Anadolu’nun denize açılan penceresi: Çakraz

Çakraz - Mürde Deniz Berksan

Bozkırda yaşıyorsanız ve İzmirli iseniz eğer; denizden gelen yoğun yosun kokusunu duyarak güne başlamak, hiçbir şey yapmadan oturup sadece dalgaları izlemek ister kimi zaman gönlünüz.

Pandemi nedeniyle bu yaz denize, güneşe, kafa dinlemeye vakit ayıramayan ya da vakti olup da korkan pek çoğumuz gibi sonbaharın bu ilk günlerinde son bir kaçamak yapıp, zihnimi sıfırlamak ve yapabildiğim ölçüde uzaklaşmak istedim…

Çakraz

Ankara’ya 3.5 Saat Uzaklıktaki Cennet

Ankara’da yaşayanlar için, hafta sonu yol ile sizi çok yıpratmayan bir kaçamak yapmak istiyorsanız, kuşkusuz akla gelen ilk 3 rotadan biridir aslında Amasra. Denizi, her daim hafif hafif esen rüzgarı, güler yüzlü halkı ve kısmi de olsa korunabilen tarihi & mimari dokusu ile ilk kez ziyaret eden pek çok kişiyi kendine hayran bırakır bu küçük sahil beldesi. Ancak özellikle bu aylarda, av yasaklarının kalkması ile daha da cazibeli bir hal alan Amasra merkez, hafta sonları, içinde bulunduğumuz koşullarda, bizim tercih etmek isteyeceğimiz sakinlikte olmuyor. Bu öngörü ile yola çıkarken, direksiyonu sadece ismini duyduğumuz Amasra’ya bağlı sahil köylerinden biri olan Çakraz’a doğru kırdık, aradığımız sakinliği bu denli bulacağımızı inanın biz de bilmiyorduk.

İki Dağın Arasında Saklı Bir Vadi

Amasra’yı geçtikten sonra, yarım saatlik bir dağ yolunu daha göze alırsanız, yemyeşil iki dağın arasında denize açılan bir vadi gibi sizi kucaklayan Çakraz sizlere merhaba diyor. Daha çok camping alanları ile meşhur olan bu küçük kasabada çok büyük beklentilere girmezseniz, aile işletmeleri olan pek çok pansiyon da bulabiliyorsunuz. Sezonun kapanması ile şu an yerli halktan başka kimsenin olmadığı bu balıkçı köyü, yaz aylarında da yerli & yabancı karavan ve kamp düşküleri ile daha çok Ankara ve çevresinden gelen İç Anadolulu turistleri ağırlıyor.

Çakraz Yakamoz Balık Evi

Balığa ve Hamura Doymak

Az önce de bahsettiğim gibi, sezonu kapatması ile yerli işletmeciler, yemek konusunda kendi rutinlerinin dışına pek çıkmak istemiyor gibi. Küçük bir Karadeniz Köyü’ne giderken hayallerde canlanan köy ürünleriyle dolu, basit ama lezzetli sabah kahvaltısı, tam da bu nedenden dolayı hayal kırıklığı olabiliyor. Yazıyı okuyup Çakraz’a küçük bir kaçamak yapmak isteyenler için önerim;

Sabahları Gözlemeci Servet Abla’nın incecik el açması gözlemeleri ve tavşan kanı Karadeniz çayı ile güne merhaba demeleri, akşamları ise koyun bir ucunda, dağ yamacına konumlanmış ve tam bir Karadeniz Balıkçısı olarak dekore edilmiş Yakamoz Balık’ta tazecik karides, kalamar, balık ile meşhur Amasra Salatası’nı denemeleri olacak. Ekim sonuna kadar giderseniz hamsi, mezgit ve palamuta doyar, oradan yüzünüzde bir gülümseme ile ayrılırsınız.

Çakraz

Sadece Dur ve Anı Yaşa

Çakraz o kadar küçük ki, sahilde kalmasınız bile denizden çok uzak olma ihtimaliniz yok gibi bir şey. Yaz aylarında, Karadeniz’in dalgaları ile bir sorununuz yoksa belki uzun bir tatil hayal edilebilir; ancak özellikle sonbahar ve kış aylarında 2-3 günlük kaçamaktan fazlası için belki o huzur veren atmosfer sıkıcı olmaya başlayabilir. Bizim gibi hafta sonu için orada olmayı planlıyorsanız; sabahları siz istemeseniz de sizi uyandıran dalgaların sesini biraz dinleyip, sonra sabahın sessizliğinde köyde küçük bir yürüyüşe çıkabilir, rotanızı sahilde bitirip bir anlığına da olsa sadece durup o huzur dolu anı yaşayabilirsiniz. Sıfırlanmak, uzaklaşmak, iç sesini duyabilmek isteyenler için Çakraz tam bir mola yeri.

Mürde Deniz Berksan
İç Mimar