
Last Updated on 10 Ekim 2025 by Turizm Günlüğü
AK Parti’nin Meclis’e sunduğu yeni kanun teklifi, milli park sınırlarının Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle değiştirilebilmesinin önünü açıyor. Teklifte “acil kamu yararı” gerekçesiyle belirli altyapı ve stratejik yatırımlara izin verilmesi öngörülürken, çevre ve turizm çevrelerinde “koruma statüsünün gevşetilmesi” endişesi yükseliyor.
TBMM’ye sunulan Milli Parklar Kanunu’nda değişiklik öngören yeni düzenleme, Türkiye’nin doğal miras alanlarında tartışma yarattı. Teklife göre, milli parkların belirli bölümlerinde Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle koruma statüsünün değiştirilmesine olanak tanınacak.
Hükümet, bu adımı “zorunlu altyapı ve stratejik yatırımlar” için gerekli bir esneklik olarak savunuyor. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, düzenlemenin “doğal varlıkların korunmasından taviz verilmeden, kamu yararı doğrultusunda” hazırlandığını belirterek, “Bu yetki sadece stratejik ve zorunlu projeler için kullanılacak” dedi.
Ancak çevre hukukçuları ve doğa koruma örgütleri, söz konusu maddenin “milli park alanlarını yatırım baskısına açık hale getirebileceği” yönünde endişelerini dile getiriyor. Uzmanlara göre “kamu yararı” tanımının genişliği, uygulamada altyapı veya enerji yatırımlarının milli park sınırlarına taşmasına neden olabilir.
Ekolojik Denge ve Turizm Arasında Yeni Tartışma
Güler, teklifle birlikte ekolojik dengeyi gözeten, bölgesel kalkınmayı ve turizmi destekleyen “sürdürülebilir koruma-kullanım dengesi” hedeflendiğini vurguladı.
Ancak çevre uzmanları, bu yaklaşımın turizm yatırımlarını koruma politikalarının önüne geçirme riski taşıdığı görüşünde.
Türkiye’nin birçok bölgesinde — özellikle Kuzey Ege, Akdeniz ve Kapadokya gibi doğal turizm destinasyonlarında — son yıllarda koruma alanları içinde yapılan düzenlemeler tartışma yaratmıştı. Yeni teklifin yasalaşması halinde, bu alanlarda yatırım projelerine hukuki zemin sağlanabileceği değerlendiriliyor.
Cezalar Artıyor, Yetki Merkezileşiyor
Teklifle birlikte, izinsiz avlanma, ağaç kesme ve çevre kirliliği gibi fiillere uygulanan idari para cezaları artırılıyor. Aynı zamanda süreli hapis cezaları da gündeme geliyor.
Bununla birlikte, milli park alanlarının sınırlarını belirleme ve koruma statüsünü değiştirme yetkisinin Cumhurbaşkanlığı’na verilmesi, çevre politikalarının merkezileştiği yönünde eleştiriler alıyor.
Turizm Sektörü Ne Diyor?
Turizm sektöründe ise bu düzenleme iki farklı görüşü gündeme getirdi.
Bazı turizm temsilcileri, altyapı eksiklerinin giderilmesinin bölgesel turizme katkı sağlayabileceğini savunurken, diğer kesimler “doğal alanların kimliğini kaybetme riski”ne dikkat çekiyor.
Bir turizm yatırımcısı şu ifadeyi kullandı:
“Kamu yararı tanımı net olmalı. Aksi halde, milli park statüsü yatırım baskısıyla aşınır ve Türkiye’nin doğal cazibe merkezleri uzun vadede zarar görür.”
Sonuç: Koruma mı, Kalkınma mı?
Yeni teklif, bir yandan doğal alanlarda koruma bilincini güçlendirmeyi, diğer yandan turizmi ve altyapı yatırımlarını kolaylaştırmayı amaçlıyor.
Ancak teklifin mevcut haliyle yasalaşması halinde, “kalkınma” ve “koruma” arasındaki denge tartışması uzun süre gündemde kalacağa benziyor.








