Türkiye turizminin dinamosu MARKA’lar mı yoksa isimsiz kahramanlar mı?

Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği (I-MICE) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kurt

Oliva MICE Kurucu Ortağı Hüseyin Kurt, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un hafta sonu katıldığı bir televizyon programında belge devri konusunda yaptığı açıklamalara ilişkin bir yazı kaleme aldı.

İşte Hüseyin Kurt’un kaleme aldığı “Türkiye turizminin dinamosu MARKA’lar mı yoksa isimsiz kahramanlar mı?” başlıklı yazısı: 

—O—

Türkiye turizminin dinamosu MARKA’lar mı yoksa isimsiz kahramanlar mı? 

Soruyu yanlış sorarsanız; yanıtı da yanlış olur.

Haydi gelin basit bir test yapalım.

“9 bin 500 tane seyahat acentası içerisinde kaç tane seyahat acentası markası sayabilirsiniz desem…

Kaç tane seyahat acentası markası sayabilirsiniz?

Bir elin parmakları kadar…

Yani 10 – 15 tane zor sayarsınız değil mi?

Bakın… Ben 1985 yılından beri sektörün içindeyim. Şu anda da sektörün başındaki en kıdemli insanım. Zorlasam ben 100 tane sayarım…”

Gibi bir test olmaz. Böyle de yanıtlar olmaz…

Nereden çıktı bu sorular ve yanıtlar demeyin!

Bunlar, Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy’un 18 Nisan günü NTV’de katıldığı programın bir bölümünde, programı yöneten Sayın Funda Tuna Görey ile olan konuşması içerisinde yer alan ifadeler.

Turizm sektörü içerisinde sadece Sayın Bakanımızın bildiği ve zorlasa sayabileceği 100 MARKA acenta yoktur!

Sonda söyleneceği sanıyorum; en başta söylemek lazım.

Sayın Bakan’ın ifade ettiği 9 bin 500 civarındaki her acenta kendi çapında, ölçüsünde ve yaptığı işte MARKA’dır.

Sayın Bakanımızın sahibi olduğu tur operatörü firması dışında, farklı segmentlerde (incoming, outgoing, kültür turizmi, MICE, kruvaziyer, Hac ve Umre, inanç turizmi vb.) hizmet veren; seyahat acentaları ve tur operatörleri, PCO, DMC, transfer ve taşıma firmaları, lokal acentalar vb. işletmeler de bulunmaktadır.

Bunların her biri kendi alanında ayakta kalıp hizmet verdiğine göre MARKA’dır.

MARKA dediğiniz sadece gazetelere ilan veren; yetkili acentalık sistemi kuran ve/veya çok eski açılan acentalar değildir.

Öyle MARKA’lar vardır ki;

Kendi faaliyet alanında veya olduğu bölgede ürün içeriği, misafir ilişkileri, imaj, sosyal sorumluluk projeleri, misafir memnuniyeti, güven vb. daha birçok faktörün bir kısmı veya tamamıyla MARKA olmuş; hizmet verdiği insanlarda sadakat yaratıp birçok kez tercih sebebi olmuştur ve olmaya devam etmektedir.

Öyle MARKA’lar vardır ki;

Faaliyet alanında çok güzel işler yapar, kendi alanında tedarikçilerde ve hizmet sunduğu misafir profilinde çok iyi tanınır ve bilinir ama siz ve karşınızda test yaptığınız kişi bilmez!

Test yapıyorsunuz!

Test yaptığınız kişi tatile çıktığı X firmayı ve ilave olarak en fazla çalıştığı televizyon kanalının tek yetkili olarak çalıştığı MICE acentasını o da ilgili etkinlik ve organizasyonlardan bilir.

Bunun dışında MICE hizmeti aldığı MARKA acentanın şehir içerisinde veya lokalde destek aldığı MARKA olmuş transfer firmasını, rafting, yamaç paraşütü, tur, tekne, araç kiralama, ATV safari, binicilik, balon acentasını ve yerel acentayı bilmez.

Test yaptığınız kişi.

Incoming tarafında MARKA olmuş acentaları nereden bilecek?

Kendi veya bir yakını gitmiyorsa Hac & Umre üzerine çalışan MARKA acentaları nereden bilecek?

Kruvaziyer seyahatleri ilgisini çekmiyorsa; o alanda hizmet veren MARKA acentalarımızı nereden bilecek?

Ülkemizde sizin sahibi olduğunuz bir tur operatörü veya MARKA acentadan yurt dışı turu satın alıp; ona yine ülkemizin acentası olup, yurt dışında DMC (lokal acenta) hizmeti veren MARKA olmuş acentalarımızı nereden bilecek?

Kültür turizmi ilgisini çekmiyorsa, bu alanda hizmet veren birbirinden kıymetli MARKA acentalarımızı nereden bilecek?

Sayın Bakanım;

Sanıyorum; Siz en kıdemli kişi olarak anlamamışsınız ama Biz “KOCAMAN BİR AİLEYİZ…”

Aile üyeleri olarak birbirimize kenetlenir; bugünleri de atlatırız. Size de bu vebali taşımak kalır.

Hulasa; bizleri tazip eden şey nedir biliyor musunuz?

Sağlığımızı ve sevdiklerimizi tehdit eden, bununla da kalmayıp gündelik hayatımızda yeni normaller başlatan, ekonominin çarklarını neredeyse durma noktasına getiren ve sektörümüzde işlerimizi sıfır noktasına çeken bir krizle baş etmeye çalışırken, hayatta ve ayakta kalmanın mücadelesini verirken, en kıdemli kişi olan Sayın Bakanımızın bizleri umursamaması, ayrıştırıcı dil kullanmasıdır.

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî şöyle der;

“Şems bana bir şey öğretti; dünyada biri üşüyorsa, sen ısınamazsın!”

Hüseyin KURT

Oliva MICE Kurucu Ortağı