Thomas Cooked… Ya bizimkiler? Yandı kardeşim yandı!

Seventur sahibi Deniz Emin Tüfekçi, kaleme aldığı “Thomas Cooked… Ya bizimkiler?” başlıklı yazısıyla Thomas Cook iflasının yol açacağı zararların boyutlarına dikkat çekti.

İşte Deniz Emin Tüfekçi’nin kaleme aldığı “Thomas Cooked… Ya bizimkiler?” başlıklı yazısı:

—O—

Thomas Cooked… Ya bizimkiler? Yandı kardeşim yandı!

Sadece Thomas değil, iş yaptığı kim varsa ki sadece Türkiye’de onunla çalışan yüzlerce oteli değil, doğrudan çalışmayan ancak Thomas Cook’un yan kuruluşlarından biri olan havayolunun da iflası diğer yabancı tur operatörlerinin taşımayı planladığı müşterilerinin ve artık bir başka hava yolu alternatifinin de kalmadığı gerçeğini göz önünde bulundurursak; artık getiremeyeceğini düşünürse; ilgisiz birçok oteli de sıkıntıya sürüklemektedir.

Zararı o nedenle Thomas Cook ile sınırlı tutmamalı, gerçek yıkıntıyı görmeliyiz.

Zarar doğrudan ya da dolaylı nedenler ile iflasa giden oteller, otobüsçüler, işsiz kalan rehberler, o otellerde dükkan açan girişimciler, kuyumcular, halıcılar, dericiler, tur yapan acentaları görerek belirlenir.

Thomas Cooked!!!

Diyerek alaycı bir üslupla yazdığım başlık, aslında pişmiş tavuğun başına ne geldiyse, yukarıda saydığım iş erbabının da başına gelmiştir.

Thomas Cook’un uçaklarından en az onlar kadar yer almış tur operatörleri de artık önümüzdeki dönemin yolcularını getirememektedir. Thomas Cook uçağını kullanan diğer tur operatörlerinden iptal üzerine iptal yağmaktadır.

Bu turizmde orta boy bir depremdir. Sahil kesimini vurmuştur.

Ne yapılmalı! Sorusunun yanıtı hazırdır.

Büyük depremde ne yapıldıysa, yani 2015/2016 da ne yapıldıysa o yapılacaktır.

Yani hiçbir şey! Göstermelik olarak 3-5 tur operatörüne kaynak aktarıp; uçak başına 6-9 bin dolar verip sanki Türkiye çok pahalı olduğu için gelmiyorlarmış, bari biraz ucuzlatalım! Mantığıyla hareket ederler, hepsi o.

Sadece 200-300 oteli değil, yukarıda kaybı olan, çalışma şansını kaybetmiş çocuklarımızı, gençlerimizi de kapsama alanına alan bir koruma şemsiyesini açmak hükümetin birinci işi olmalıdır.

Suriyeli göçmenlerden esirgenmeyen milyarlarca doların çok az bir kısmı sektöre hibe edilmese bile uzun vadeli faizsiz kredi olarak kullandırılsa, kayıp telafi edilmez ama birçok kurum ve kişinin çalışma olanağı sağlanır; böylece geleceği elinden alınmamış olur.

Haziran sonundan bu yana verdiği servisin karşılığı beş kuruş alamamış, Eylül ortası itibarıyla sezon sonuna kadar dolulukları ve fiyatları yarı yarıya düşmüş, ödemeleri yapamayan, yapamayacak olan kurumları, alacaklı olan tedarikçileri, kurum ve kuruluşlar ile bu depremin yan etkisiyle mekanı, hayali yıkılan insanları da göz ardı etmemek gerekiyor.

2015 krizi ülke ekonomisinden şimdiye dek 100 milyar dolar götürdü; birçok otel yarıdan da düşük fiyatlarla el değiştirirken nitelikli birçok çalışan sektör dışına gitti.

Bunların tekrarlanmasına izin vermeyecek bir siyasi iradeyi, sektörün temsilcisi kuruluşlar tarafından göreve davet etmektir yapılması gereken iş.