Fransız aktör İstanbul’da balıkçı teknesinde yaşayacak

Gerard Depardieu
Asteriks & Oburiks filminden bir sahne

Türkiye’de Asteriks & Oburiks filmiyle hafızalara kazınan dünyaca ünlü Fransız sinema oyuncusu Gerard Depardieu, doğduğu ülkede çok fazla yaşamak istemediğini daha huzurlu bir yaşam peşinde olduğunu söyledi.

Altın Küre Ödülü sahibi Fransız oyuncu Gerard Depardieu, bundan sonra İstanbul ve Dubai’de yaşamak istediğini söyleyerek herkesi şaşırtan bir karar aldığını açıkladı. Ünlü yıldız film çekmek için Fransa’ya geleceğini ancak doğduğu ülkede çok fazla yaşamak istemediğini ifade etti.

73 yaşındaki sanatçı Depardieu, bu yüzden sahibi olduğu üzüm bağlarını ve Paris’teki evini satışa çıkardığını ayrıca iki büyük balıkçı teknesi aldığını belirterek “Bunlardan birisi Dubai’de, ton balığı avı için kullanılan İstanbul’daki teknemi apartman dairesi haline getirdim” dedi.

Euronews.com‘da yer alan habere göre 2013 yılında Rus vatandaşlığına geçen ve Ukrayna-Rusya krizinin yaşandığı bir dönemde “Rusya’yı ve Rusya’nın bir parçası olan Ukrayna’yı seviyorum” açıklamasında bulunduğu için Ukrayna’da ‘istenmeyen adam’ ilan edilen Depardieu, haftalık L’Obs dergisine yaptığı açıklamada son olarak Birleşik Arap Emirlikleri’nden de pasaport aldığını kaydetti.

Gerard Depardieu Türk vatandaşı olmak istiyordu

2018 yılında Aydınlık gazetesine yaptığı bir açıklamayla Türk vatandaşı olmak istediğini belirtmiş olan Depardieu, o dönemde; Ekim ayında Türkiye’ye geleceğini ve ziyareti sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’la da bir görüşme yapacağını söylemişti.

GERARD DEPARDIEU KİMDİR?

7 Aralık 1948’de Gérard Xavier Marcel Depardieu, Oscar’a aday gösterilmiş, Altın Küre Ödülü sahibi Fransız oyuncudur. 1964’te, oyunculuk öğrenimi gören Michel Pilorgé ile Paris’e gitti. Burada izlediği bir Molière oyunu sonrasında oyuncu olmaya karar verdi. Théâtre National Populaire’de aldığı ücretsiz derslerden sonra, 1966’da Jean-Laurent Cochet’nin yönettiği École d’art dramatique’i bitirdi. Depadieu, yönetmen Claude Regy’nin vasıtasıyla, yönetmen ve senarist Marguerite Duras ile tanıştı ve birkaç yıl içinde onunla birlikte dört film çevirdi. Bu filmlerden Nathalie Granger (1971) ve Les Valseuses (1973), Depardieu’nün tanınmasını sağladı. 1980lerde Depadieu, önde gelen Fransız aktörlerden biri oldu. François Truffaut’nun La Femme d’à coté filmindeki oyunculuğu ile bilinirliği arttı. İlk César Ödülü’nü Le Dernier Métro filmindeki rolüyle kazandı. 1990’ların başından itibaren, Jean Reno ile birlikte uluslararası prodüksiyonlarda kendini kanıtlayan ender Fransız aktörlerden biri oldu.