İnkar edenler ve inanmayanlar; “Koronaya yakalanırsam, yakalanırım”

Bir çoğumuz sosyal mesafe çağrılarını görmezden geliyor. İşte bu yüzden koronavirüs salgınının ne kadar kötüleşeceğini ya da ne zaman normale döneceğimizi asla bilemeyebiliriz.

Türkiye’nin yanı sıra dünyanın bir çok şehrinde de sokağa çıkma yasağının olmadığı yerlerde insanlar açık alanlarda geziyorlar, üstelik sadece çalışmak için değil aynı zamanda keyfi nedenlerle de dışarıda zaman geçiyorlar çünkü koronavirüsün tehlikesine inanmıyorlar.

Amerika Birleşik Devletleri’nde Florida plajlarından kaliforniya kayak merkezlerine insanların hala toplu halde bulundukları görüntüler yayılıyor, üstelik tüm yasaklamalara rağmen.

Peki kimler bunlar?

İnanmayan ve önemsemeyen büyük çoğunluk gençlerden ve ileri yaştakilerden oluşuyor. Gençler okuldan ve iş sorumluluklarından kurtuldukları, belki de çok sosyal sorumluk kavramında yeni oldukları için. İleri yaştakiler durumu kabullenmek istemiyor. Kendi evlerinde hapis hayatı yaşadıklarını düşünerek en kötü senaryoyu bile daha iyi kabul ediyorlar.

Bir diğer taraftan koronavirüsün etkilerinden çok ticari kaygısı olan işverenler inkar kategorisine giriyor. Ekonomik zararın salgından daha çok etkileyeceğine inananlar da diyebiliriz. Marketler, benzin istasyonu ve paket servis restoranları açık kalırken temel ihtiyaçlar tanımı da yoruma açık hale geldi.

Örneğin Amerika’da video oyunu zinciri olan Game Stop Yerel yetkililer tarafından “kapan” talimatlarına rağmen, tüm mağazalarını açık tuttu, çünkü işverenin ve personeline göre “temel perakende” olarak sınıflandırıldıklarına inanıyorlar.

Kaliforniya’da lüks elektrikli otomobil üreticisi Tesla tüm gereksiz işlerin kapatılması emirlerini reddetti ve 10.000 fabrika işçisini günlerce işte tuttu, ancak geçtiğimiz günlerde Tesla operasyonları askıya alacağını söyledi.

Bunun gibi onlarca örnek var çalışanlar “gerçekten hiçbir şey değişmedi” diyor ve bu durumu “sadece sinir bozucu” olarak tanımlıyorlar.

Ambalaj ve endüstriyel malzemelerde Amerika’nın en büyük firmalarından “Online” çağrı merkezi gibi kalabalıklar içinde çalışılan bölümlerine ara vermedi, hatta çağrı merkezindeki bir müdür çalışanlarına bir mail gönderdi;

“Siz ya da aile üyeleriniz soğuk algınlığı alerjiler ya da Covid – 19 dışında bir sağlık problemi yaşıyorsanız lütfen arkadaşlarınıza belirtilerini ve varsayımlarınızı söylemeyin, ofiste gereksiz paniğe neden oluyorsunuz.”

Havaların güzelleşmesi ile insanları evde tutmak daha güçleşiyor. Alışveriş merkezleri, kafeler, restoranlar kapansa da insanlar açık havada toplu şekilde bir araya gelmeye devam ediyorlar çünkü çoğu insan açık havada bir şeyin olmayacağına inanıyor ve tabii bir şey olsa bile kendisinin kurtulabileceğini inanıyor. Maske ve eldiven takarak dezenfektan kullanımı ile hayatlarına kaldıkları yerden devam edecekler inanıyorlar.