemini iyi biliyoruz ama felaket dönemini yeni tanıyoruz”

Sultanahmet Ottoman Hotels Grup Genel Müdürü Serdar Balta

Sultanahmet Ottoman Hotels Grup Genel Müdürü Serdar Balta, yeni tip coronavirus COVID-19 kapsamında turizm gündemindeki son gelişmeleri değerlendirdi. 

Turizm Dosyası Instagram canlı yayınına katılarak ‘Covid-19’un İstanbul Turizmine Etkisi’ni anlatan Serdar Balta, Halil Öncü’nün sorularını cevapladı. Balta, daha önce çok krizler yaşadıklarını ve yaşadıkları bu krizlere alışkın olduklarını belirtirken felakete dönüşen Covid-19 salgını için ise “Kriz dönemini iyi biliyoruz ama felaket dönemini yeni tanıyoruz” dedi.

Ottoman Hotels Grup Genel Müdürü Serdar Balta programda şu açıklamalarda bulundu:

Bu bugüne kadar kimsenin yaşamadığı bir tecrübe!

“2.Dünya savaşından bu yana tüm dünya olarak yaşanan çok önemli bir kriz ile karşı karşıyayız. Bu sadece bir turizm krizi değil. Çünkü daha önceki yıllarda yaşadığımız krizler bizim direkt olarak lokal yaşadığımız krizlerdi. Tabii ki daha önce yaşadığımız krizler dünyada büyük yankı uyandırmasına rağmen imaj anlamında çok rahatlıkla sarabileceğimiz ve kısa sürede de sardığımız yaralardı. Eskiden yaşadığımız bu krizleri çok rahat en fazla altı aylık bir süreçte yaralarını sarabiliyorduk. Fakat bu yaşadığımız salgın böyle bir şey değil. Bizler Kriz dönemini iyi biliyoruz ama felaket dönemini yeni tanıyoruz. Bu bugüne kadar kimsenin yaşamadığı bir tecrübe. O yüzden burada herkes için şartlar eşit ve aynı finişteyiz. Dolayısı ile de aynı startta olacağız”

Bu musibetten ne kadar az hasarla ayrılırsak şansımız daha da artacak!

“Geleceğimiz de hayatımız da turizm. Ekmek paramız bu. Turizm olarak baktığımızda Akdeniz çanağında özellikle İtalya ve İspanya gibi ülkeler bu salgında maalesef çok büyük can kayıpları verdiler. Allah yardımcıları olsun. Biz bu krizi başta Sağlık Bakanımızın da tüm paydaşlarının da çabası ile iyi yönetmeye çalışıyoruz. Akdeniz çanağında can kayıplarını rakip Ülkelerimiz dediğimiz ülkeler ki, biz onlarında yardımına koşmaya çalışıyoruz onlar bizden daha kötü durumdalar. Bu musibetten ne kadar az kayıpla ne kadar az hasarla ayrılırsak şansımız daha da artacak diye düşünüyorum”

Kısa çalışma ödeneği desteğine başvurumuzu yaptık!

“2019 ve 2020’ye dönersek beklentilerimizi aslında yüksek tutmuştuk. Bu hiç beklemediğimiz bir durum oldu. Sultanahmet Bölgemiz son dönem en sakin dönemlerini yaşıyor ve bomboş. Tarihinde olmadığı kadarki sakin bir dönemini yaşıyor. Sultanahmet’te yer aşan iki otelimizi de kapattık. Yönetim Kurulu Başkanımızın da büyük destekleri ile hiçbir personelimizi, hiçbir ekip arkadaşımız ile yollarımızı ayırmadık. Devletimizin de kısa çalışma ödeneği desteği ile beraber başvurumuzu yaptık. Bu bizi ve bu konuda beklentisi olanları rahatlattı. 1 Haziran tarihine kadar arkadaşlarımız ile görüşüp o güne kadar bekleme kararı aldık.

Üç ayrı planımız var!

“Tarihi yarımadada yaklaşık 10’a yakın açık otel var. Geriye kalan otellerimizin tamamı kapalı. Açık olan otellerimizin bir kısmı da kapılarını sağlık çalışanlarına açmış durumda. Sezon ne zaman açılacak durum ne zaman rahatlayacak sorusuna ise üç alternatifli bir cevap vermek isterim. Kısa vadede en iyimser olduğum zaman dilimi Haziran ayı otaları istediğimiz düzene gelmek. Diğer taraftan orta vadede ise Eylül ayında bir düzelme olacağı yönünde fikir üretebilirim. Kötümser dediğim ama daha giderek baktığımda realistik tarafa çekilmekte olan Nisan 2021. Bu şekilde üç tane plan hazırlamış bulunmaktayım”

Bundan sonra yeni trendler gündeme gelecek

“ Bundan sonraki süreçte işlerin başlaması ile birlikte herkes sıfırdan start alacak. Bu startı aldıktan sonra dünyadaki pandemi sonrası gelişen birçok konsept üreyecek. Buna çatı olarak Obsesif Turizm olarak görüyorum. Hepimiz huy sahibi oluk bu süreçte. Mesela ben hayatımda markete gitmeden online alışveriş yaptım. Obsesif turizmin içinde birçok değer olacak. Otellerimizde sizin için hazırlanmış ibareleri artık misafir havalimanına indikten sonra yada inmeden önce belki getirilecek kriterler ile oralarda öncelik kazanacak. Nasıl bugün Güney Afrika’ya biz giderken aşı olmadan gidemiyorsak buna benzer şeyler gündeme gelecektir. Bundan sonra otellerde termal kameralar olacaktır. Hizmet alanına geldiğimizde de bunun ulaşım, tesisler ve yolcular ayağı var. Bundan sonra göreceğiz ki, çok farklı değişik alışkanlıklar gelecek. Bakanlığımızın açıkladığı gibi yeni bir sertifikasyon programı gündeme gelecek. Belki bundan sonra misafirin otelimize geldiğinde perdeye dokundurmadan, TV Kumandasına dokundurmadan, klimasına dokundurmadan, daha misafir yoldayken online Chek-in gibi yazılım geliştirmeleri ile yatırımlar aratacak. Misafir Chek-İn’ini hiç muhatap olmadan en az etkileşimle odasına geçmeye bakacak. Yani bundan sonra açıkçası yeni trendler gündeme gelecek”

Tüm Programı izlemek için: