Damakları şenlendiren festivaller

Yerel ekonomiyi canlandıran, eğlendirirken bir yandan da etkili tanıtım aracı olan festivallerin sayısı her geçen yıl artıyor. Bu festivaller hem gezmek hem de tatil yapmak için benzersiz fırsatlar sunuyor. İşte, her sene düzenlenen 15 festival…

Bereketli topraklar ülkesi Türkiye’de baharın gelmesi, ürünlerin olgunlaşmasıyla yörelerde şenlik ve festivaller de başladı. Bitkilerden sebze meyvelere, otlara, yemeklere, sanattan kültür unsurlarına kadar pek çok alanda festival düzenleniyor. Yörelere ait ürünlerin sergilendiği bu etkinlikler, hem yerel ekonomiyi canlandırıyor hem de yöre insanın yaşamına renk katıyor. Türkiye’de enginardan kiraza, çilekten kayısıya kadar 40’a yakın meyve ve sebze adına festival yapılıyor. Bu festivallere her yıl yenileri ekleniyor. Yerel yönetimler bu festivalleri fırsat bilip birer tanıtım aracına dönüştürmeye çalışıyor.

Son dönemde bu festivallerden iki tanesi dikkat çekiyor. Birisi Alaçatı Ot Festivali, diğeri de Urla Enginar Festivali. Her iki festival de birer turizm ürününe dönüşmüş durumda. Onlarca çeşit otun kokusunu duymak, dokunmak ve tadına bakmak için Alaçatı’ya giden binlerce insan hem tatil yapıyor, hem de eğleniyor. Urla’daki enginar festivali de üreticiyi ihya etmiş durumda.Bu yıl Urla’da geçen yıla oranla yüzde 42 oranda fazla enginar üretimi yapılmış ve bu yetişen enginarların festival süresince yüzde 50’sinden fazlası satılmış.

Özlem Kapar Bayburs haftalık ekonomi dergisi Para için ülkemizin çeşitli yerlerinde düzenlenmekte olan yerel meyve-sebze-bitki festivallerinden öne çıkanları derledi.

ALAÇATI OT FESTİVALİ

Bu yıl sekizincisi düzenlenen Alaçatı Ot Festivali, 6-9 Nisan tarihleri arasında gerçekleşti. Festivalin bu yılki teması “Isırgan” otuydu. Çeşme Belediyesi’nin 9 Durak 9 Deneyim projesinin bir parçası olan ve dört günde 200 bine yakın ziyaretçinin ağırlandığının tahmin edildiği festivalde, bölgenin endemik bitkileri, otlardan yapılan çeşitli yemekler ve hediyelik eşyaların yer aldığı çok sayıda stant açıldı.

Alaçatı’nın dar sokaklarında, güneşin alabildiğine ısıttığı taş evlerin arasında keyifli bir dört gün geçiren ziyaretçiler, otları tanıma ve toplama söyleşilerinden yemek atölyelerine, sağlıklı beslenme söyleşilerinden konserlere kadar birçok etkinliğe katılma fırsatı buldu. Festivalin son gününde birbirinden güzel ot yemeklerinin yarıştığı “En Güzel Ot Yemeği” ve “En Fazla Ot Çeşidini Toplama” yarışmaları da yapıldı.

Ot Festivali, turizme de ivme kazandırdı. Sezon başlangıcı olmasına rağmen festival süresince bütün konaklama tesislerinin dolduğunu ifade eden Çeşme Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç, ülkemizin her yerinden Ot Festivali için turlar düzenlendiğini vurguluyor. Dalgıç şöyle konuşuyor: “Çeşme Yarımadası ülkemizin nadir bölgelerinden birisi. Tarihi özellikleri, deniz sporlarının her türünün yapılabildiği denizi, endemik bitki yapısının yoğunluğu, doğadan toplanan otlarla yapılan yemekleri hepsi birer turizm ürünü. Alaçatı olarak gastronomi turizmini gerçekten çok önemsiyoruz. Çeşme’nin sadece deniz, kum, güneşiyle anılmasını istemiyoruz. Turizmi çeşitlendirmeye çalışıyoruz. Bu nedenle gastronomi turizmine katkı sağlayan Alaçatı Ot Festivali ve diğer yöresel festivallerimiz gelişerek devam edecek.”

