AB Türkiye’ye turizmde kapıları neden açmadı?

Prof. Faruk Şen’e göre AB’nin Türkiye’ye seyahat kısıtlamasını kaldırmama kararı, demokrasi açısından eleştirdiği Ankara yönetimini cezalandırma politikasının bir parçası. Prof. Faruk Şen salgın konusunda başarılı bir sınav veren Türkiye’nin dışlanmasının doğru olmadığını belirtti.

Avrupa Birliği (AB), coronavirus (Covid-19) salgını nedeniyle mart ayında kapattığı dış sınırlarını bazı ülkelere açtı. Listede 14 ülke var ancak bu ülkeler arasında Türkiye yer almadı.

AB’nin tavsiye niteliğinde bu karar Ankara’da tepkiyle karşılandı.

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, listede Türkiye’nin bulunmamasından duyulan hayal kırıklığını dile getirilerek, bu durumun düzeltilmesinin beklendiği bildirildi.

Türkiye’nin coronavirus salgınıyla mücadele kapsamında aldığı önlemler ve başarısının ortada olduğu vurgulanan açıklamada, “Başta Dünya Sağlık Örgütü ve uluslararası toplum tarafından örnek gösterilen bu başarının dikkate alınması ve kararın objektif kriterler temelinde verilmesi gerekirdi” ifadeleri kullanıldı.

Peki Avrupa Birliği’nin turizm amaçlı seyahatler için Türkiye’ye yönelik sınırlamaları kaldırmamasının nedenleri arasında öne çıkan ne? Türkiye, bundan sonra kapıların açılması için hangi adımları atabilir? Bu kararın Doğu Akdeniz’de ve Libya konusunda Türkiye ve AB arasındaki görüş farklılıklarının etkisi var mı?

RS (Radyo Sputnik) FM’de konuşan Türkiye-Avrupa Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen, AB’nin turizm sektörünü yakından ilgilendiren kararı değerlendirdi.

“AB’NİN KARARI, ANKARA YÖNETİMİNİ CEZALANDIRMA POLİTİKASI”

Sputnik’ten Derya Yaşar’ın aktardığı değerlendirmelere göre; TAVAK Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen “birliğin turizm konusunda aldığı kararın kendi çıkarları doğrultusunda tutarlı ancak “çarpık” bir karar olduğuna dikkat çekti.

AB’nin salgından ekonomik açıdan çok daha fazla olumsuz etkilenen güney Avrupa ülkeleri ile Hırvatistan, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’a turizm konusunda destek sağlamayı amaçladığını aktaran Şen, “Geçtiğimiz yıl sadece Almanya’dan Türkiye’ye 6 milyon turist geldi. AB’den gelen turist sayısı ise 11 milyondu. Bu kararla, turisti içeride tutarak, ekonomik katkıları yara alan bu ülkelere yönlendirecekler” diye konuştu.

Buna karşın hala tam üyelik görüşmelerini yapan ve salgın konusunda çok başarılı bir sınav veren Türkiye’nin dışlanmasının doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Şen, AB’nin kararında, demokrasi açısından eleştirdiği Ankara yönetimini cezalandırma politikası olduğunu savundu.

“DOĞU AKDENİZ GERİLİMİNİN AB’NİN SEYAHAT KISITLAMASI KARARINA ETKİSİ OLMAMALI”

Peki Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yönelik seyahat kısıtlaması kararında, son dönemde Doğu Akdeniz’de yaşanan gerilim ve görüş farklılıklarının etkisi var mı?

Türkiye – Avrupa Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen, bu konunun turizme yönelik kararda bir etkisinin olmadığı görüşünde.

AB’nin lokomotif gücü ve Türkiye’ye en çok turist gönderen ülkesi olan Almanya’nın, Doğu Akdeniz ve Libya konusunda Ankara’ya daha sıcak baktığının altını çizen Şen, Merkel’in Yunanistan, Güney Kıbrıs ve Fransa’nın politikasını tasvip eden bir tutuma girmediğini söyledi.

“TÜRKİYE ATAĞA GEÇMELİ; ALMANYA’YI İKNA İÇİN STEİNMEİER, MERKEL VE BRÜKSEL’LE GÖRÜŞÜLMELİ”

Öte yandan Türkiye’nin en büyük turizm pazarlarından olan Almanya da Türkiye’yi seyahat açısından riskli 130 ülke arasında göstermişti. Türkiye, Almanya’nın seyahat uyarısını kaldırması için hızlı bir diplomasi trafiği içerisinde. Bu kapsamda Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Berlin’de resmi temaslarda bulundu. Türkiye’nin koronavirüs salgınına yönelik aldığı tedbirler ve yasal düzenlemeler anlatılırken, turizm bölgelerinin güvenliği teyit edildi.

TAVAK Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen, Ankara’nın Almanya’ya yönelik ikna turunu da değerlendirdi.

Türkiye karşıtı Alman Bakan Maas ile yapılacak görüşmenin istenen sonucu vermeyeceğini savunan Prof. Dr. Faruk Şen’e göre Türkiye’nin ataklarını değiştirmesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın devreye girmesi gerekiyor.

Şen, Erdoğan’ın Alman mevkidaşı, Başbakan Angela Merkel ve Brükselli yöneticilerle görüşmesinin turizm yasağı konusundaki kararın kaldırılmasında çok daha hızlı ve etkili sonuçlar verebileceğini söyledi.

Faruk Şen, Türkiye’nin AB’nin kısıtlamaları nedeniyle turizmde bu yıl korkunç bir kayba uğrayabileceğini belirterek, “Bu ülke bunları hak etmiyor” dedi.