SKYhub’dan acentalara Hindistan’da deneyim dolu bir seyahatin anahtarı…

Son Güncelleme Tarihi

Bir birine benzer mimari ve kültürel yapıya sahip Avrupa ülkelerinden sıkıldıysanız, yeni seyahatleriniz için farklılık arayışındaysanız… Gizemli ve egzotik yapısı, sosyo-kültürel zenginlikleriyle, birbirinden farklı lezzetleri ve büyüleyici mimari yapılarıyla, misafirperver ve barışçıl insanlarıyla Hindistan sizlere Namaste* diyor.

3 – 9 Kasım tarihleri arasında destinasyon yönetimi firmalarından SKYhub’ın davetlisi olarak Hindistan Altın Üçgen Turu’nda yer aldım. Oldukça renkli, keyifli ve çok farklı bir deneyimin beni beklediğini farkındaydım.

3 Kasım akşamında Qatar Airways’in Boeing 787-8 tipi geniş gövdeli uçaklarıyla gerçekleştirdiği; Doha aktarmalı Delhi uçuşuyla Hindistan yolculuğumuz başladı. Katar’ın başkenti Doha’da gerçekleştirilen aktarma sonrasında 4 Kasım sabahının ilk saatlerinde Hindistan’ın başkenti Delhi’ye vardık.

Ufak bir not: Hindistan, pasaport kontrolü esnasında turistlerden bir takım pasaport bilgilerinin yanı sırada nerede konaklayacağınıza ilişkin detayların da yer aldığı, ufak bir form doldurulmasını talep ediyor. Acenta ile seyahat ediyorsanız bu form tur rehberiniz tarafından dağıtılacaktır; bireysel olarak seyahat ediyorsanız bu formu pasaport kontrolü öncesinde havalimanındaki desk’lerden temin edebilirsiniz.

DELHİ’DE İLK İZLENİMLER

Delhi’de puslu bir hava karşılıyor bizi; bunun nedeninin ise daha sonra Delhi’nin çevre illerinde yakılan tarlaların olduğunu ve yılın Ekim – Kasım aylarında bu hava kirliliğinin yaşandığını öğreniyoruz.

Havalimanının dışında yerel rehberimiz Palash Suwalka ile buluştuktan sonra transfer aracımıza geçiyor ve Hindistan’ın başkenti Delhi’yi keşfetmeye başlıyoruz.

Gezimiz boyunca, tur rehberimiz Murat Usluer’in ve yerel rehberimiz Palash Suwalka’nın ziyaret ettiğimiz turistik yerlerin ve noktaların dışında Hindistan’ın sosyo-kültürel, dini, ekonomik yapısına ilişkin paylaştıkları anekdotlar, anlatımlar ve satır aralarında kalan ilginç detaylar Hindistan’ı daha iyi anlamamıza ve bilgilerimizi pekiştirmemize önemli katkıda bulundu.

Diğer yandan DMC firması SKYhub’ın oluşturduğu “Hindistan Altın Üçgen” tur paketindeki:

  • Şah Cihan ile Mümtaz Mahal’in dillere destan aşkını ölümsüzleştiren ve “Dünyanın Yeni 7 Harikası” arasında yer alan Tac Mahal’in öyküsünü konu edinen görsel show: “Mohabbat the Taj Show”,
  • Sinema ziyareti ile Bollywood sinemasının vizyondaki filmlerinden birini izleme şansının sunulması
  • Gezi programının son akşamında Hindistanlı bir ailenin evine konuk olma deneyimi

gezi boyunca edindiğimiz bilgileri pekiştirerek; seyahatimizi akıllarda daha kalıcı kılan etkinlikler olarak sıralandı.

Bunlara ilişkin detayları yeri geldikçe sizinle paylaşacağım. Şimdi yolumuza devam etme zamanı…

BİRİNCİ GÜN

İlk ziyaret noktamız Eski Delhi’de yer alan Şah Cihan tarafından yaptırılan Jama Masjid (Cuma Camii), ardından ulaşımda Hindistan’ın sembolü haline gelen rikşalar (tuk tuk) ile Eski Delhi’de kısa bir tura çıkıyoruz.

Jama Masjid’in avlusundan bir görüntü

İkinci durağımız ise Hindistan’ın siyasi tarihinde ve bağımsızlığında önemli bir yere sahip olan ve pasif direnişin sembol ismi Mahatma Gandhi’nin mezarını ziyaret ediyoruz.

