
Last Updated on 6 Haziran 2026 by Turizm Günlüğü
2022 yılında Edirne şehrine yaptığım turistik bir seyahatte, orada Bulgar kiliselerinin var olduğunu görmem beni çok şaşırtmıştı. O zamana kadar Doğu Trakya’da hep Rumların var olduğunu düşünmüştüm. Oysa Bulgar ordusu Birinci Balkan Savaşının sonunda Marmara Denizi kıyılarına kadar sebepsizce gelmiş ve aylarca oralarda kalmış olamazdı.
1907 Verileri Ortaya Koyuyor: Doğu Trakya’da Binlerce Bulgar Yaşıyordu
Tarihçi Kemal Karpat’a göre 1907 tarihli nüfus sayımında Edirne sancağında 57 bin, Gümülcine sancağında 29 bin, Kırkkilise sancağında 30 bin, Dedeağaç sancağında 29 bin, Tekfurdağı sancağında 6 bin Bulgar’ın yaşadığı tespit edilmişti. Bu nüfus sayılarıyla Bulgarlar o tarihte, anılan sancakların Rumlardan sonra ikinci büyük gayrimüslim grubu idiler. Bulgarlar Gümülcine ve Dedeağaç sancaklarının dahil olduğu Batı Trakya’nın kuzey kesimlerinde daha homojenken, Doğu Trakya sancaklarında dağınık haldeydiler. Özellikle Lüleburgaz, Kırkkilise, Malkara, Tırnovacık, Ahtopol, Edirne, Cisr-i Mustafa Paşa, Havsa, Çorlu kazaları civarlarında yoğunlaşmışlardı.
Bulgarların Sessiz Tanıkları: Kiliseler, Okullar ve Mezarlıklar
Adı geçen yerlerdeki Bulgarların varlığının en büyük kanıtı kiliseleri, mezarlıkları ve okulları idi. Osmanlılar İmparatorluk olduğundan beri yeni kiliseler kurulmasına izin vermiyordu. Ancak Tanzimat Fermanıyla beraber imparatorluğun diğer yerlerinde olduğu gibi, söz konusu sancaklarda da yeni kiliseler yapılmaya başlandı. Bulgar kilisesinin (Eksarhlığının) padişah fermanıyla 1870’de bağımsızlığını kazanmasıyla Bulgarlar Edirne’de, Kırkkilise ’de ve Tekfurdağı’nda kiliseler yaptı. İnşa edilen kiliselerden Edirne’deki Sveti Georgi Kilisesi ile Sveti Konstantin Elena Kilisesi yakın zamanda restore edilmiş ve faal kiliselerken, Kırklareli’nden Sveti Nicholas Kilisesi ile Tekfurdağı’ndan (Malkara) da Gazibey Kilisesi harabe halindedir.

Bulgar Mirasının Büyük Kısmı Tarihe Karıştı
Bulgarların Doğu Trakya’yı Balkan Savaşları ve ardından nüfus mübadelesiyle terk etmesiyle sahipsiz kalan diğer Bulgar kiliselerinin ve yapılarının bugün tamamen yıkıldığı bilinmektedir. Edirne Bulgar mezarlığı dışında Bulgar mezarlıklarının neredeyse tamamı yok olmuştur. İlginçtir ki Ortodoks Bulgar okulları tümüyle ortadan kalkmışken, sadece Edirne’deki Katolik Bulgar okulu ile laik Petar Beron okulu bugün ayaktadır. Ayakta kalmalarını ise bir Türk okuluna ve yetiştirme yurduna dönüşmelerine borçludurlar.

İstranca Dağları: Bağımsızlık Mücadelesinin Sessiz Merkezi
Doğu Trakya’da bulunan Istranca Dağlarının da Bulgarların Osmanlı Devletine karşı bağımsızlık mücadelesinde ve dünya anarşist hareketinde önemli bir yeri vardır. Ohri Gölü’nden Karadeniz’e kadar uzanan 1903’deki İlinden Ayaklanması, bugün Bulgaristan ve Kuzey Makedonya’nın bağımsızlık mücadelesinin zirvesi olarak kutlanmaktadır. Diğer yandan ayaklanmaya Istranca Dağlarından katılan Bulgar devrimciler dünyada ilk defa, anarşist komünizm esaslarına dayalı çok kısa süreli Istranca Komününü kurmuşlardı. Istranca Dağlarının Bulgaristan’da kalan kısmı bugün bir tabiat parkıdır. Türkiye’deki kısmı ise İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı olmuştur.


1913 Anlaşmaları Doğu Trakya’nın Demografisini Değiştirdi
İkinci Balkan Savaşı ile Edirne sancağına bağlı Cisr-i Mustafa Paşa kaza merkezi ile Kırkkilise sancağına bağlı Ahtopol ve Tırnovacık kazaları Osmanlı kuvvetlerince yeniden ele geçirilmişti. Söz konusu yerler Edirne ve çevresinin elde tutulması karşılığında, 1913’de yapılan İstanbul Anlaşmasıyla Bulgaristan’a terk edildi. Aynı yıl Edirne’de yapılan ikinci bir anlaşmayla da savaşlar sırasında Edirne ve Kırkkilise sancaklarından giden Bulgar mülteciler, Osmanlı Hükümetinin Bulgaristan’a bıraktığı (sınıra yakın) yerlere yerleştirildi. Bunun karşılığında buralardan gelen Müslüman/Türk mülteciler de Edirne ve Kırk kilise sancaklarına ikamet ettirildi. Nüfus mübadelesiyle adı geçen sancaklardaki 47 bin Bulgar Bulgaristan’a gitti ve 49 bin Müslüman/Türk bu sancaklara geldi. Tekfurdağı’nda kalan Bulgarlar ise zaman içinde burayı terk edecek veya Türkleşecekti.
Yazar: Fatih Turgay ELDEM


Kaynaklar:
Çinko, M. A., Eres, Z., “Edirne’de Tarihî Bir Eğitim Yapısı: Bulgar Katolik Okulu ve Mimari Özellikleri”, Art-Sanat, 21(2024)
Karpat, K. H., Ottoman Population, 1830-1914: Demographic and Social Characteristics, Madison: University of Wisconsin Press, 1985
Khadzhiev, G., (translated by Firth, W.) “The Transfiguration Uprising and the ‘Strandzha Commune’: The First Libertarian Commune in Bulgaria”, in National Liberation and Libertarian Federalism, Sofia, 1992
Miletich, L., The Destruction of Thracian Bulgarians in 1913, Bulgarian Academy of Sciences, Sofia, 1918
Önder, S., Balkan Devletleriyle Türkiye Arasındaki Nüfus Mübadeleleri, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi, Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü, 1990
Toptaş, B., Kırkkilise Kilise ve Sinagogları, 2014
Trifonov, S., Thrace, Administrative framework, political and economic life, 1912-1915 (in Bulgarian), Thracian Foundation “Kapitan Petko Voivoda”, 1992














































