Yüksek kur, turizm sektöründe kimi nasıl etkiliyor?

Son Güncelleme Tarihi

Türk Lirası’nın dolar ve euro karşısında rekor düzeyde değer kaybetmesi, outgoingcileri kontak kapatma noktasına getirirken incomingcileri şimdilik olumsuz etkilemedi. Otelciler ise maliyetlerinin artmasından şikayetçi.

Türk Lirası’nın dolar ve euro karşısındaki değer kaybı rekordan rekora koşarken outgoing (yurt dışına tur yapanlar) çalışan turizmciler tur satışlarını durdurup müşterilerine paralarını iade etme noktasına geldi. Incoming (yurt dışından ülkemize turist getiren) çalışanlar için ise şimdilik değişen çok fazla bir şey yok.

Sektörünün önde gelen isimleri, kurlardaki rekor yükselişten nasıl etkilendiklerini turizmgunlugu.com’a anlattı.

Tur Andiamo Yönetim Kurulu Başkanı Cem Polatoğlu.

“İPTALLER ÜST ÜSTE GELİYOR, ÖDEDİKLERİNİ MÜŞTERİLERE İADE EDİYORUZ”

Tur Andiamo Yönetim Kurulu Başkanı Cem Polatoğlu:

“Kurlardaki rekor yükselişle birlikte bilhassa outgoing yapan acentalar topu dikmiş durumda! Çünkü şu anda hiç kimse yurt dışı tur almaya yanaşmadığı gibi iptaller de üst üste geliyor. Cezai şart gelmesine rağmen, biz ona katlanarak müşterilerimize paralarını iade ettik. Çok enteresan ama yapacak bir şey de yok. Çünkü bu müşteriler bize yarın da lazım. Dolar ve euro bazında bizden indirim talep eden müşterilerimiz de oluyor ama bunu kabul etmemiz mümkün değil. Çünkü bırakın yurt dışındaki otellere, uçaklara euro-dolar ödemeyi buradan giden tur rehberimize dahi euro ödüyoruz. Bu durumda maalesef yapacak bir şey yok. Rahberimize ya da yurt dışındaki otele ‘Türkiye’de dolar ve euro çok yükseldi, bize indirim yapın’ diyemeyiz ki. Türk gelmezse İtalyan gelir, İtalyan gelmezse Çinli gelir.

“ŞU ANKİ ŞARTLARDA KİMSE YURT DIŞINA GİTMEK İSTEMİYOR”

Outgoing yapan acentalar olarak maliyetlerimiz hep euro bazında olduğu için maliyetlerimizde bir değişme yok. Burada proplem olan tüketicinin alım gücü. O çok azaldı. Tüketicinin ödeme gücü yok artık. Eskiden döviz yükselince orta ölçekli turlar durmuş, alt ve en üst segment yine devam etmişti. Parası olan yine gidiyordu, 300-500 euro olan turlar devam ediyordu… Şimdi onlar da durdu. Yurt dışında bakkaldan aldığınız su 1.5 euro. Eskiden 1.5 euro verip bakkaldan su aldığınızda koymuyordu! Şimdi bu su 10 lira oldu. Türkiye’de 1 liraya aldığınız suyu Avrupa’da 10 liraya alıyorsunuz. Bu yüzden kimse şu anda yurt dışına gitmek istemiyor.

“40 MİLYON TURİST AMA MAALESEF YİNE 30 MİLYAR DOLAR GELİR”

Incoming firmaları açısından ise değişen bir şey yok. Onlar zaten bu sene için bağlantılarını bitirmiş durumda. Eğer kur sürekli böyle yüksek kalırsa, önümüzdeki sene yurt dışından ülkemize daha çok turist gelecektir ama bu, daha çok döviz kazanacağız anlamına gelmez. Nitekim 2016-2018 arası yüzde 28’lik bir kur artışı vardı. Rus ve Alman turist sayısındaki patlamanın nedeni biraz da kurların yükselmesiydi. Ancak baktığımızda 2015 yılında 32 milyon turist getirmişiz ve gelirimiz 30 milyar dolardı. Bu yıl 40 milyon turist getireceğiz ama beklentimiz yine 30 milyar dolar. Çünkü eskiden 1000 dolara gelen turist şimdi 700-750 dolara geliyor. Kârımızda bir değişiklik yok, turist sayısında artış var.

