Turizm sektörü temsilcilerinin talepleri neler?

Seyahat Acentaları Yöneticileri Derneği (SAYD) Genel Sekreteri Mehmet Gem

Coronavirus salgınının Türkiye turizmine yönelik zararlarını en aza indirebilmek için atılması gereken adımlar ve turizmcilerin destek ve teşvik beklentilerine ilişkin Seyahat Acentaları Yöneticileri Derneği Genel Sekreteri Mehmet Gem bir açıklama yayımladı.

SAYD Seyahat Acentaları Yöneticileri Derneği Genel Sekreteri Mehmet Gem imzasıyla yayımlanan açıklama şu şekilde:

Çin, İran, İtalya, Irak ve Güney Kore uçuş kısıtlamasının ardından Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün almış olduğu karar gereği Fransa, Almanya, Avusturya, Hollanda, İspanya, Belçika, Danimarka, İsveç, Norveç’in de dahil olması ile uçuş kısıtlamasına tabi olan ülke sayısı 14 oldu.

İlk etapta 17/04/2020 tarihine kadar durdurulan uçuşlar neticesinde turizmciler ülkemize turist gönderen ülkelerin %60’ından misafir alamayacaklar. Dolayısı ile ortaya çıkan tabloya göre sektöre sağlanacak destekler de gün geçtikçe önem kazanmaktadır.

2020 turizm sezonunun hazırlıklarını, 2019 turizm sezonunun ikinci yarısı itibarı ile başlayan gerek yurt içi, gerekse yurt dışı çalıştıkları partnerlar adına ödemeler yapan (otel, havayolu, taşıma, personel), ödemeleri için taahhütte bulunan (çek, senet), depozito yatıran (Teminat), turizm sektörünün oluşan iş kaybını devletin desteği olmadan karşılaması hemen hemen imkansızdır.

Sektörde yaşanacak bir finansal kriz, birçok şirketin batmasına, nitelikli iş gücünün kaybına, doğal olarak da Türk turizm endüstrisinin zayıflamasına neden olacaktır.

SAYD Seyahat Acentaları Yöneticileri Derneği olarak; ülkemizin değişik şehirlerinde faaliyet gösteren üyelerimiz ve sektör mensuplarından almış olduğumuz bilgilere istinaden sektörün devletimizden taleplerini kamuoyuna iletmek sektörümüze olan sorumluluğumuzdur.

SAYD olarak krizin hasarlarının en aza indirgenmesi için önerilerimiz şunlardır:

  • Tarım sektöründe doğal afetler (sel baskını, hortum, yangın) ile oluşan üretici zararlarının giderilmesinde devletin gösterdiği refleksi, turizm sektöründe de göstermesini beklemekteyiz.
  • Turizm sektörünün, tedarikçilerine ödemeyi taahhüt ettiği ve bunun için evrak, belge verdiği tüm ödemelerin yapılabilmesi için uzun vadeli, 0 faizli kredi kullandırılmalıdır.
  • Alınmamış hizmetlere istinaden yapılan ön ödemeler, verilen çek – senet ve değerli evraklar askıya alınıp, iade edilip ileriye yönelik olarak gelecek müşterilere yönelik verilmiş taahhütlerin ortadan kaldırılması, alınmamış hizmetlere istinaden verilmiş ciro edilen çeklerin ödeme yükümlülüğünün ortadan kaldırılmasına yönelik bir özelge (mukteza) çıkartılmalıdır.
  • Turizm sektörüne sağlanacak finansman desteğinin, girdikleri risk oranında, yurt içi ve yurt dışı hizmet veren seyahat acentaları başta olmak üzere, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan belgeli tüm turizm seyahat acentalarına kullandırılması gerekmektedir.
  • Sektörün 2019 yılında çalışmalarına başlayıp, bu süreçte elde edeceğini düşündüğü gelire göre yaptığı ödemeler, eleman istihdamına dayalı yapmış olduğu tüm harcamalar, 2020 yılında elde edeceği tüm gelirlerin ortadan kaybolması ile, tüm vergi, resim, harç, istihdama dayalı vergiler, SGK primlerinin 2020 yılının sonuna kadar devlet tarafından karşılanması gerekmektedir.
  • Paket Tur tanımı ve buna bağlı tüketici hakları ile ilgili olarak devletin ilgili birimlerinin en kısa zamanda gerekli çalışmayı başlatıp; paket tur tanımı, tüketici hakları ile ilgili sadece turizm seyahat acentalarının her şeyden sorumlu tutulmasının önüne geçilmelidir.
  • Paket tur tanımında turizm seyahat acentaları, havayolları, oteller, yurt içi ve yurt dışı partner acentalar, taşıma firmaları ve turizm ile ilgili yükleniciler ile çalışmakta olup, “Force Majeure” durumlar veya olağanüstü hallerde tüm sorumluluk sadece seyahat acentalarına kalmakta oysa ki bu sorumluluğun tüm paydaşlar ile birlikte birinin A, diğerinin B diyemeyeceği şekilde tanımlanması gerekmektedir. (Şu an yaşadığımız krizde, tüketiciler tüm ödemelerini turizm seyahat acentalarından isterken; havayolları, uçak bileti tahsilatlarından dolayı turizm seyahat acentalarına herhangi bir ödeme yapmamaktadır)
  • Turizm seyahat acentalarının tamamına ÖTV’siz yakıt ve ÖTV’siz araç (şirket adına minimum 5 maksimum 10 araç, 5 yıl satılamaz) muafiyeti tanınmalıdır, sektörün her segmentindeki acenta böyle bir indirime tabi olur ise yurt içi turizm faaliyetlerinin tamamında fiyatlar otomatik olarak aşağı düşeceği için turizm bölgelerinde günlük ve kültür turlarının satış imkanı artacaktır.
  • Ülkemizden ve ülkemize uçuş düzenleyen tüm havayolları, acenta müşterilerinin iptal, iade ve değişikliklerini herhangi bir ceza uygulamadan ücretsiz olarak gerçekleştirmesi gerekmektedir. Acentaların grupları için ödemiş olduğu MCO bedellerinin ya nakden ya da acentanın havayollarına ödeme dönemlerinde mahsup edilmesinin sağlanması gerekmektedir.
  • 1618 Sayılı Kanunumuzun yaşanan bu olumsuz süreçte, muhakkak surette en kısa sürede Kültür ve Turizm Bakanımız tarafından Meclise sevk edilmesi gerekmekte olduğuna inanıyoruz.
  • İlgili bakanlıklar, bürokratlar ve Turizm İstişare Kurulu yönetim kurulu üyelerinin de katılımı ile çok acil olarak bir kriz masası kurulmalı, süreç bitene kadar bu kriz masası görevine devam etmelidir.

Sektörün tüm segmentlerinin bir tek bağlı bulunduğumuz Kültür ve Turizm Bakanlığı yerine ilgili tüm Bakanlıklar ve bürokratlarına neyi neden istediklerini sağlıklı olarak izah edebilmeleri ve aksiyon alabilmeleri, sürecin hızlı yönetilebilmesinin turizm sektörü paydaşları adına çok önemli olduğuna inanıyoruz.

Seyahat Acentaları Yöneticileri Derneği (SAYD)