En zor yılın turizm verileri

Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, pandemi gölgesinde geçen 2020 yılı için Dünya Turizm Örgütü’nün açıkladığı turizm verilerini mercek altına aldı.

Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı ve NBK Touristic Genel Müdürü Recep Yavuz, pandemi gölgesinde geçen 2020 yılının turizm verilerini mercek altına aldı.

Bu verileri, UNWTO Raporu’nu detaylı bir şekilde ele alan Recep Yavuz; 2020 yılının sebep olduğu hasarı ve bunun gelecek yıllara yansımasını özetlemeye çalıştı.

Recep Yavuz, Türkiye turizminin zayıf noktalarından biri olan turizm gelirlerine ve pandemide izlediği seyre, yeni dönemde bu alanda yapılması gerekenlere dikkat çekti.

İşte Recep Yavuz’un pandemi gölgesinde geçen 2020 yılının turizm verilerine yönelik değerlendirme ve tespitleri:

—O—

En zor yılın turizm verileri

2020 yılının turizme etkilerini Dünya Turizm Örgütü açıkladı.

Turizmin kâbusu olan 2020 yılının sektörde yarattığı hasar nihayet yaklaşık olarak ortaya çıktı.

Dünya Turizm Örgütü UNWTO geçtiğimiz günlerde korona salgını gölgesinde geçen 2020 yılının verilerini yayınladı.

Raporu ve buna dair hazırlanan tabloları detaylı bir şekilde inceledim ve bazı tabloları bize göre yeniden hazırlayarak; 2020 yılının sebep olduğu hasarı ve bunun gelecek yıllara yansımasını özetlemeye çalıştım.

Buna göre korona salgınının en çok etkilediği sektörlerden biri olan TURİZM, 2020 yılında hareketin ve seyahatin kısıtlanması ile neredeyse durma noktasına geldi.

Bir önceki yıl, en iyi sezonunu yaşamış olan sektör, Dünya genelinde -%73 oranında bir kayıpla alaşağı oldu. Her 10 kişiden 7’si bu dönemde seyahat edemedi.

Seyahatlerin azalması ile turizm gelirlerinde %64 oranında sert bir kayıp yaşadı. 2020 yılında dünya genelinde gerçekleşen 402 milyon seyahat karşılığında ancak 533 milyar Dolar turizm geliri elde edilebildi.

Pastanın yarıdan fazlasının erimesiyle ekonomisi büyük ölçüde turizme bağlı olan Hırvatistan, Mısır, Arnavutluk, Katar, Karadağ, Bahama Adaları, Macao, Dominik Cumhuriyeti, Şeyseller, Çuraçao, Ürdün gibi ülkeler bunun şiddetini birincil derecede hissederken, İspanya, Türkiye, Yunanistan, İtalya ve Fransa gibi klasik Akdeniz destinasyonları koskoca bir yılı bu depremin artçıları ile geçirdiler.

Ülkeler bir yandan koronaya karşı mücadelelerini sürdürürken; bir yandan da kısıtlamaların kalktığı her fırsatta turizm faaliyetlerini tekrar harekete geçirmeye çalıştılar.

Korona yılı diyebileceğimiz 2020 yılında sadece 6 ülke 10 milyon turist sayısına ulaşabildi.

2020’DE TURİST SAYISINDA İTALYA, GELİRDE AMERİKA ÖNDE

İSPANYA BİRİNCİLİKTEN DÖRDÜNCÜLÜĞE İNDİ…

TÜRKİYE YİNE BEŞİNCİ…

Korona salgını 2020 yılında ülkelerin sıralamasını da değiştirdi.

83.5 milyon turist ile 2019 yılının 1.’si olan İspanya, 2020 yılında 19 milyon turist ile 4. sıraya inerken; 2019 yılının 3.’sü olan Çin, aldığı radikal tedbirlerle turist sayısını neredeyse sıfırlayarak, adeta dünya turizminden silindi.

Yılların turizm ülkesi Fransa’dan ise ses seda, daha doğrusu bir veri yok…

Bu dönemde 25 milyon 200 bin misafirle Dünya’da en çok turist ağırlayan ülke İtalya oldu.

Korona sürecinin parlayan ülkesi Meksika gibi gözüküyor… 24 milyon 30 bin turistle Meksika tarihinde ilk kez ikinci sıraya yerleşti.

Amerika ve İspanya 19 milyon turistle 3. ve 4. sırayı alırken, Türkiye 15.9 milyon misafirle korona sürecinde de Dünya 5.’liğini korudu.