Önümüzdeki yıl Alaçatı Ot Festivali’ni uluslararası düzeye çıkaracaklarını, Yunanistan’dan konuklar ağırlayacaklarını açıklayan Dalgıç, “Bu festivalde çok önemsediğim bir konu da şu; babaannem yaşında bir kadın mikrofonu alarak sahnede ot yemeğinin tarifini yapıyor. Festivalimiz toplumun sıcacık bir şekilde kaynaşmasına neden oluyor” diyor.

URLA ENGİNAR FESTİVALİ

28-30 Nisan tarihleri arasında bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen Uluslararası Urla Enginar Festivali, 100 binlerce konuğu ağırladı. Enginar yemeklerinin onlarca çeşidinin yapılıp tanıtıldığı festivale 25 kadar yabancı şef katılırken, yemek atölyeleri de gerçekleştirildi. 60 kadar çalıştayın yapıldığı festival süresince enginar üreticisi ihya oldu. Urla’nın 9 milyon kafa olarak ifade edilen enginar stoğunun yüzde 50’sinden fazlasının satıldığını söyleyen Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, yerel üreticilerin beklentisini karşıladığını kaydediyor. Uyar, “Enginar ekimimiz her yıl artıyor. Festivalin getirdiği ivme üreticilerimizi yüreklendirdi. Bu yıl geçen yıla oranla yüzde 42 fazla enginar ekilmişti ve bu festivalde stokların yarıdan fazlası tükendi” diyor. Başkan Uyar, amaçlarının gastronomi turizminde Urla’yı sadece Türkiye’de değil, dünyaya açmak olduğunu vurguluyor.

Enginar üreticisi olan Elif Tokatlı, üç gün içerisinde 8 bin enginar sattıklarını, enginarın tezgahlarında tükendiğini söylüyor. Bir başka üretici üretici Serdar Kazan da, “Harika üç gün geçirdik. Bu yıl daha güzel ve daha kalabalık oldu. 15 bin enginar sattım. Günde bin tane enginar soydum” diyor.

Ayrıca festival boyunca, ‘dostlar sofrası’, ‘Arnavut ve Bulgaristan sofrası’, ‘anneli kızlı’ ve ‘babalı oğullu’ enginar atölyeleri yapıldı. Urla’nın sakız enginarının coğrafi işaret tescili için Türk Patent Enstitüsü’ne başvuruldu ve böylece suya ve gübreye ihtiyacı olmadan yetişen organik sakız enginarı markası tescil edilmiş de oldu.

ADANA PORTAKAL ÇİÇEĞİ KARNAVALI

Adana’da 7-9 Nisan tarihleri arasında 5. kez gerçekleştirilen Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı renkli görüntülere sahne oldu. Portakal çiçeğinin mis kokusuna ithafen yapılan karnaval neşeli bir sokak karnavalı şeklinde gerçekleşiyor. Türkiye’nin pek çok yerinden insanların akın ettiği karnavalda dans gösterileri, konserler, film gösterimleri, ünlü yazarlarla söyleşilerin yanı sıra kostümlü yarışmalar, spor, sanat ve eğlence etkinlikleri gerçekleştiriliyor.

Karnaval standları bu yıl 3 gün süre ile Seyhan Nehri kıyısındaki Galleria yerleşkesinde kuruldu.Adanalıların baharın coşkusu rengarenk giysileri ile sokaklara yansıdı. Kentin önemli caddelerinde ve karnaval alanında büyük yoğunluk yaşanırken insanlar yürümekte zorlandılar, trafik ise adeta durma noktasına geldi.

BAYINDIR ÇİÇEK FESTİVALİ

Ülkemizin en önemli çiçek üretim merkezlerinden biri olan İzmir’in Bayındır ilçesinde 20’nci ‘Bayındır Uluslararası Çiçek Festivali’ 3-7 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirildi. İlk kez çiçeklerden canlı bir heykelin yapıldığı, yüzlerce üreticinin stant açtığı festivale, çevre ilçeler ve kentlerden ziyaretçiler akın etti.

Onur konuğu il olarak Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, onur konuğu ilçe olarak da İstanbul Kadıköy Belediyesi’nin yeraldığı festival, ilçenin tanıtım stantları ile beraber sosyal projelerine ilişkin etkinliklerle renklendi. Festivalde en güzel stant ve bitki yarışması, en güzel balkon, en lezzetli çiçek reçelleri yarışması yapıldı. Festival için ilk günden itibaren çevre il ve ilçelerden çok sayıda ziyaretçi Bayındır’a gitti. Sadece festival için Bayındır’a otobüs turları düzenlendi. Ziyaretçiler, stantlarda ve çevredeki üreticilerden çok sayıda çiçek, fidan satın aldı.

