
Last Updated on 12 Aralık 2025 by Turizm Günlüğü
Türkiye’nin en kadim şehirlerinden Mardin, bu kez klasik bir tur programının çok ötesine geçen kültürel miras odaklı özel bir geziyle iş dünyasından misafirleri ağırladı. Mardinli kokartlı turizm rehberi Semire Şineğu’nun rehberliğinde düzenlenen 3 gece 4 günlük kültür mirası turu, katılımcılar için yalnızca bir seyahat değil, insanın kendisiyle ve geçmişle kurduğu derin bir bağa dönüştü.
“Mardin’i özledik, bu kez farklı bir tur yapalım dediler”
Daha önce Mardin’e defalarca gelmiş iş insanlarının, bu kez şehri farklı bir perspektiften deneyimleme talebiyle yola çıktıklarını belirten Semire Şineğu, programın çıkış noktasını şöyle anlattı:
“Misafirlerimiz Mardin’i özlediklerini, ancak bu kez klasik rotaların dışına çıkmak istediklerini söylediler. Bunun üzerine Mardin Karataş Acentası ile birlikte, bölgenin unutulmaya yüz tutmuş kültürel mirasını ve insan hikâyelerini merkeze alan özel bir program hazırladık.”
Deq nakışından Süryani dualarına, Ezidi köylerinden ev sohbetlerine
Tur programı kapsamında misafirler; Viranşehir’de yaşayan Nur’un evinde misafir edildi, Behiyê teyzenin yüzünde adeta nakış gibi işlenen deq (geleneksel dövme) kültürünü yakından tanıma fırsatı buldu.
Haberli Köyü’nde Süryani yurttaş Yuhana ile bir araya gelen grup, kilisede gerçekleştirilen dua saatlerine katılarak Süryani halkının inanç dünyasına doğrudan tanıklık etti. Programda ayrıca, Ezidilerin terk edilmiş köylerine yapılan ziyaretlerle bölgenin çok katmanlı tarihi ve yaşanmışlıkları yerinde aktarıldı.
“Unutulmaya yüz tutmuş mirası yeniden hatırlattık”
Semire Şineğu, turun temel amacının sadece görmek değil, hatırlamak ve hissetmek olduğunu vurguladı:
“Bu topraklarda yüzyıllardır biriken kültür, çoğu zaman sadece taş yapılara indirgeniyor. Oysa asıl miras, insanların hikâyelerinde, dualarında, evlerinde ve yüzlerindeki izlerde saklı. Biz bu yolculukta unutulmaya yüz tutmuş mirası yeniden hatırlattık.”

Katılımcılar: “Bu bir gezi değil, insani bir farkındalık süreciydi”
Geziye katılan misafirler, deneyimin kendilerinde bıraktığı etkiyi duygusal ifadelerle anlattı.
Bir katılımcı, turu şu sözlerle değerlendirdi:
“Harika bir turdu… Bu kadar ince düşünülerek planlanmış olması beni çok etkiledi. Kültür mirası turunun insani duyguları besleyen yönünü fark ettim. Bu, bir yerleri gezmekten çok, bilince açılan bir ara geçiş gibiydi.”
Bir başka katılımcı ise Mardin’i yeniden keşfettiğini belirterek,
“Defalarca geldiğim Mardin’i Semire Hanım’la gezmek bambaşkaydı. Sadece şehir değil, köyler, evler, çay sohbetleri… Kültürün tam içinde olduk,” ifadelerini kullandı.
Mardin’e ilk kez gelen bir misafir de şu değerlendirmeyi yaptı:
“Süryani halkıyla yapılan dualar ve deq yapan kadınlar beni derinden etkiledi. Semire Hanım’ın bilgisi, enerjisi ve samimiyeti sayesinde Mardin benim için unutulmaz oldu.”
“Mardin, Semire Şineğu ile gezilmeli”
Tur boyunca samimi anlatımı, yerel bağları ve insana dokunan yaklaşımıyla öne çıkan Mardinli rehber Semire Şineğu, katılımcılar tarafından turun en güçlü unsurlarından biri olarak gösterildi.
Misafirler, bu deneyimin kendilerine Doğu’nun çok kültürlü yapısını, inanç çeşitliliğini ve insan sıcaklığını yeniden hatırlattığını vurgulayarak, benzer kültürel miras turlarının artması gerektiğine dikkat çekti.



























































