
Last Updated on 7 Temmuz 2026 by Turizm Günlüğü
“Turizm Batıyor” Tartışması Sosyal Medyayı İkiye Böldü! Sahadan Yüzlerce Turizmci Konuştu: Kriz mi Var, Algı mı? X’teki tek bir soru, turizm sektörünün nabzını tuttu.
Turizm sektöründe her yaz yeniden gündeme gelen “Turizm batıyor” tartışması, bu kez sosyal medyada yüzlerce sektör temsilcisini karşı karşıya getirdi.
Ekonomi yorumcusu İbrahim Babadağ’ın X hesabından yaptığı;
“Her sene ‘turizm batıyor’ denilir, sonra sezon sonunda yeni rekor gelir. Peki gerçekten bu yıl durum farklı mı? Sadece sahadaki turizmciler yazsın.”
paylaşımına kısa sürede yüzlerce yorum geldi.
Yorumlar incelendiğinde ortaya oldukça dikkat çekici bir tablo çıktı.
Aynı ülkede iki farklı turizm yaşanıyor
Yorum yapan sektör temsilcileri, otelciler, acenteciler ve turizm çalışanları adeta iki farklı Türkiye anlattı.
Bir kesim;
Alanya, Kemer, Bodrum, Fethiye, Göcek, Ayvalık
gibi destinasyonlarda geçen yıla göre belirgin yavaşlama yaşandığını savunurken;
başka bir kesim ise;
Belek’teki lüks resortların tamamen dolu olduğunu,
Antalya’da boş oda bulunmadığını,
SunExpress’in milyonlarca yolcu taşıdığını,
restoran ve beach clubların yüksek fiyatlara rağmen doluluklarını koruduğunu ifade etti.
En çok dile getirilen sorun: Kârlar eriyor
Yorumlarda en fazla tekrar eden konu ise turist sayısından çok işletmelerin kârlılığı oldu.
Bir şehir otelcisi şu örneği verdi:
İki yıl önce günlük ortalama 100 oda satılırken bugün 65 oda satılıyor.
Oda fiyatı 100 Euro’dan 80 Euro’ya geriledi.
Buna karşılık oda maliyeti 20 Euro’dan 30 Euro seviyesine çıktı.
Sektör temsilcileri, özellikle şehir otellerinde ve küçük işletmelerde kâr marjlarının ciddi şekilde düştüğünü belirtiyor.
Esnaf: “Turist geliyor ama harcamıyor”
Yorumlarda öne çıkan ortak başlıklardan biri de turist davranışındaki değişim oldu.
Birçok kullanıcı;
turistin tatilden vazgeçmediğini,
ancak restoran,
alışveriş,
eğlence,
ekstra harcamalarını azalttığını dile getirdi.
Eski bir turizm çalışanı bunu şu sözlerle özetledi:
“Eskiden masaya beş tabak geliyorsa şimdi üç tabak geliyor. İnsanlar tatil yapıyor ama daha kontrollü harcıyor.”
Bodrum, Alanya ve Fethiye’den dikkat çeken yorumlar
Bazı kullanıcılar;
Bodrum’da geçen yıllara göre daha düşük hareketlilik olduğunu,
Alanya çarşılarında beklenen yoğunluğun oluşmadığını,
Fethiye’de eski kalabalığın görülmediğini,
Göcek’te yabancı turist sayısının azaldığını iddia etti.
Buna karşılık farklı kullanıcılar ise;
Belek’te otellerde boş oda bulunmadığını,
Antalya’da uçak trafiğinin yoğun olduğunu,
Kemer’de otellerin dolu çalıştığını,
Alaçatı ve Antalya’da yüksek fiyatlara rağmen işletmelerin doluluk sorunu yaşamadığını ifade etti.
Yerli turist Yunanistan’a mı kayıyor?
Yorumlarda sıkça dile getirilen bir başka konu ise yerli turistin rotasını değiştirmesi oldu.
Bazı kullanıcılar, fiyat avantajı nedeniyle özellikle Yunan adalarının son dönemde daha fazla tercih edilmeye başlandığını savunurken, bazıları ise bunun turizmin çökmesi anlamına gelmediğini, yalnızca harcama alışkanlıklarının değiştiğini belirtti.
Uzmanlardan dikkat çeken değerlendirme
Ekonomi alanında yorum yapan bazı kullanıcılar ise önemli bir noktaya dikkat çekti.
Turist sayısı veya turizm gelirlerinde yeni rekor kırılmasının tek başına sektörün sağlıklı olduğu anlamına gelmeyeceğini belirten yorumlarda;
verimlilik,
sürdürülebilirlik,
kişi başı gelir,
işletme kârlılığı
gibi göstergelerin de en az turist sayısı kadar önemli olduğu ifade edildi.
Ortak kanaat ne?
Yüzlerce yorumun ortak noktası şu oldu:
Turizm tamamen durmuş değil.
Ancak sektörün bütün oyuncuları aynı performansı göstermiyor.
Lüks resort oteller yüksek doluluklarını korurken, şehir otelleri, küçük işletmeler ve turizm esnafı artan maliyetler, düşen harcamalar ve değişen turist profili nedeniyle daha zor bir sezon geçiriyor.
Sosyal medyada başlayan tartışma, aslında turizm sektörünün en önemli gerçeğini bir kez daha ortaya koydu:
2026 yaz sezonunda mesele turist sayısından çok, turizmin ne kadar kazandırdığı. Rekor ziyaretçi sayıları açıklansa bile, sahadaki birçok işletme için asıl soru değişmiyor: “Ciro var ama kâr var mı?”











































