Karşı yakadaki dostumuzu ziyaret etmenin tam zamanı!

Yazarımız Aynur Tattersal ve Sakız Adası turizm müdürü Rena Pagoudi Damigou.

Son Güncelleme Tarihi

Karşı yakadaki dostumuz Sakız Adası’na havalar ısındı. Komşumuz Yunanistan’ın Türkiye’ye en yakın mesafedeki adası Sakız’a İzmir’den sadece 25 dakikalık feribotla ulaşabilirsiniz. Karşı yakadaki komşumuz Sakız zengin mutfağı ve misafirperver halkıyla bu yaz da bizleri kucaklamak için hazır.

Yunan adalarının yeri hep başka oldu bende. En yakınımızdaki adalardan en uzağımızdakine, her ayak bastığımda karşılıklı söylenmeyen ama yürekten hissedilen dostluğun o sıcak atmosferine şahit oldum.

Seyahatler yaşamınızı renklendİrİr; uzunca bir süre dilimizden düşüremeyeceğiniz anılar bırakır bizde. Son 20 yıldır yaşamımın büyük bir kısmını ya haber peşinden gittiğim ya da seyahat için çıktığım yolculuklar oluşturuyor. Katıldığım karnaval ve festİvaller ise harika dostlar edinerek unutulmaz anlar yaşadığım SEYAHATlerimin en güzel kısmı.

Sakız Adası

Güler yüzlü insanların adası Sakız…

Sakız da bu adalardan biri, Yunanistan’ın en büyük beşinci adası olan Sakız, Orta Çağ esintili köyleri, pırıl pırıl plajları, mis kokan sakız ağaçları, rengarenk tavernaları ve güler yüzlü sıcakkanlı halkıyla en favori rotalarından biri. Türkiye’ye özellikle İzmir‘e en yakın ada olması nedeniyle birçok defa gitmiş olmama rağmen her seferinde başka bir güzelliğini keşfediyorum. Bu kez Apokries (Mostra) karnavalı hakkında bilgi almak ve nasıl hazırlandıklarını görmek için Sakız’daydım.Bu ay gerçekleştirilen karnavalın coşkusu ve heyecanına şahit oldum. Hava sıcaklıklarının giderek arttığı bu günler Sakız’ı tam da keşfetmenin zamanı. Sakız ağaçları ve sakızdan üretilen onlarca ürünüyle meşhur olan adanın daha önce görmediğim birçok güzelliğini keşfettim.

Aynur Tattersal ve Sakız Adası turizm müdürü Rena Pagoudi Damigou.

Sakız Adası turizm müdürü: Ada Türk dostlarımızla güzel…

Sakız Adası Turizm müdürü Rena Pagoudi Damigou ile tanıştım bu gezimde. Kendini iki yaka dostluğuna adamış değerli bir isim olan Rena yaklaşık 20 yıldır iki ülkenin dostluğunun pekişmesi için çalışıyor. Adaya gelen Türklere her konuda yardımcı olmaya çalışan Damigou “Sakız Adası Türk dostlarımızla birlikte güzel. Yılın her mevsimi bizi yalnız bırakmayan Türk dostlarımıza minnettarız”diyor. Rena bu yıl da adalara tüm Türkleri davet ediyor.

ADAYA SADECE 25 DAKİKADA ULAŞMAK MÜMKÜN ÇEŞME LİMANI’NDAN FERİBOT KALKIYOR

Sakız Türkiye’ye Çeşme’den sadece 25 dakika uzaklıkta. Çeşme Ulusoy Limanı’ndan çok keyifli bir feribot yolculuğu ile 25 dakikada adaya ulaşıyorsunuz. Hafta içi salı hariç her gün akşam 17.30’da tek yön, hafta sonları ise cuma, cumartesi ve pazar günleri sabah hızlı katamaranlarla 25 dakika süren aynı gün dönüş seferler var. Zaman zaman ek seferler de konuyor. Yazın yüksek sezonda Çeşme’den Sakız’a haftanın her günü 09.00-09.05-09.30-18.30 ve 19.00’da; Sakız’dan Çeşme’ye ise 08.15-17.30 ve 18.00’de direkt sefer var. Çeşme Limanı’ndan gidiş dönüş kişi başı 27 Euro. Vizeniz olup olmadığını mutlaka kontrol edin. Yazın kapı vizesi alınıyor ancak kış aylarında bu uygulama kaldırılıyor. Bilgi ve bilet almak için www.erturk.com.tr sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Hotzas, adanın en eski restoranlarından biri.

YUNANLILARIN DA TERCİHİ

Sakız diğer Yunan adalarında olduğu gibi harika lezzetler sunan restoranlara sahip. Şehir merkezinde bulunan ve özellikle yerli halkın favorisi olan Hotzas, taverna mutlaka uğranılması gereken bir restoran. Sadece akşamları açık olan Hotzas, adanın en eski restoranlarından biri. Muhteşem mutfağıyla yemek saatlerini tam bir şölene dönüştürüyor.

Pişirmeden önce iyice dinlendirilen Ahtapotlar….