“BU KURLARLA YURT DIŞINDAN DA TURİST GETİRMEK ZORLAŞACAK”

Kurlardaki yükselme belki incomingcilerin işine yarayacak ama turizm öyle bir şey ki alış-veriş durumu. Tarifeli uçaklar için konuşmuyorum, onlar için de aynı durum söz konusu ama
eğer siz yurt dışından turist getirmek için uçak kiralıyorsanız, uçağın bu tarafını da Türkler’le doldurmak zorundasınız ki uçak boş gitmesin. Yoksa 100 euroya mal olacak uçak 200 euroya mal olur. Aradaki farklar çok büyük olur. Avrupalı turist için yeni bir ülke görebilecek kadar büyük farklar. Bu yüzden o fiyatlara yurt dışından turist getiremeyiz. Bu bir alış veriştir. Ben eğer İtalya’dan buraya charterla İtalyan turist getiriyorsam, uçağın boş gitmemesi için mutlaka buradan da Türk turistleri oraya götürmem lazım ki bu uçak benim için rantabl olsun. Yoksa gidişi ya da dönüşü boş uçak çok pahalıdır. Turizmde en pahalı müşteri boş yataktır, boş koltuktur. O yüzden alış veriş açısından kurlardaki yükseliş çok kötü oldu”.

MNG Turizm Turlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hamdi Bağbozan.
“MALİYETLERİMİZ ÇOK ARTTI, ZARARINA YURT DIŞI TURLAR YAPIYORUZ”
MNG Turizm Turlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hamdi Bağbozan

“Kurlardaki yükseliş özellikle yurt dışı turlarda biz ve bizim gibi çalışan firmaları maliyetler bazında çok ciddi anlamda olumsuz etkiledi. Çünkü yurt dışı turları biz neredeyse Kasım ayından beri satıyoruz. Temmuz ve Ağustos aylarındaki yurt dışı turların birçoğunu aylar öncesinden sattık. O zamanki alınan döviz kuruyla şu anda karşı taraf ödediğimiz uçak fiyatıyla, operatörlere ödediğimiz kurlar arasında çok ciddi fiyat farkları oluştu. Neredeyse turu erken satmaktan dolayı zarar etme noktasına geldik. Sonuçta yurt dışı turlara giden grupların uçak biletlerini gitmeden önce kesildiği günkü kurla ödüyoruz. Dediğim gibi turu sattığımız günkü kurla bugünkü kur arasında çok ciddi bir fiyat farkı var. Uçak bileti maliyetinde Türk Lirası bazında ciddi bir artış oldu. Bu anlamda son derece ciddi bir sıkıntı yaşıyoruz.

“YURT İÇİNE TALEP ARTINCA ODA FİYATLARI DA YÜKSELDİ”

Incoming tarafında ise Avrupa piyasasının Türkiye’ye aşırı talebinden dolayı otelciler de iç piayasada fiyat yükseltiyorlar. Çünkü dolulukları arttıkça iç piyasada verilen oda sayılarının kapasitesi düşüyor ve bu da dolayısıyla fiyatlara yansıyor. Tatilciler de ekonomik koşullarda tatil yapma imkanı bulamıyor. Kurlardaki yükselişin böyle de bir ilginç etkisi var. Bir de şu var: Yurt dışı tatili planlayan birçok kişi yurt dışı tatilini iptal ederek Türkiye içinde tatile yöneldi. O nedenle geçmiş yıllara göre yurt içine talep biraz daha fazla oldu.

“PLANLAMALARIMIZDA VE HEDEFLERİMİZDE CİDDİ SAPMALAR OLACAK”

Yurt dışı turlarla ilgili bize ciddi oranda iptaller gelmedi. Bundan sadece 3 ay önce 4.33 olan TL/dolar kuru için şu anda 7.50’yi konuşuyoruz. Dolayısıyla aylar öncesinden bu turları alanlar TL bazında oldukça avantajlı durumdalar. Ama biz ve bizim gibi firmaların maliyetleri çok ciddi oranda arttı. Bu da gelecekle ilgili planlarımızda ve hedeflerimizde çok ciddi değişiklikler yapmamızı gerektiriyor. Çünkü sürekli yükselen bir döviz kuru karşısında insanların satın alma gücü de azalacak. O nedene ileriye yönelik planlamış olduğumuz hedeflerde ciddi sapmalar olacak.

“İNDRİM ANLAMINDA KÜÇÜK JESTLER YAPILIYOR AMA ZARARIMIZ ÇOK BÜYÜK”

Kur etksini absorve etmek için çalıştığımız firmalarla indirim anlamında görüşmeler yaptık. İyi niyetle bazı indirimler oluyor tabii ama bunlar asla zararımızı karşılayacak ölçülerde değil. Çünkü sonuçta biz onlarla euro bazında anlaşma yapıyoruz. Bugün Türk Hava Yolları’na, ‘Ben böyle bir durumla karşılaştım, uçak bileti fiyatımı indir’ diyemiyorsunuz. Avrupa’daki operatöre de durumu izah edemiyorsunuz çünkü euro bazında anlaşmışsınız. Çok küçük jestler yapıyorlar ama bunlar asla zararımızı karşılayabilecek destekler değil. Şu anda sadece müşteriye karşı olan sorumluluğumuzu yerine getirmek için zararına yurt dışı turlar yapıyoruz”.

