
Last Updated on 17 Haziran 2026 by Turizm Günlüğü
Turizm sektöründe son günlerde D2 yetki belgeli taşımacılık faaliyetleri üzerinden yaşanan tartışmalara TÜRSAB da dahil oldu. Birlik tarafından yapılan kamuoyu açıklamasında, yetki belgeli ve mevzuata uygun faaliyet gösteren işletmelerin “korsan” olarak nitelendirilmesine tepki gösterildi.
TÜRSAB, karayolu yolcu taşımacılığı faaliyetlerinin yasal çerçevesinin ve denetiminin ilgili kamu kurumlarının sorumluluğunda olduğunu hatırlatarak, bir faaliyetin yasal olup olmadığına karar verme yetkisinin sektör temsilcilerinde değil, kamu otoritelerinde bulunduğunu vurguladı.
“Turizm Taşımacılığı Ayrı Bir Faaliyet Alanı”
Açıklamada, turizm taşımacılığının uzun yıllardır ülke turizmine hizmet veren, kendi mevzuatı, yetki belgeleri ve denetim mekanizmaları bulunan özel bir faaliyet alanı olduğuna dikkat çekildi. Bu kapsamda faaliyet gösteren işletmelerin ilgili bakanlıklar tarafından verilen yetki belgeleriyle hizmet sunduğu ifade edildi.
TÜRSAB’dan Dikkat Çeken Uyarı
TÜRSAB açıklamasında, turizm faaliyetleri içerisinde taşımacılığın doğal olarak yer aldığı belirtilirken, taşıma işletmelerinin seyahat acentası olmaksızın tur veya transfer benzeri turizm faaliyetleri yürütmesinin mevzuata aykırı olduğunun da altı çizildi.
Bu ifade, sektör temsilcileri tarafından “TÜRSAB’ın bazı uygulamaların mevzuata aykırı olabileceğini kabul ettiği” şeklinde yorumlandı.
“Kayıt Dışılıkla Mücadele Ortak Sorumluluk”
Birlik, sektörler arasındaki rekabetin kamuoyu önünde karşılıklı suçlamalarla yürütülmemesi gerektiğini belirterek, asıl mücadelenin kayıt dışı ve gerçek anlamda korsan faaliyet gösteren kişi ve işletmelere karşı verilmesi gerektiğini savundu.
Açıklamada şu mesaj öne çıktı:
“Herhangi bir yetki belgesine sahip, kayıtlı ve mevzuata uygun faaliyet gösteren işletmelerin toptancı bir yaklaşımla korsan olarak nitelendirilmesi hem hukuki açıdan hem de sektörler arası iş birliği açısından doğru değildir.”
Gözler Kamu Otoritelerinde
Sektörde bir süredir devam eden D2 tartışmalarında taşımacı örgütleri, bazı D2 belgeli araçların fiilen tarifeli yolcu taşımacılığı yaptığı iddiasını gündeme getirirken, TÜRSAB ise denetim ve karar yetkisinin ilgili kamu kurumlarında olduğunu vurguluyor.
Yaşanan gelişmeler, turizm taşımacılığı ile tarifeli yolcu taşımacılığı arasındaki sınırların yeniden tartışılmasına neden olurken, sektör temsilcileri gözlerini Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kamu otoritelerinin atacağı adımlara çevirmiş durumda.
















