SİVASLI ÇİLEK FESTİVALİ

Çileğin başkenti’ olarak bilinen kenti Uşak’ın Sivaslı İlçesi’nde, Çilek Kültür ve Sanat Festivali’nin bu yıl 31’incisi düzenleniyor. 11-14 Mayıs tarihleri arasında yapılan festivalde, 10 bin nüfuslu bir ilçe olan Sivaslı’da üretilen 360 ile 400 ton çilek bu festivalle görücüye çıkıyor. Belediye Başkanı Nihat Sazlıgöl, ürettikleri çilekle Türkiye’ye mâl olmak istediklerini vurguluyor.

ÖDEMİŞ PEYNİRCİLİK ŞENLİĞİ

Türkiye’nin süt ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’′unu karşılayan, İzmir ilinin toplam süt üretiminin yüzde 50’′sini gerçekleştiren, Küçük Menderes Havzasında hayvancılık sektörünün lokomotifi Ödemiş’te, ilk kez Peynircilik şenliği düzenleniyor. 14 Mayıs Pazar günü bir gün olarak gerçekleşen bu şenlik, süt ürünleri tüketimini arttırmak ve yörenin doğal, kültürel ve tarihi zenginliklerini tanıtmak amacıyla düzenlenecek.

MADIMAK FESTİVALİ

Sivas 58 Kadın Girişimciler ve Dayanışma Derneği tarafından geçen yıl ilk kez organize edilen Madımak Festivali, bu yıl 20 Mayıs’ta Sedir Han’da düzenleniyor. Dernek Başkanı Asuman Tuz önderliğinde gerçekleştirilen festivalde yöresel madımak otundan yemekler ve tatlılar yapılıyor, madımak halk oyunları sergileniyor. Madımak böreği, madımaklı reçel, madımak lokumu, Sivas hurması öne çıkan lezzetler.

ISPARTA GÜL FESTİVALİ

Gülün başkenti Isparta’nın mis kokulu ilçesi Güneykent’te 20 Mayıs günü Gül Hasat Festivali düzenleniyor. Sanatçı konserleri ile neşelenecek festival, gül toplama turlarına katılan ziyaretçilerin de uğrak noktası olabilir. Son yıllarda tur firmalarının ilgi gösterdiği her yıl yüzlerce yerli turistin gül toplamak için ziyaret ettiği bölgede gül hasadı, Mayıs ayının 15’inden Haziran ayının sonuna kadar sürüyor. Bu zaman aralığında sabah saat 05.00 den, 10.00’a kadar gül toplayan kadınlara eşlik ediliyor. Ardından gül yağı fabrikasına geçilip toplanan güllere yapılan işlemler izleniyor. Bu tur durakları şöyle sıralanıyor: Eğirdir, Kovada, Yazılı Kanyon, Isparta ve Güneykent.

MUT KAYISI FESTİVALİ

İlki 1962 yılında yapılan Geleneksel Mut Kayısı Kültür ve Sanat Festivali, bu yıl 25-26 Mayıs tarihleri arasında yapılıyor. Mersin’in ilçesi Mut’un tanıtımı açısından çok önemli bir etkinlik olan festival süresince halk oyunları gösterileri, resim, fotoğraf, dikiş-nakış sergileri yapılıyor. Çınaraltında Yörük çadırlarında kadınlar tarafından yapılan sıkma, börek ve tulumda yapılan yayık ayranı ikram ediliyor. Akşam da sanatçılar tarafından konserler veriliyor. Mut temiz havası ve verimli topraklarında yıllardır geleneksel yöntemlerle üretim yapıldığı için daha az kimyasal kullanılıyor ve üretilen sebze, meyve ve süt ürünleri daha doğal ve lezzetli kalabiliyor.

TEKİRDAĞ KİRAZ FESTİVALİ

Tekirdağ’da Kiraz Festivali, 8-10 Haziran tarihleri arasında üç gün olarak düzenleniyor. 1962 yılından bu beri yapılan ve ilk adı Kiraz Cümbüşü olan festivalde kiraz yarışmaları, fener alayları, kortejler, gece konserleri, sergiler, gösteriler, festival güzellik yarışmaları, piknikler düzenleniyor.