TÜRKİYE DÜNYA TURİZM GELİRİNİN %2 SİNİ ALDI

2020 yılında gerçekleşen 533 milyar Dolar turizm gelirinin aslan payını 76.1 milyar Dolarla Amerika aldı.

Türkiye 10.2 milyon Dolarla gelirlerde 11. sırada yer alırken, sadece 1 milyon 800 bin turist ağırlayan ve kişibaşı turist geliri 14 bin 127 Dolar olan Avustralya, buradan elde ettiği 25.8 milyar dolarla turizm geliri en yüksek ikinci ülke oldu.

Türkiye 2020 yılında Dünya turizm gelirlerinden %2 pay aldı.

Turizm gelirlerini doğru okuyabilmemiz için aşağıda paylaştığım bu sayılarla birlikte konaklama süresinin de değerlendirmeye tabi tutulması gerekiyor.

3 günlük turistle 10 günlük turistin birlikte değerlendirilmesi yanlış sonuçlar verir.

Kişi başı turizm gelirini geceleme üzerinden ölçmek gerekiyor. Ancak UNWTO buna dair bir rapor hazırlamamış.

Bunun yanı sıra ülkeler arasında turistik seyahatler ve turist profili açısından bir çok farklılıklar var.

Biz “turist” denince havlusunu mayosunu bavula koyup; denize güneşe koşan insanı düşünüyoruz.

Oysa turizm hep öyle olmuyor. Macao’ya komşu ülkelerden gelen casino misafirleri turist olarak sayılırken, Suudi Arabistan turistleri aslında oraya giden Hac ve Umre ziyaretçilerinden oluşuyor.

Polonya sınırdan günü birlik gelen Avrupalılardan yararlanırken, birçok Avrupalı berbere ve benzin almaya Doğu Avrupa ülkesine günübirlik geçiyor.

Bizde de Edirne ve Sarp sınır kapılarından günlük ya da kısa süreli geçişler olması gibi.

KİŞİBAŞI GELİRDE ÇOK GERİLERDEYİZ

Turist sayımız yüksek olduğu için gelirin düşük olması çok ön plana çıkmamakla birlikte, kişi başı turist gelirimizin bu dönemde de düşük kaldığını görüyoruz.

2020 yılında kişi başı turizm harcaması Dünya genelinde ortalama 1330 Dolar olurken; Türkiye’nin kişi başı turizm geliri 643 Dolarda kaldı.

Neredeyse Dünya ortalamasının bile yarısı kadar kişi başı turizm gelirimiz var.

En çok turist getiren 20 ülke içinde kişi başı gelirde 17. sırada yer alıyoruz.

Kaldı ki turist sayısı düşük olduğu için bu tabloya dahil olmamış, ancak kişi başı geliri 1000 Doların üzerinde 50’den fazla ülke gördüm listede.

Yukarıdaki tabloda göreceğiniz gibi en çok turist getiren ilk 20 ülke içinde sadece Meksika, Macaristan ve Rusya’nın kişi başı turizm geliri bizden düşük.

Sanki son yıllarda sıklıkla dile getirilen, turist sayısının artması ile turizm gelirinin düşmesi gibi durumla karşı karşıyayız. Turist artınca gelir düşüyor mu? Oysa önümüzde İspanya gibi çok somut bir örnek var: İspanya 2019 yılında 83.5 milyon turisti kişi başı 954 Dolar turizm geliri ile ağırlamıştı.

Aynı dönemde Türkiye 51.2 milyon turistle 583 Dolar turizm geliri elde etmişti. Kişi başı turizm gelirinde 2019 yılında İspanya ile aramızda 371 €, 2020 yılında 333 € fark gerçekleşti.

Korona sürecinde gördük ki, klasikleşen tatil ülkeleri krizli dönemlerde de tecrübeleri, kapasiteleri ve ürünleri ile yine öne çıkıyorlar.

Türk turizmi de geçmiş bütün krizlerde görüldüğü gibi hızlı tepki verip, çözüm üreten bir esnekliğe sahip. Artık bu sayıları koruyup, gelirleri artırmanın, en azından 700-800 Dolara çıkarmanın yollarını araştırmalıyız.

Evet bunu herkes biliyor da ne yapmak gerekir?

Çok ağır yaşadığımız korona sürecinden dersler çıkararak, cesaretli adımlar atmalıyız.

Bir an önce sektörün bütün bileşenleri bir araya gelerek bunun üzerine fikirler üretmeliler.

Yapılacak birçok hamle var. Öncelikle “her şey dahil” sistemini tekrar gözden geçirip, gerekli dokunuşları yaparak, turistin geldiği ülkeyi gezmesinin önünü açmalıyız…