Restoranın sahibi Yanis Linos, adanın merkezinde arka sokaklarda bir mahallede yer alan restoranında birbirinden lezzetli yemekler servis yapıyor. 1882 yılında kurulan restoran o tarihten beri aile üyeleri tarafından işletiliyor. Burada özellikle içerisine bal koyarak hazırlanan vejetaryen imambayıldı ve bol zeytinyağlı mandalinalı kuru fasulyeyi tatmanızı tavsiye ederim.

Keçi etini ve deniz ürünlerini mutlaka deneyin…

Ayrıca adanın güneyinde ve kuzeyinde yer alan birçok köyde hiçbir yerde tadamayacağınız geleneksek yemekler yapılıyor. Adanın yerlileri güneyde daha çok et yapan restoranları tercih ederken kuzey bölgedeki restoranlar balık ve balık ürünlerinde iddialı. Ben adanın güneyindeki Avgonima köyünde Pyrgos restoranında yediğim keçi etli yemeği unutamıyorum. Restoranın sahibi Yorgos ayrıca bal üretiyor. Yorgos’un ününü duyan birçok kişi hem lezzetli yemekleri yemek hem de bal almak için buraya geliyor.

Balık ve mezede iddialılar…

Adanın kuzey tarafında muhteşem koylarından Lagada da muhteşem restoranlar var. Sakız Adasının 16 km kuzey doğusunda Türkiye tarafına bakan, kendi halinde şirin bir balıkçı köyü. Sakız’ın bu sakin koyuna balık ve meze yemek için konuklar yüzlerce kilometre uzaktan geliyor. Buranın en popüler restoranları arasında Pasa ilk sırada yer alıyor. Zengin balık çeşidi ve ahtapotuyla ünlü bu restoranı mutlaka denemenizi tavsiye ederim.

Kostas ve oğlu tarafında işletilen Point otel.

HER BÜTÇEYE UYGUN OTEL BULMAK MÜMKÜN

Bu yıl da Sakız’ın çok yoğun olması bekleniyor. Ada’da her bütçeye uygun konaklama bulmak mümkün. Beş yıldızlı otellerden butik otellere, aile yanı konaklamaya kadar birçok seçenek var. Ben kısa süreli kalışlarda temiz ve merkeze yakın şehir otellerini tercih ediyorum. Merkezdeki otellerin hemen hemen hepsi çok temiz ve konforlu.

Limana yakın Point oteli tavsiye edebilirim…

Merkezde bütçeye uygun oteller arasında bir Türk dostu olan Kostas ve oğlu tarafında işletilen Point oteli tavsiye edebilirim. Point otel limanın hemen karşısında. Feribottan inice sadece 5 dakika yürüme mesafesinde hem konforlu hem de hesaplı. Şehrin merkezinde olması nedeniyle şehirde vakit geçirmek isteyenlerin tercih edebileceği bir otel. Buradan ayrıca araba da kiralayabilirsiniz. Günlük araba kirası da 25 -30 Euro arasında değişiyor. İki günlük almanızı tavsiye ederim. Çoğu acente iki gün için 50 Euro alıyor. Rezervasyonlarınızı www.travel2chios.gr adresinden yapabilirsiniz.

Şehrin merkezinde yer alan otelden her yere ulaşım kolay. Geceliği 40 Euro ile 60 Euro arasında değişiyor. 40 Euro olanlarda genellikle kahvaltı olmuyor ama şehirde kahvaltı için çok güzel seçenekler var. Eğer şehirden biraz uzakta doğa ile başa olmak isterseniz ailelerin işlettiği birçok otantik konaklama imkanı da var. Bunlar arasında harika manzarası olan Katrina’s Place’ı tavsiye edebilirim. Katrina’s Place adanın güney kısmında Agia bölgesinde yer alıyor. Merkeze sadece 10 dakika uzaklıkta. Evin sahibi Katrin’a tam bir Türk dostu. Eşinin ailesinin köklerinin Karaburun Yarımadasına dayandığını söyleyen Katrina’nın evinde her daim çaydanlıkla hazırlanan Türk çayı bulmak mümkün. Ayrıca Katrina’nın eşi misafirlerine kahvaltı için simit de pişiriyormuş.

Vrondatos’taki denizin üzerindeki yel değirmenleri.

Bunları yapmadan dönmeyin;
• Adanın güneyinde Armolia’da seramik alışverişi yapmadan.
• Kardamila, Agios, Volisos, Nehori, Timiana, Mesta, Pyrgi, Nenita, Kalamoti ve Pispilunda köylerini görmeden
• Merkezdeki meydanda bulunan Kafenes’te Yunan kahvesi frappe içmeden
• Yol üstünde UNESCO dünya miras listesinde bulunan Nea Mani Manastırına uğramadan
• En meşhur plajı Lihni’ye uğramadan
• Vrondatos’ta denizin üzerindeki yel değirmenleriyle fotoğraf çekmeden
• Güneydeki meşhur volkanik siyah taşlarla kaplı Mavra Volia plajına uğramadan
• Güneye inerken altın renkli kumu ve berrak denizi ile Mesta’da damla sakızlı kahve içmeden dönmeyin.

Nea Mani Manastırı.