İlk günün ikinci yarısında ise yol boyunca Hindistan Kapısı, Başkanlık Sarayı, Parlamento Binası’nı ve çeşitli bakanlık ve kamu kuruluşlarının binalarını geçerek; 1193 yılında yapılan 73 metre yüksekliğe sahip olan Qutub Minar’a (Kutub Minaresi) ulaşıyoruz.  Sonrasında Delhi’de konaklayacağımız 5 yıldızlı Radisson Blu New Delhi otelimize geçiyoruz.

İKİNCİ GÜN

İkinci gün istikamet Altın Üçgen’in ikinci ayağı Pembe Şehir Jaipur…  Racastan Eyaleti’nin başkenti olan Jaipur şehrindeki binaların pembe renkli taşlardan inşa edilmesi, pembe boyalı olması nedeniyle “Pembe Şehir” olarak anılıyor.

Pembe Şehir Jaipur’un hikayesi

İngiltere Prensi Edward’ın Jaipur ziyareti öncesinde pembe rengin dostluğu, konukseverliği simgelediğini öne süren Mihrace Ram Sing; şehirdeki tüm binaların pembeye boyanması talimatını vermiş ve o günden itibaren Jaipur, “pembe şehir” olarak anılmaya başlanmış.

Jantar Mantar Gözlemevi

Jantar Mantar Gözlemevi

Jaipur’daki ilk ziyaret noktamız ise Jaipur Kent Sarayı… Ardından 18. yüzyılda astronomik gözlemler ve astroloji alanında çalışmalar için inşa edilen Jantar Mantar (Gözlemevi)… Buradaki sol ve sağ olmak üzere iki parçadan oluşan ve çok az bir sapmayla saati gösteren güneş saati ziyaretçilerin ilgi odağı oluyor. Güneş saatinin sol bölümü, öğlene kadar olan saatleri; sağ bölümü ise öğleden sonraki saatleri gösteriyor. Jantar Mantar’ın çıkışında ise motorikşa’lara binerek Hawa Mahal’e geçiyoruz. Bugünün son ziyaret noktası ise halı dokuma tesisi oluyor.

Hawa Mahal

 

ÜÇÜNCÜ GÜN

Jaipur’daki ikinci günümüzde ise bizleri bambaşka bir heyecan bekliyor. Amer Kalesi’ne fillerin sırtında çıkıyoruz. Amer Kalesi’ni gezdikten ve gerekli bilgileri aldıktan sonra Amer Kalesi’nden jeep’ler ile iniyoruz. Dört katı, suyun altında en üst katı ise su üstünde kalan Jal Mahal’i fotoğrafladıktan sonra Raj Madir Sineması’na doğru yol alıyoruz.

Bollywood Sineması

1976 yılından beri birçok Bollywood filminin prömiyerinin yapıldığı ve Jaipur’un simgelerinden biri haline gelen Raj Madir Sinema Salonu’nda son günlere damgasını vuran vizyondaki Housefull 4 filmini izliyoruz. Bollywood Sineması’nın vazgeçilmezi olan renkli ve uzun dans sahneleri bu filmde de ön plana çıkıyor. “Ek Chumma” ve “Shaitan Ka Saala” isimli şarkılar izleyiciler tarafından büyük beğeni topluyor.

Merak edenler Housefull 4 filminin fragmanına göz atmak için buraya tıklayabilirler.

Birla Mandir Tapınağı ziyareti

Farklı deneyimleri yaşadığımız, yoğun ve dolu dolu geçen üçüncü günün programı bununla da son bulmuyor. Üçüncü günün son adresi Birla Mandir Tapınağı… Birla Mandir Hindu Tapınağı, adını Birla Ailesi’nden alıyor; Birla Ailesi Hindistan’ın farklı kentlerinde hayır olarak tapınaklar inşa ediyor. Tapınak ziyareti sonrasında Jaipur’da konakladığımız 5 yıldızlı Radisson Blu Jaipur oteline hareket ediyoruz.

DÖRDÜNCÜ GÜN

Altın Üçgeni tamamlamak için son ziyaret edeceğimiz şehir olan Agra’ya doğru yola çıkıyoruz. “Dünyanın Yeni Yedi Harikası” arasında yer alan Tac Mahal ziyaretine saatler kaldı ancak öncesinde yol üzerinde yer alan Ekber Şah’ın 1569 yılında oğlu Cihangir’in doğumu şerefine yaptırdığı ve yapımından 14 yıl sonra terk edilen Fatehpur Sikri’yi ziyaret ediyoruz.

