Danıştay Kararı Turizmde Krizi Büyüttü: Oteller Vergi Öderken Airbnb’ye Ayrıcalık mı?

Airbnb

Last Updated on 6 Haziran 2026 by Turizm Günlüğü

Turizm amaçlı kiralanan konutlara ilişkin Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararı, turizm sektöründe yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Otelciler ve turizmciler, kısa dönem kiralamaların ticari faaliyet kapsamı dışında değerlendirilmesinin vergi adaletini bozacağını, kayıtlı yatırımcıyı cezalandıracağını ve haksız rekabeti büyüteceğini savunuyor.

Turizm amaçlı kiralanan konutların vergilendirilmesine ilişkin Danıştay 3. Dairesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararı, turizm sektöründe geniş yankı uyandırdı. Karar, kamuoyunda Airbnb modeli olarak bilinen kısa dönem konut kiralamalarının ticari faaliyet kapsamında değerlendirilmesine yönelik uygulamaların önemli bölümünü askıya alırken, sektör temsilcileri bunun sadece bir vergi konusu olmadığını, aynı zamanda rekabet ve sürdürülebilirlik meselesi olduğunu vurguluyor.

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 24 Ocak 2025 tarihli genel yazısı, “Turizm Amaçlı Kiralanan Konut İzin Belgesi” alarak faaliyet gösteren konut sahiplerinin ticari mükellefiyet açmasını, gelir vergisi ve KDV yükümlülüklerini yerine getirmesini öngörüyordu. Bu kapsamda binlerce ev sahibine geriye dönük vergi işlemleri başlatılmıştı.

Ancak Danıştay 3. Dairesi, 8 Nisan 2026 tarihli kararında; kısa dönem kiralamaların otomatik olarak ticari faaliyet sayılamayacağını, bunun için otel, apart veya pansiyon işletmeciliğine benzer organizasyon yapısı ve kahvaltı, yemek, günlük temizlik gibi ek hizmetlerin sunulması gerektiğini belirterek düzenlemenin ilgili bölümlerinin yürütmesini durdurdu.

• Danıştay, turizm amaçlı kiralama izin belgesi alan ev sahiplerine yönelik geriye dönük vergi ve cezalar için yürütmeyi durdurma kararı verdi.

• Karar, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 24 Ocak 2025 tarihli genel yazısına dayanılarak uygulanan ticari mükellefiyet, vergi cezaları ve KDV uygulamalarını kapsıyor.

• Maliye, “Turizm Amaçlı Kiralanan Konut İzin Belgesi” alanları otomatik olarak ticari faaliyet yürütüyor kabul ederek işlem yapıyordu.

• Vergi daireleri birçok ev sahibine geriye dönük ticari mükellefiyet, gelir vergisi cezası, geçici vergi ve yüzde 20 KDV uyguladı.

• Danıştay, sadece izin belgesi alınmasının tek başına ticari faaliyet anlamına gelmeyeceğine hükmetti.

• Mahkemeye göre bir faaliyetin ticari kazanç sayılması için otelcilik benzeri ek hizmetlerin sunulması gerekiyor.

• Ticari faaliyet göstergesi sayılabilecek ek hizmetler arasında kahvaltı, yemek servisi, günlük temizlik, ütü ve çamaşır hizmetleri yer alıyor.

• Günlük, haftalık veya aylık kısa süreli kiralamalar; ek hizmet sunulmuyorsa kira geliri kapsamında değerlendirilebilecek.

• Danıştay, bu tür kiralamaların konaklama tesisi olarak değerlendirilemeyeceğini ve konaklama vergisine tabi tutulamayacağını belirtti.

• Yüksek Mahkeme, Gelir İdaresi’nin genel yazısının hukuka aykırı olabileceği ve uygulanmasının telafisi güç zararlar doğurabileceği gerekçesiyle oy birliğiyle yürütmeyi durdurdu.

SEKTÖR: AYNI TURİSTE HİZMET VEREN AYNI KURALLARA TABİ OLMALI

Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği(ETİK) Başkanı, Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan yardımcısı Mehmet İşler
ETİK Başkanı ve TÜROFED Başkan Yardımcısı Mehmet İşler

Kararı değerlendiren ETİK Başkanı ve TÜROFED Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, sektörün temel itiraz noktasının vergi yükündeki eşitsizlik olduğunu söyledi.

İşler, “Aynı turiste hizmet veren, aynı platformlarda satış yapan, aynı destinasyonda faaliyet gösteren işletmelerden birinin onlarca yükümlülüğe tabi olması, diğerinin ise büyük ölçüde bunlardan muaf tutulması rekabete zarar verir. Bu yalnızca vergi konusu değil, adalet meselesidir” dedi.

Turizm sektörünün konaklama vergisi, KDV, kurumlar vergisi, SGK primleri, yangın güvenliği denetimleri, TGA katkı payları ve bakanlık denetimleri gibi birçok yükümlülük altında faaliyet gösterdiğini hatırlatan sektör temsilcileri, kısa dönem kiralamalarda oluşan farklı yapının kayıtlı yatırımcı üzerinde baskı yarattığını savunuyor.

DÜNYA KISA DÖNEM KİRALAMALARI SINIRLIYOR

Turizmciler, dünya genelinde birçok destinasyonun kısa dönem kiralamalara daha sıkı kurallar getirdiğine dikkat çekiyor.

Barcelona, turistik daire ruhsatlarını azaltma yoluna giderken; Amsterdam yıllık kiralama gün sınırı uyguluyor. Paris kayıt zorunluluklarını sıkılaştırırken, New York son yılların en sert kısa dönem kiralama düzenlemelerini devreye aldı. İtalya’da ise Floransa ve Venedik gibi önemli turizm merkezlerinde yeni izinler ciddi şekilde sınırlandırılıyor.

Sektör temsilcilerine göre bu örnekler, dünyanın büyük turizm destinasyonlarının kontrolsüz büyümeyi değil, kayıtlı ekonomi ve dengeli rekabeti öncelediğini gösteriyor.

“TÜRKİYE TURİZMİNİN GELECEĞİ İÇİN YENİ DENGE ŞART”

Turizm sektöründe tartışma yaratan kararın ardından gözler şimdi Kültür ve Turizm Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ilgili kurumların atacağı adımlara çevrildi.

Turizmciler, kısa dönem kiralamaların tamamen serbest bırakılması yerine; oteller, pansiyonlar ve turizm amaçlı kiralanan konutlar arasında daha dengeli bir düzenleme yapılmasını talep ediyor.

Sektör temsilcileri, “Ayrıcalık değil, eşit rekabet istiyoruz. Aynı gelirden pay alan herkes benzer sorumluluklar üstlenmeli” görüşünde birleşiyor.