Coronavirus’ten korunurken akıl sağlığımızı nasıl koruyacağız?

Dr. Duygu Cantekin Klinik Psikolog, Psikoterapis

Günlerdir coronaviruse karşı kendimizi nasıl korumamız gerektiğini sayısız uzmandan, hükümet yetkililerinden ve medyadan dinledik, öğrendik. Peki bu süreçte akıl sağlığımızı nasıl koruyacağımızı biliyor muyuz? Herkes için olağanüstü olan bu durumla sağlıklı baş edebiliyor muyuz?

Bunun için gerekli gördüğüm 6 maddeyi sizinle paylaşıyorum.

1- Sosyal medya kullanımını sınırlandırın

Kriz durumlarında doğru haber alma ihtiyacı çok doğaldır. Belirsizlikten, oluşan panik havasından, başımıza nelerin geleceğini öğrenme telaşıyla özellikle sosyal medyayı çok fazla takip ederiz. Ancak burada önemli olan gerekli ve yeterli bilgiye ulaşmaktır. Bundan fazlası kaygı ve stresinizi arttırmaktan, panik havasını çoğaltmaktan başka bir işe yaramaz. Sürekli koronavirüsle ilgili haberleri, paylaşımları takip etmek çaresiz, umutsuz hissetmenize, bunalmanıza, kaygılarınızı arttırdığı kadar depresif hissetmenize de neden olur. Belli bir zaman diliminde, günlük gelişmelerle ilgili temel bilgileri edinin, sonra kapatın. Emin olun yeterince şey biliyorsunuz. Ayrıca, sosyal medyadan aldığınız her habere doğruluğunu kontrol etmeden inanmayın ve yaymayın. Sadece konusunda uzman ve güvenilir olan kaynakların haberlerine itibar edin.

2- ‘Gereksiz’ stokçuluğu bırakın ve ihtiyaçlarınıza odaklanın

Evet, doğru. İzlediğimiz tüm distopik, apokaliptik filmlerin ilk sahnelerini yaşıyor gibiyiz. Ama bu filmlerden tek bir şey öğrendiysek o da paniğin hiç işe yaramadığı; aksine krizi derinleştirdiği. ‘Hayatta kalma mücadelesi’ verdiğimizi düşündüğümüz zamanda kaynaklarımızı sağlama alma ihtiyacı hissederiz. Ancak panik ve kaygı rasyonel değerlendirmeyi ketler. Unutmayın, gereksiz stok sizi sağlama almaz, aksine kaynakların tükenmesine ve ihtiyacı olanların erişiminin zorlaşmasına neden olur. Her markete gittiğinizde boş raflar görmek ise panik ve çaresizlik hissini daha da arttırır.

3- Kaygınızın normal olduğunu kabul edin ve ona zaman ayırın

Kaygı, evrimsel olarak hayatta kalmamamızı sağlayan önemli bir duygudur. Bir tehdit algıladığımızda vücudumuzun kendini korumak için gösterdiği reaksiyondur. Böyle bir süreçte de bir dereceye kadar kaygılı olmamız gayet doğaldır. Kaygınızı yaşamak için gün içinde kendinize yarım saat zaman ayırın (Uyumadan hemen önce olmasın) ve sadece o yarım saat içinde kaygınızı yaşamaya izin verin. Bu süre içinde de kontrolünüzün hiç olmadığı veya çok az olduğu kaygılar ile kontrol edebileceğiniz kaygıların ayrımını yapın. Bu yarım saat dışındaki tüm zamanda anda kalmaya gayret edin.

4- Fiziksel mesafelenme uygulayın, sosyal mesafelenme değil

Her gün sevdiklerinizi, arkadaşlarınızı, ailenizi belli bir rutinde arayın. Onlarla sadece koronavirüs hakkında konuşup tembihlerde bulunmayın. Konuşacak başka gündemler yaratmaya özen gösterin. Mümkünse keyifli konular olsun.

5- Kendinize vakit ayırmak için bir fırsat olarak görün

Evde kapalı kaldığınızı değil, kendinize ve evinize odaklandığınızı düşünün. Her zaman ‘ah bir vaktim olsa da yapsam’ dediğiniz şeyleri yapmak için size bir fırsat. Ne zamandır öğrenmeyi istediğiniz bir uğraş, bitiremediğiniz kitaplar, çalışamadığınız dersler, öğrenemediğiniz bir yabancı dil… İnterneti daha etkili kullanmanın vakti geldi. İstediğiniz şeyi öğrenmek için kaynakları, videoları internetten de bulabileceğinize eminim. Yapmak isteyeceğiniz her ne ise ona konsantre olun ve başlayın. Bunların dışında, zihninizi ve ruhunuzu besleyebileceğiniz bazı bağlantıları buraya bırakıyorum: Okumak için tıklayın

6- Çevrenizdekilere yardım edin

Sadece kendi kendimize hayatta kalma savaşı verdiğimiz bir durum yaşamıyoruz. Hem fiziksel hem de psikolojik sonuçları toplumsal olarak yaşıyoruz ve o nedenle toplumsal mücadeleyle ancak bu süreci atlatabiliriz. O yüzden etrafınıza bakın, çevrenizdekilere duyarlı olun. Görece daha gençseniz ve işlevselseniz, ihtiyacı olanlara yardım edebilirsiniz. Örneğin evinde izole olan ve yalnız yaşayan yaşlı komşularınızın alışverişini yapabilir, eksiklerini giderebilirsiniz. En azından arada bir durumunu kontrol edebilirsiniz. Toplumsal dayanışma hem size hem de çevrenizdekilere iyi hissettirir.

Dr. Duygu Cantekin
Klinik Psikolog, Psikoterapist
http://duygucantekin.com/
https://www.instagram.com/psikologdrduygucantekin/

Önceki İçerikGün gün coronavirus salgınının turizme yansımaları
Sonraki İçerik46 ülkeye daha uçuşlar durduruldu
Klinik Psikolog, Psikoterapist… Dr. Duygu Cantekin 2008 yılında ODTÜ’de Klinik Psikoloji bölümünde yüksek lisansını, 2014 yılında doktora programını tamamlamıştır. 2015-2016 yıllarında Oxford Üniversitesi’nde doktora sonrası araştırmacı olarak çalışmıştır. Türkiye’nin önemli üniversitelerinin psikoloji lisans ve lisansüstü programlarında dersler vermiştir. 2010 yılından beri klinik psikolog / psikoterapist olarak çeşitli kurumlarda çalışmıştır. 2017 yılından itibaren Londra’da kendi kurduğu Psyche Consultancy Merkezinde yetişkinlere, ergenlere, çift ve ailelere psikoterapi hizmeti vermektedir. Ayrıca, üniversitelere, yardım derneklerine ve sivil toplum kuruluşlarına danışmanlık, eğitim ve araştırma hizmetleri sunmaktadır. Dr. Duygu Cantekin Cambridge Scholars Publishing Klinik Psikoloji Yayın Danışma Kurulu üyesidir.