Cem Kınay’dan TÜRSAB’ın Platform Hamlesine Sert Eleştiri: Turizm Yasakla Yönetilmez

Founder | CK Legacy Hotels Vienna kurucusu Dr. Cem Kinay

Last Updated on 30 Ocak 2026 by Turizm Günlüğü

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB), Türkiye’de şirket kuruluşu ve vergi mükellefiyeti bulunmaksızın turizm alanında satış, pazarlama, tanıtım ve rezervasyon faaliyeti yürüttüğü belirtilen yurt dışı merkezli seyahat portallarına karşı hukuki süreç başlattığını duyurdu. Birlik, aralarında küresel seyahat platformlarının da bulunduğu 10 web sitesine erişim engeli getirilmesi talebiyle dava açtı.

TÜRSAB’ın bu adımı, turizm sektöründe geniş yankı uyandırırken, Founder | CK Legacy Hotels Vienna kurucusu Dr. Cem Kınay, konuya ilişkin kaleme aldığı değerlendirmede dikkat çekici bir perspektif sundu.

“Turizm Yasaklarla Büyümez”

Türkiye turizminin son 35 yılına tanıklık ettiğini vurgulayan Dr. Cem Kınay, sektörün hiçbir döneminde yasaklarla büyümediğinin altını çizdi. Kapalı ekonomi dönemlerinden liberal açılımlara, krizlerden rekor yıllara kadar tüm süreçleri yaşadığını belirten Kınay, şu ifadeleri kullandı:

“Turizm hiçbir zaman yasaklarla büyümedi. Booking.com kararından sonra bugün Airbnb, Expedia, GetYourGuide, Viator, Agoda, Hotels.com gibi küresel platformlar için benzer taleplerin gündeme gelmesi, konuyu artık yalnızca acentelerin sorunu olmaktan çıkarmıştır.”

Kınay’a göre bu tartışma; yalnızca seyahat acentalarını değil, otelciden rehbere, küçük tur operatöründen yerel esnafa ve Türkiye’nin küresel rekabet gücüne kadar tüm ekosistemi ilgilendiriyor.

İşte Dr. Cem Kinay’ın sosyal medya hesabından yaptığı o açıklama:

“Turizm Yasakla Yönetilmez”

Türkiye turizminde 35 yılı aşkın bir süredir hemen her dönemi yaşadım.

Kapalı ekonomi dönemlerini de gördüm,
liberal açılımları da,
krizleri de, rekor yılları da.
Şunu çok net söyleyebilirim:

Turizm hiçbir zaman yasaklarla büyümedi.
TÜRSAB’ın geçmişte Booking.com için alınan erişim engeli kararından sonra bugün Airbnb, Expedia, GetYourGuide, Viator, Agoda, Hotels.com ve benzeri küresel platformlar için de benzer taleplerle gündeme gelmesi; meseleyi artık tek başına “acentelerin sorunu” olmaktan çıkarmıştır.
Bu konu bugün:
– Otelcinin,
– Rehberin,
– Küçük tur operatörünün,
– Yerel esnafın,
– Ve en önemlisi Türkiye’nin küresel rekabet gücünün meselesidir.

Bir gerçeği kabul edelim
Dünya değişti.
Turist değişti.
Satın alma davranışı kökten değişti.
Bugün turist, bir destinasyona gitmeden önce:
uçuşunu,
otelini,
deneyimini,
rehberini,
müzesini,
turunu
aynı dijital ekosistem içinde planlıyor.
Bu ekosistemin dışında kalmak demek,
oyunun dışında kalmak demektir.

Asıl sorun ne?
Sorun yabancı platformların varlığı değil.
Sorun kuralsızlık.
Vergi ödemeden, yerel mevzuata tabi olmadan, tüketici hukukunun dışında çalışmak elbette kabul edilemez.
Ama çözüm şu değildir:
“Erişimi kapatalım, sorun çözülsün.”
Bu refleks, kısa vadede bazı kesimleri rahatlatır gibi görünse de;
orta ve uzun vadede Türkiye’yi dijital turizm haritasının dışına iter.

Dünyada uygulanan model ortada
Ülkeler ne yapıyor?
– Küresel platformlardan ülke içinde ofis açmasını istiyor
– Vergi mükellefi olmalarını şart koşuyor
– Tüketici ve rekabet hukukuna tabi kılıyor
– Yerel acentelerle entegrasyonu teşvik ediyor
Yani yasaklamıyor, düzenliyor.

Türkiye’nin ihtiyacı ne?
Türkiye’nin ihtiyacı;
– reflekslerle alınmış yasaklar değil,
– masaya yatırılmış, çağdaş, dijital bir turizm mevzuatıdır.
Bugün hâlâ 20–30 yıl önce yazılmış kurallarla,
2026’nın dijital turizmini yönetmeye çalışıyoruz.
Bu mümkün değil.

Şunu da açıkça söylemek gerekir
Turizmi sadece “acente – platform” ekseninde tartışmak büyük bir hata.
Bu işin içinde:
– Otel yatırımı var
– İstihdam var
– Döviz geliri var
– Marka değeri var
– Ülke imajı var
Ve evet…
Turist yasak olan yere değil, kolay olan yere gider.

Türkiye turizmi bugüne kadar hep vizyonla büyüdü.
Bugün de ihtiyacımız olan şey yasak değil, akıl + deneyim + çağın gereği.

Dr. Cem Kinay