Booking.com tartışmasında turizm sektörü ikiye bölündü: “Yerli ve milli” mi, küresel rekabet mi?

Booking.com tartışmasında turizm sektörü ikiye bölündü: "Yerli ve milli" mi, küresel rekabet mi?

Last Updated on 4 Ağustos 2026 by Turizm Günlüğü

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gelmesi beklenen Booking.com düzenlemesi, turizm sektöründe uzun yıllardır görülmeyen bir fikir ayrılığını da gün yüzüne çıkardı.

Bir tarafta, düzenlemenin yerli seyahat acentalarını zayıflatacağını savunan TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya…

Diğer tarafta ise uluslararası rezervasyon platformlarının Türkiye’nin rekabet gücünü artıracağını söyleyen POYD Bodrum Temsilcisi Yiğit Girgin.

İki açıklama arasındaki temel fark ise turizme bakış açısında yatıyor.

TÜRSAB “yerli ve milli” diyor…

TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, hazırlanan yasa taslağının yabancı dijital platformlara avantaj sağlayacağını savunurken, turizm sektörünün “ana oyun kurucularının yerli ve milli olması gerektiğini” ifade etti.

Bağlıkaya’na göre yabancı rezervasyon platformlarının güçlenmesi, yerli dağıtım ağlarını zayıflatacak ve sektörün kontrolünü küresel şirketlere bırakacak.

POYD ise tam tersini düşünüyor

Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Bodrum Temsilcisi Yiğit Girgin ise aynı düzenlemeyi Türkiye turizmi açısından önemli bir fırsat olarak değerlendiriyor.

Girgin’e göre dijital rezervasyon platformları artık turizmin ayrılmaz bir parçası haline geldi.

Milyonlarca turist seyahat planını Booking.com, Expedia, Google Hotels, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapıyor.

Bu nedenle Türkiye’nin bu ağların dışında kalması yerine, doğru kurallarla bu sistemin içinde yer alması gerekiyor.

Küresel turizmde milliyet değil erişim konuşuluyor

Aslında dünya turizminde son yıllarda yaşanan gelişmeler de POYD’un yaklaşımını destekleyen örneklerle dolu.

Fransa, İspanya, İtalya, Portekiz ve Yunanistan gibi Avrupa’nın en büyük turizm ülkeleri, Booking.com’u yasaklamadı.

Bunun yerine platformları rekabet hukuku, vergi yükümlülükleri ve tüketici hakları çerçevesinde denetlemeyi tercih etti.

Avrupa Birliği de Booking.com’u piyasadan çıkarmak yerine Dijital Piyasalar Yasası (DMA) kapsamında daha şeffaf ve rekabetçi davranmaya zorladı.

Yani tartışma platformların milliyeti üzerinden değil, uydukları kurallar üzerinden yürütülüyor.

Booking.com yasağı ne kazandırdı?

Türkiye’de Booking.com’un iç pazardaki faaliyetleri yaklaşık dokuz yıldır sınırlı durumda.

Ancak bu süreçte Türkiye’den Booking.com ölçeğinde küresel bir rezervasyon platformu çıkmadı.

Buna karşın Türk otelleri uluslararası pazarda görünür olabilmek için yine Booking.com, Expedia, Google Travel, Airbnb ve benzeri küresel dağıtım kanallarına bağımlı kalmayı sürdürdü.

Bu tablo, sektörün önemli bir bölümünün neden yeniden uluslararası platformların sisteme dahil edilmesini desteklediğini de ortaya koyuyor.

Asıl mesele yabancı şirketler değil, eşit kurallar

Girgin’in açıklamasındaki dikkat çekici noktalardan biri de uluslararası platformların tamamen serbest bırakılmasını savunmaması.

Aksine faaliyet izni, komisyon sınırı, turizm katkı payı ve kamu denetimi gibi düzenlemelerin sektör açısından dengeli bir yapı oluşturacağını belirtiyor.

Bu yaklaşım, küresel platformların faaliyet göstermesine izin verirken aynı zamanda Türkiye’nin vergi ve hukuki denetim mekanizmalarının güçlendirilmesini savunuyor.

Turizm iki farklı vizyon arasında

Booking.com düzenlemesi artık yalnızca bir rezervasyon platformunun Türkiye’ye dönmesi meselesi olmaktan çıktı.

Sektör bugün iki farklı yaklaşımı tartışıyor.

Bir tarafta, yerli dağıtım kanallarını korumayı önceleyen ve küresel platformların etkisini sınırlamak isteyen bir anlayış…

Diğer tarafta ise uluslararası dijital ağların dışında kalmanın Türkiye’nin rekabet gücünü zayıflatacağını savunan küresel rekabet odaklı bir yaklaşım…

Meclis’te görüşülecek düzenleme yalnızca Booking.com’un geleceğini değil, Türkiye turizminin önümüzdeki yıllarda hangi vizyonla yoluna devam edeceğini de belirleyecek.