Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan Sümela Manastırı’ndaki tahribat için açıklama

Sümela Manastırı'nda birçok freskin tahrip edildiği iddia edildi.

UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’nde bulunan Sümela Manastırı’ndaki yüzleri parçalanmış freskler hakkında Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Yahya Coşkun önemli açıklamalarda bulundu.

Trabzon’un Maçka ilçesinde, Karadağ eteklerinde yer alan tarihi Sümela Manastırı, 2015 yılında restorasyon çalışmaları nedeniyle ziyarete kapatılmıştı. Geçici olarak 1 yıl süreyle kapatılacağı söylenen manastır ne yazık ki 5 yıl boyunca kapalı kaldı.

28 Temmuz 2020 tarihinde yeniden ziyarete açılan manastırda ortaya çıkan görüntüler ziyaretçileri ve sanat severleri şaşırttı. Bir insan boyunun yetişebildiği neredeyse bütün fresklerin suratları parçalanmış halde bulunduğu Sümela Manastırında, bazı freskler tamamen kazınmış iken, bazılarının üzerine isimler yazılmış.

Birçok freskin tahrip edildiğini söyleyen ziyaretçiler ise yapılan bu tahribatın ne kadar yeni olduğu hakkında fikir yürütemiyor.

Fresklerin tahribat edildiği iddiasıyla ilgili restorasyon çalışmalarının nasıl gerçekleştiğini anlatan Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Yahya Coşkun, şunları söyledi:

Çalışmalarımızı multidisipliner bir şekilde yürüttük

“Etaplama çalışmalarında proje ve programlar belli oldu. Bu program kapsamında şimdi de iskele kalktıktan sonra dışarıdaki frekslerin temizlenmesi işine başlıyoruz. Bu frekslerde öncelikle şunu net olarak söyleyeyim, yakın zamanda yapılmış hiçbir tahribat mevcut değil, söz konusu bile değil. Yakından bakıldığında görülüyor, 1800’lü yıllardan başlayarak 1960’lar, 70’lere kadar muhtelif zamanlara tarihlendirebileceğimiz tahribatlar maalesef ki var. Tarihler yazılmış, tarihler not olarak düşülmüş her dilden, her tarihten tahribatlar mevcut. Bu tür çalışmaları restoratörlerden kimyagerlere, mimarlardan endüstriyel dağcılara kadar multidisipliner şekilde yürüttük.

Yaptığımız tüm müdahaleler kayıtlı durumda

Bütün belgeleme çalışmalarını yaparak hareket ediyoruz. Laboratuvarlarımızdaki arkadaşlarımız, restorasyon ve konservasyon çalışmalarına başlarken hangi tahribatlar yapılmış, hangi müdahaleler yapılmış, hangi dönemde, ne şekilde, ne biçimde bir müdahale yapılmışsa hepsini görsel ve yazılı olarak kayda alıyorlar. Elimizde 1914 yılından başlayarak birçok zamandaki buranın fotoğrafları mevcut. 1980’lerde ve 90’larda çekilen fotoğraflarda da aynı tahribatların mevcut olduğunu görebiliriz. Bu fotoğraflar ve daha önce yaptığımız tüm müdahaleler görsel ve yazılı olarak da kayıtlı durumda bulunuyor.

Yakın bir zamanda yapılmış bir tahribat yok

Hangi tahribatlar var, nerelere müdahale edeceğiz, ne şekilde müdahale edilecek? Bunların hepsinin çalışmaları yapıldı. Özgün harçları yeniden üretmekten tutun renkleri yeniden nasıl tanımlayabiliriz, nasıl aynı şekle getirebilirize kadar laboratuvar çalışmaları yapıldı. Önümüzdeki günlerde de temizlik çalışmalarına, restorasyon ve konservasyon çalışmalarına başlayacağız. Birebir karşılaştırma yaparak üzerindeki tahribatların 1990’larda, 80’lerde de mevcut olduğunu görebiliriz. Yakın bir zamanda yapılmış bir tahribat yok. Zaten müze görevlilerimiz, güvenlik görevlisi arkadaşlarımız, restoratörlerimiz her gün burada, alanda bulunuyor.

Freskler çok dikkatli çalışma gerektiriyor

İnce eleyip sık dokuyarak çok dikkatli çalışmayı gerektiriyor. Özgün harçlarındaki, renklerindeki, motiflerindeki, desenlerindeki bütün kıvrımlara kadar çalışarak ve daha önce belgelendirilmiş olan çalışmalara da bakarak hangi zamanda hangi müdahale yapılmış bunlarla da mukayese ederek yapıyoruz ama en kısa zamanda temizlik çalışmalarını tamamlayacağız.”