URLA BAĞ BOZUMU ŞENLİĞİ

800 km2’lik alana yayılmış İzmir’in ilçesi Urla’da çok bakir ve tarım için uygun olan topraklarda üzüm de önemli yer kaplıyor. Urla bu ürününü de festivalle topluyor. Her yıl Ağustos ayıda yapılan festival bu yıl 14-16 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. 24. kez yapılacak şenlik kapsamında geçmişten günümüze bağ bozumu geleneklerini konu alan söyleşiler ve etkinlikler ile konserler gerçekleştiriliyor. Urla’nın rüzgarında yarışan yelkenciler için de bir ödül töreni yapılıyor. Üreticilerin üzüm başta olmak üzere Urla topraklarında kendi yetiştirdikleri ürünler, kent meydanında kurulan stantlarda satışa sunulurken, bir yandan da kıyasıya bir yarışa giriyor. Şenliğin olmazsa olmazları arasında yer alan “Geleneksel Üzüm Sıkımı” ile konukların damakları tatlanyor.

DİYARBAKIR KARPUZ FESTİVALİ

Diyarbakır, karpuz konusunda Türkiye ve dünyada meşhur üretim alanlarımızdan birisi. 15 kilodan 70 kiloya kadar olan çeşitli büyüklüklerde karpuz yetişebiliyor. Her yıl Eylül ayının sonlarına doğru yapılan Diyarbakır Karpuz Festivali’nin bu yılki net tarihi ise henüz belli değil. En Ağır Karpuz Yarışması’ndan Karpuz Star Ses Yarışması’na, Karpuz Güzeli’nin seçildiği güzellik yarışmasından Karpuz Yeme Yarışması’na kadar pek çok yarışma gerçekleştiriliyor.

ASIRLIK ZİLE PANAYIRI

Tokat’ın Zile ilçesinde sonbaharın adı ‘panayır’. Halk, sonbahar kelimesini neredeyse hiç kullanmıyor. Panayır zamanı her Zileli için iple çekilen bir zaman dilimi. Anadolu’nun en eski panayırı olan Zile Panayırı’nın tarihinin M.Ö. 1000’li yıllara dayanıyor. Osmanlı fermanıyla kurulan 6 büyük panayırdan biri olan ve geçen yıl 947.si düzenlenen Zile Panayırı, her yıl Ekim ayının ilk haftasında başlıyor ve üç hafta boyunca sürüyor. Panayır üç bölümden oluşuyor eğlence araçlarının kurulduğu bir çadır, kılık-kıyafet ve yöresel ürünlerin satıldığı bir başka bölüm ve hayvan pazarı. Panayır süresince her gün çevre ilçelerden ziyaretçi akını oluyor, nüfus üç-dört misli artıyor.

GERMİYAN FESTİVALİ

Türkiye’nin ilk Slow Food Köyü Germiyan’da geçen yıl üçüncüsü düzenlenen Germiyan Festivali’nde, en güzel yöresel ekmek heyecanı yaşanıyor. Bu yıl 1-2 Ekim tarihlerinde düzenlenen festival kapsamında yerli üreticilerin ürünleri sergileniyor. Geleneksel Germiyan Köy Ekmeği’nin yapımının uygulamalı olarak anlatıldığı “Ekmek Yapımı” atölyesi düzenleniyor. Doğal yaşama, köy hayatına olan özlemi olanlara tavsiye edebileceğimiz festivalde kına gecesi gibi yerel adetler de canlanlandırılıyor.

SEFERİHİSAR MANDALİNA ŞENLİĞİ

Mandalina cenneti Seferihisar’da Mandalina Şenliği, bu yıl 19 Kasım’da gerçekleşiyor. Renkli görüntülere sahne olan Belediye bandosu eşliğinde gerçekleşen rengarenk kıyafetli çocukların da yer aldığı kortej yürüyüşüyle başlayan şenlikte mandalinalı ürünlerin yanı sıra Seferihisar’a özgü diğer ürünlerin de stantlarda satışı yapılıyor, birbirinden ilginç yarışmalara sahne oluyor.
Bu şenliği sadece eğlenmek amacıyla yapmadıklarını dile getiren Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer; “Asıl meselemiz mandalinanın makus talihini yenmesine destek olmak. Asıl mesele Seferihisar ile mandalinanın özdeşleştiğinin altını çizmek ve üreticimize bir nebze can suyu olabilmek. Reçeli, marmeladı, pestili, lokumu, esansı gibi her şeyi denemek zorundayız ve deniyoruz da. En son ürün mandalina kurusu. Mandalinayı kuruttuk, raf ömrünü uzattık. Güçlü de ihracat potansiyeli yakaladık. Bunun üzerine gideceğiz. Yapımını tamamladığımız soğuk hava deposu da ürünün ömrünü ve saklama koşullarını arttıracak” diyor.