Akdeniz’in parlayan güneşi Alanya’da sahiller canlandı

Türkiye’nin birçok yerinde hava sıcaklıkları yavaş yavaş artmaya başladı. Alanya sahilleri ise şimdiden denizin tadını çıkarmak isteyen yerli ve yabancı turistleri karşılamaya başladı.

Haber ve Fotoğraf: Aynur Tattersall

Alanya sahilleri şimdiden sezonu açtı. Güneş sımsıcak ısıtıyor, pırıl pırıl parlıyor. Sahiller güneşin edalı batışına tanık olmak isteyenleri selamlaya başladı. Gün içinde su sıcaklığı yüzülür derecede. Gezginler için Alanya’nın tam zamanı…

Güneşi görünce, kısa kollu giyilebilince, yazılarımı açık havada yazma fırsatı bulunca içim içime sığmıyor çok mutlu oluyorum…

İLKBAHARIN TADINI ÇIKARALIM

Sokaklar kalabalık değil. Güneş belli saatlerde yakmaya başladı. Deniz davetkar. Farklı bir ilkbahar yaşamak isteyenler için tam bir cennet. Güneş usul usul onlarca renge bezenerek batıyor.

Kale’deki kafede oturuyorum, manzara inanılmaz etkileyici. Etrafta birçok turist var. Sanki bir Avrupa şehrindeyim etraf sakin ve huzurlu. Kitabını okuyanlar, laptop’unda yazı yazanlar. Kahvesini yudumlayarak sohbet eden çiftler…

Sadece birkaç turistin bulunduğu plajda sessizliğin ve güneşin, tadını çıkardım. Suyun tadına doyamadım. Tarihi kalesinde kahvemi yudumladım, kale evlerinden Alanya manzarasını seyrettim. Kızılkulesi’nde ihtişamlı tarihine şahit oldum. Dim Çayı’nda kahvaltı yaptım. Sapadere Kanyonu’nda buz gibi suda yüzdüm. Damlataş Mağarası’nda güzelliklere tanık oldum. Sabahın erken saatlerinde Kleopatra Plajı’nda, İncekum’da uzun yürüyüşler yaptım. Doyamadım gezip dolaşmaya…

PLAJLARDA HUZUR VAR

Begonviller canlı, kafeler yavaş yavaş kalabalık olmaya başlamış. Tatlı bir huzur var. Herkes havadan memnun; “Alanya’da tatil yapmanın tam zamanı” diyorlar. Burada evleri olan yabancılar belli ki biliyor Alanya’nın en güzel zamanını. Ana cadde üzerinde bulunan canlı müzik yapan restoranlardan hoş melodiler yükseliyor.

Türkiye’nin en şanslı bölgesinden biri Alanya. Yaz-kış hareketli caddelerinde dünyanın dört bir yerinden konukları hiç eksik olmuyor. Özellikle Avrupalı misafirler, güneşi, organik meyve ve sebzelerinin yanı sıra misafirperverliğiyle ünlü Alanya’dan vazgeçemiyorlar.

Birbiri ardına düzenlenen festivaller, spor müsabakaları, konserlerin yanı sıra uluslararası toplantıların merkezi olmuş. Türkiye’nin diğer şehirlerine örnek olacak bir işbirliği yaşanıyor.

Belli ki Avrupa’lı kendini evinde gibi hissediyor. Bir gelen bir daha gitmek istemiyor. Sahilde koşu yolları, bisiklet parkurları, egzersiz platformları “sağlıklı yaşama evet” sloganının bir parçası olmuş. Yediden yetmişe herkes spor yapıyor; sahilde yürüyenler, koşanlar,işte hayat bu dedirtiyor.

Spor müsabakaları ve turnuvaların merkezi olmuş. Türkiye ve dünyanın birçok ülkesinden sporcular kamp yapmak için Alanya’yı tercih ediyor. Kasım ve Aralık ayında bile sıcaklığın hala 26 derecelerde olması Alanya’yı Türkiye’de olduğu kadar Avrupa’da da popüler destinasyonlar listesinde en üst sıraya yerleştiriyor.

Denizi, kumu ve güneşi kadar Alanya’nıın kendine özgü tarihinin cazibesi de tarih meraklılarını bölgeye çekiyor. Tarih boyunca Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi imparatorluklar için Akdeniz’de önemli bir kale vazifesi gören Alanya’nın Kızıl Kule, tersane ve Alanya Kalesi, Damlataş ve Dim Mağrası gibi sembolleri fotoğraf sanatçılarının da ilgi merkezi olmuş.

Yaza merhaba derken harika günler yaşanıyor Alanya’da. Tekrar dönmek umuduyla hoşçakal diyorum…

Nerede Kalınır

Merkezde hemen cadde üzerinde bulunan En Vie Beach Butik Otel harika manzaraya sahip ve çok hesaplı ayrıca yemekleri de muhteşem.

İskele Caddesi üzerindeki See Port otel de temiz ve hesaplı bir şehir oteli.

Cumali Bora

Yapmadan Dönmeyin

Alanya’nın merkezinde bulunan tarihi Beyler Hamamında göbek taşına yatmadan.

Kale’de Muhtarın yerinde köy kahvaltısı yapmadan.

Gülpınar mahallesi’nde bulunan Alanya’nın tek gurme kahvehanesi olan Ferroni’de kafede Türk kahvesi içmeden .

Yöresel ev yemeklerinin tek adresi olan Esma Abla’da güllüklü çorba içmeden ve badem kahvesinin tadına bakmadan.

Alanya’da 20 yıldır bitki ve meyve özlerinden “Marsilya” tipi organik sabun üreten ve sabun müzesi kurarak Türkiye’yi dünyaya tanıtan Cumali Bora’ya ait Green Body’ye uğramadan dönmeyin.