Sianji Group Yönetim Kurulu Başkanı Recai Çakır.
“DÖVİZDEKİ ARTIŞ MALİYETLERİMİZE VE GİRDİLERİMİZE YANSIYOR”

Sianji Group Yönetim Kurulu Başkanı Recai Çakır

“Yurt dışı turist anlamında turizm için olumlu gibi görünse de makro anlamda Türkiye’deki dengeleri bozduğu için buna dolar kurundaki yükselişe hiç sıcak bakmıyorum. Ayrıca tesislerinin çoğunun borçları dolar ve euro bazında olduğu için, borç anlamında onların yükü artmış oluyor. Beklentimiz enflasyon oranı kadar dövizin artmasıdır. Ama şimdi piyasada dolar ve euro kurunda fiktif bir artış var. Bence bu Türkiye’nin ekonomik durumunu da yansıtmıyor. Türkiye’nin ekonomisi güçlüdür ve bunun karşılığ şu anki kur seviyesi değildir. ABD ile Türkiye arasında siyasi bir gerginlik var. Bunun tez zamanda bitmesini umuyoruz. Normal dengelerin yerine oturması gerekir. Ayrıca sadece yabacı primiyle satış yapmıyoruz. Bir yıl öncesinden TL ile sattığımız konaklayan Türk masafirlerimiz de var. Özellikle Ege Bölgesi neredeyse yüzde 50′ yabancı turiste, yüzde 50’de yerli turistte satıyor. Bir de tabii Türkiye’deki enflasyonist baskı artıyor. Dolar kurunun yükselmesi maliyetlerimizi ve girdilerimizi arttırıyor. Dolayısıyla en doğrusu enflasyon oranı kadar dövizin artmasıdır.

“TÜRKİYE’YE TALEP ZATEN ÇOK YÜKSEKTİ”

Döviz kurundaki bu artış Türkiye’ye olan talebi arttırı mı? Zaten Türkiye’deki talep artmıştı. Çünkü Türkiye her halükarda Avrupa’ya göre zaten en az yüzde 50 ucuzdu. Bir de bunun üzerine ‘Her Şey Dahil’i de ekleyin. Yurt dışında İspanya, İtalya veya Fransa gibi ülkelerdeki 5 yıldızlı otelde ‘Her Şey Dahil’in fiyatı 450-500 euro ike buradaki muadillerinde ise 150 euro civarındadır. Bu manada çok ucuzuz. O yüzden talep artacaktır. Yabancı turiste belki daha fazla alışveriş yapma imkanı sağlayacak. Paranın dışarıdaki karşılığı değerlenecek. O anlamda dövizdeki yükselişin çok fazla etkisi olacağını düşünmüyorum.

“PAZARINA GÖRE KONTRATLARI YÜZDE 5 İLE 15 ARASINDA ZAMLI YAPIYORUZ”

Döviz kurlarındaki yükselişten sonra bizden indirim talebi olmuyor, tam tersine belli bir oranda üstüne koyarak kontratları yapıyoruz. Çünkü zaten fiyatlarımız yüzde 40 aşağıda. O anlamda indirim olacağını düşünmüyorum. Kontralar yapılırken pazara göre yüzde 5 ile yüzde 10 arasında hatta bazı pazarlarda yüzde 15, döviz oranında kontrat yapılıyor. Döviz artmadan önce de Türkiye’ye çok ciddi bir talep vardı ve o talep halen devam ediyor.

“KEŞKE MERKEZ BANKASI 6 AY ÖNCE BU HAREKETLERİ YAPSAYDI”

Kurlardaki artış tabii ki maliyetlerimize yansıyor. Alkol ürünlerinin fiyatlarındaki yükselme, ÖTV farklılıkları, petrol ürünlerindeki fiyat artışı, elektrik fiyatlarındaki artış her geçen gün maliyetlerimizi etkiliyor. Bugün iyi bir haber olarak Merkez Bankası kurlara müdahele etmeye ve artık ‘Ben de varım’ demeye başladı. Keşke bunlar 6 ay önce yapıp bu tür başı boş yükselişlere izin vermeseydi. İnşallah bundan sonra piyasaların dengeleneceğini düşünüyorum. En önemlisi de ABD ile olan gerginliğin bitmesi halinde bu krizin çok büyüyüp derinleşmeden sona ereceğini ümit ediyorum”.