Profesyonellerden geleceğin turizmcilerine pazarlama önerileri

Son Güncelleme Tarihi

Bugün büyük bir ilgiliyle gerçekleştirilen Uluslararası Otelciler Derneği’nin (INTHA) düzenlediği II. Uluslararası Turizm Zirvesi’nin üçüncü oturumunda ‘Turizm Pazarlamasında Türkiye Haritası’ konusu ele alındı.

Moderatörlüğünü Number One TV’de yayınlanan Maksat Turizm programının sunucusu Deniz Dikkaya’nın üstlendiği üçüncü oturumda Dünya Kardeş Şehirler Turizm Birliği Genel Sekreteri Hüseyin Baraner ve World Tourism Forum Başkanı Bulut Bağcı, yaşadıkları deneyimleri sektör profesyonelleriyle ve öğrencilerle paylaştı.

Turizmde uzun yıllar boyunca önemli çalışmalar yürüten Dünya Kardeş Şehirler Turizm Birliği Genel Sekreteri Hüseyin Baraner, turizm pazarlaması konusu üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Türk misafirperverliğinin tehlike altında olduğuna dikkat çeken Baraner, bir önceki “Dünya Turizminde Türkiye’nin Rolü” ve Türk Misafirperverlik Modeli” başlıklı panellerde söylenenleri yeterli görmediğini dile getirdi.

Bunun üzerine Hüseyin Baraner geleceğin genç turizmcilerine şöyle seslendi:

ORASI BURASI BENİM OLSUN FİKRİYLE BİR YAPI YARATTIK!

“Dünya eski dünya değil. Piyasalarda eski piyasa değil. Pazarlama ve satış kartviziti taşıyan arkadaşlar bazı önemli özelliklere sahip olması gerekiyor. Sadece piyasayı bilmek artık önemli değil. İnsanları sevmeyen turizm yapmasın çünkü insanları sevmeden pazarlama yapamazsınız. Bir yanlış bakışla müşteriyi kaçırabilirsiniz. Bu noktada bambaşka Türkiye kurabilirdik. Avrupa benzeri alt yapımız vardı. Piyasalarda çabuk büyüme isteği, orası burası benim olsun mantelitesiyle bir fiziki yapı yarattık. Bu nedenle de İstanbul, Antalya ve Bodrum’daki sıkışmaları yaşıyoruz.

ÜRÜNÜNÜZ SAHİCİ, SAF VE SAĞLIKLI OLMALI

Ürününüzün sahici, saf ve sağlıklı olması lazım. Çünkü karşı taraf bunu biliyor. Sahte bir sunum yaptığınızda bunu hissediyor. Satışınız karşı tarafa geçmiyor. Biz turizm sektöründe belki kuranlar olabiliriz ama kurtaracak olanlar sizlersiniz. Uçak sayısıyla, yaptığımız binalarla turizm olmaz. Olsaydı piyasada yer alan birçok büyük şirketler, isimler hala var olurlardı. Sahici olmalısınız. Ülkenizi tanımanız lazım. Size soru sorulduğunda ‘bilmiyorum’ dememeliiniz ve böyle bir turizmci de olmaz. İstanbul’u tanıtırken tüm kültürüyle sağlıklı bir şekilde sunmalıyız. Böyle bir mega kentin dünya çapında demografik profil araştırmaları  yapmalı. Yeni yaklaşımlar bulmamız lazım. Her yaş grubu veya profil için üretimler yapmamız lazım.

Yapılması gerekenler:
1) Her yıl tekrarlanacak protokolsüz gerçek sektörel bir toplantı yapılmalı.
2) Araştırma ve pazarlama müdürlerinin kişi olarak bakanlıkta kaydı olmalı.
3) Her otel, yeni yaşam düzeninde bir manevi dünya yaratmalı. Sosyal faaliyet ve sosyal dünyanız olursa ummadığınız bir anda ummadığınız profilde müşterilerle karşılaşabilirsiniz.”

Turizm bir orkestradır diyen World Tourism Forum Başkanı Bulut Bağcı, turizm sektörüne 2994 yılında girdiğini belirterek bu zamana kadar elde etmiş olduğu gözlemlerini şöyle paylaştı:

TURİZM BAKANLIĞININ KAPISINA KİLİT VURSANIZ YİNE TURİZM DEVAM EDER!

“Turizmin hikayesi 1980’lerde başlamış gibi gözükse de aslında turizmin önemi ve devlet boyutunda bir önem arz etmesi 2015 yılında olmuştur. Sektörden değerli bir büyüğümün de dediği gibi turizm bir orkestradır. Turizmin bileşenleri hepsi bir arada sekronize olarak hareket ederse işte o zaman turizm istenilen düzeyde başarılı bir şekilde gerçekleştirilir. Ancak şimdiye baktığımızda bir örnek vermek istiyorum; Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kapısına kilit vursanız yine turizm devam eder. Yani bu noktada bakanlık sanki özel sektöre çalışıyormuş gibi. Böyle olmaması gerekiyor. Öte yandan turizmin satışı ve pazarlanmasında medya önemli bir güç. Medya ile neyi nasıl manipüle ediyorsanız o şekilde de yönetebiliyor olursunuz. Genç arkadaşlarımızın önemi de bu noktada ortaya çıkıyor. Kensilerine sorulduğunda sosyal medya kullanmıyorum diyen arkadaşlarımız var. Günümüz dünyasında böyle bir şeyin olması mümkün değil. Eğer bu işi yapıyorsanız çağa ve mesleğinize ayak uydurmanız gerekiyor.”