Atatürk Havalimanı için çözüm önerisi

2015 yılında 61.332.124 yolcu, 464.774 uçak ve 790.744 ton kargo trafiğine ev sahipliği yapan Atatürk Havalimanı, ülkenin en işlek havalimanıydı. 7 Nisan 2019'dan itibaren sivil uçuşlara, 5 Şubat 2022'den itibaren de kargo uçuşlarına kapatılmış ve bu uçuşlar İstanbul Havalimanı'na aktarılmıştır.

İBB, yıkım işlemlerinin başladığı Atatürk Havalimanı ile ilgili 9 maddelik çözüm önerilerinin yer aldığı yazılı bir açıklama yaptı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Atatürk Havalimanı’nda pistlerin kırılmaya başlanması ile ilgili açıklama yaptı. Belediyeden yapılan yazılı açıklamada “Bu tarihi ve milli değeri tahrip etmek yerine, üç havalimanının birlikte çalışacağı bir senaryonun kentin makroformu açısından daha sağlıklı olacağı aşikardır” ifadeleri kullanıldı.

9 maddelik öneri ve uyarıların sıralandığı açıklama şöyle:

“7 Nisan 2019 tarihinde verilen idari kararla sivil uçuşlara kapatılan Atatürk Havalimanı’nın, pist dahil bir bölümünün imar planı değişikliği yapılmadan, hukuksuz, ihalesiz ve keyfi bir uygulamayla yıkımına başlandığı haberleri medyada görülmüştür.

Bilindiği gibi Atatürk Havalimanı ilk kez 1912 yılında inşa edilmiş, Osmanlı’dan miras, dünyanın ilk havalimanlarından biridir. Sivil uçuşlara kapatıldığı tarihte yaklaşık olarak 70 milyon yolcu kapasitesine ulaşmış bir milli servet olmanın yanı sıra, milyarlarca dolarlık alt yapı ve turizm yatırımlarının da merkezi olmuştur.

Biz İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak Atatürk Havalimanı’nın şehrimizin gelecekteki ihtiyaçları ve 16 milyon İstanbullunun olası afetlere karşı güvenliği adına alternatif bir sigorta olarak mevcut yapısıyla korunması ve gelecekteki senaryolara göre katılımcı bir süreçle ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Bu tarihi ve milli değeri tahrip etmek yerine, üç havalimanının birlikte çalışacağı bir senaryonun kentin makroformu açısından daha sağlıklı olacağı aşikardır.

Bu konuda düzenlemiş olduğumuz çok sayıda çalıştay ve ortak akıl toplantılarımızdan çıkan stratejik sonuçları halkımızla paylaşmak isteriz:

1) Kentin gelişimini kuzeye yönlendiren ve Kanal İstanbul gibi İstanbul’un geleceğini tehdit eden projelere gerekçe ve destek oluşturan İstanbul Havalimanı mevcut haliyle dondurulmalı ve büyümesi engellenmelidir. Şehrimizin gelecekteki olası kapasite ihtiyaçlarının Atatürk Havalimanı ile karşılanması mümkündür.

2) Atatürk Havalimanı’na da yeşil alanlara da ihtiyacımız var. Atatürk Havalimanı İstanbul’un destekleyici havalimanı olarak korunmalı, hem merkezi idarenin ve hem de yerel idarelerin kaynakları ve iş birliğiyle kentin kuzeyi ve çeşitli vadileri insanlarımızın hizmetine kazandırılmalıdır.

3) Atatürk Havalimanı, İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanı ile İstanbul sivil havacılık altyapısının önemli ve güçlü bir parçasıdır. İstanbul’un gelecekte ihtiyaç duyacağı havayolu ulaşım kapasitesinin karşılanmasında yaklaşık %28’lik bir pay alabilecektir.

4) İstanbul Havalimanı mevcut 90 milyon/yıl yolcu kapasitesiyle 200 milyon yolcu/yıla göre planlanan alanının yalnızca yüzde 50’sini gerçekleştirmiş durumdadır. Diğer etapların gerçekleştirileceği alanda mevcutta doğal alanlar, orman alanları bulunmaktadır. Dolayısıyla ilk yapılması gereken İstanbul Havalimanı’nın genişleme etaplarının durdurulması ve iptal edilmesidir. Zaten projelendirilmiş olan Sabiha Gökçen Havalimanı genişleme etabı tamamlanmalı ve İstanbul’da toplamda 150 milyon yolcu/yıl kapasiteye ulaşılmalıdır.

5) Atatürk Havalimanı, İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanı doğru bir teknik planlamayla kurulacak uçuş koridorları ile beraber çalıştırılabilecektir. Birden fazla havalimanına sahip çok sayıdaki dünya kentleri bu konuda örnek alınmalıdır.

6) İstanbul Havalimanı’na yapılacak yatırımların kalan miktarı yaklaşık 5 milyar Euro, Atatürk Havalimanı’nın mevcut yaklaşık değerinin ise yaklaşık 4 milyar Euro olduğunu düşünürsek, Atatürk Havalimanı’nın sivil havacılık kullanıma açılmasıyla yaklaşık 9 milyar euroluk bir ekonomik değer israf edilmeyecek, bu bütçe ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız lehine kullanılabilecektir. Ayrıca Atatürk Havalimanı çevresinde yıllara sari olarak inşa edilmiş olan otel ve ticari işletmelerin yılda yaklaşık 580 milyon euroluk kaybının önlenmesi mümkün olacaktır.

7) Bu süreçte Atatürk Havalimanı’nın sahip olduğu erişilebilirlik kapasitesini daha da geliştirecek Atatürk Havalimanı- Halkalı bağlantısı gerçekleştirmek ve bu sayede 3 havalimanını birbirine bağlanmak mümkün olabilecektir.

8) Atatürk Havalimanı kapatılmadığı takdirde, 3. Havalimanı’nın bir yedek meydanı olarak kullanabilecektir. Kışın bazı günlerinde 3. Havalimanının bulunduğu Karadeniz sahil şeridi görüş mesafesinin sıfıra indiği yoğun bir sis tabakasıyla kaplandığında; Florya, Yeşilköy bölgesi açık olabilmektedir. Meteoroloji kayıtları incelendiğinde kış aylarının hangi günlerinde İstanbul’un kuzeyinin sisli, güneyinin açık olduğu tespit edilebilir. Böyle durumlarda 3’ncü havalimanına iniş zorluğu çeken uçaklar, uzaktaki yedek meydanlara gitme ihtiyacı duymadan, şehrin merkezindeki Atatürk Havalimanı’na yönlendirilebilecektir.

9) Kapasite ihtiyacı doğana kadar geçecek süre içerisinde mevcut havalimanı yapıları esnek kullanımlarla kamunun kullanımına kolayca açılabilir niteliktedir. İhtiyaç oluştuğunda ise tekrardan terminal olarak dönüştürülmesi mümkün olacaktır.”