Sonrasında Şah Cihan ile eşi Kraliçe Mümtaz Mahal arasındaki aşkın sembolü Tac Mahal…

Sayılarla Tac Mahal

22 yıllık inşa süresince 20 bin işçinin çalıştığı ve 176 bin 900 metrekarelik zemin alanına sahip yılda yaklaşık 3 milyon ziyaretçiyi ağırlayan Tac Mahal; mermer işçiliği, görkemli yapısıyla ve yan tarafından bakıldığında verdiği simetrik görünüm ile ziyaretçileri büyülüyor.

MOHABBAT TAJ SHOW

Tac Mahal ziyareti sonrasında Agra’da konaklayacağımız 4 yıldızlı The PL Palace oteline geçiyoruz. Kısa bir dinlenme molasının ardından; tur rehberimiz Murat Usluer’in aktardığı bilgileri pekiştireceğimiz Mohabbat Taj Show’u izlemek için yola koyuluyoruz.

Şah Cihan’ın Mümtaz Mahal’e olan aşkını ve eşi için yaptırdığı Tac Mahal’in hikayesini anlatan müzikal gösteri hem gün içerisinde edindiğimiz bilgileri pekiştiriyor hem de renkli kostümleri, muhteşem dans performansları, sahne dekorları ve bu dekorların kısa süre içerisinde seyircilere hiçbir şey hissettirmeden değişimi bizleri ve tüm izleyenleri büyülüyor. Kesinlikle Tac Mahal ziyaretinizin sonrasında bu müzikal gösteriye gitmenizi tavsiye ederim.

BEŞİNCİ GÜN

Sabah Agra Kalesi’ni ziyaretimizin ardından dönüş için yeniden Delhi’ye doğru yol alıyoruz. Son gece konaklayacağımız Holiday Inn New Delhi Mayur Vihar oteline varıyoruz. Ardından Hindistan’daki son gecemizde konuk olacağımız Hint ailesinin evine gidiyoruz.

“İNSANLARI BİRLEŞTİREN DUYGULAR, AYIRAN İSE FİKİRLERDİR”

Konuk olduğumuz aile son gecemizde bizlere unutamayacağımız bir gece yaşatıyor. Hint ailesi, tüm sıcaklığıyla ve Türk insanları ile özdeşleştirilen misafirperverliği artmayacak bir şekilde bizleri ağırlıyorlar. Bu ziyaretimiz bizlere Goethe’nin “İnsanları birleştiren duygular, ayıran ise fikirlerdir” sözünü bir kez daha hatırlatıyor. Kısa süre içerisinde o kadar kaynaşıyoruz ki ayrılık vaktine bir hüzün hakim oluyor.

ALTINCI GÜN

Artık dönüş vakti… Qatar Airways’in Doha aktarmalı İstanbul uçuşu için otelimizden sabahın ilk saatlerinde ayrılıyoruz. Dönüş yolunda SKYhub’ın düzenlediği bu gezinin bana kattıklarının muhasebesini yapıyorum.


HİNDİSTAN’A ÖZGÜ…

Trafiğin korna dili

Hindistan’da trafik oldukça yoğun ve keşmekeş bir yapıya sahip… Sürücüler korna ile anlaştıkları için cadde ve sokaklar korna sesleri ile çınlıyor. Bu duruma kulağınız belli bir süre içerisinde alışsa da Türkiye’den giden biri olarak köküne kadar basılan ve etrafı inleten bir kornanın ardından “Şimdi kavga çıkacak” beklentisine girerken, bir bakıyorsunuz ki iki sürücü de yollarına sakin bir şekilde devam ediyorlar. Hatta Hindistan’da kamyon arkası yazılarında “Horn Please”, “Blow Horn”, “Sound Horn” ibareleri yer alarak; sürücüler sizleri korna çalmaya teşvik ediyor.

Popüler spor: Kriket

Uzun yıllar İngilizlerin sömürgesi altında kalan Hindistan’da kriket en popüler spor olarak ön planı çıkıyor. Birçok ülkede en popüler spor olan futbolun Hindistan’da esamisi okunmuyor.

Rikşalar (Tuk Tuk)

Rikşalar Hindistan’da ulaşımın vazgeçilmez aracı ve sembolü konumunda…


BU SEYAHAT BANA NELER KATTI VE HANGİ KARARLARI ALDIRDI?

  • Öncelikle önyargılara ve kalıp yargılarına kulak verilmemesi gerektiğini, bizzat kendi deneyimlerimizle çıkarımlarda bulunmanın önemini bir kez daha hatırladım.
  • Hindistan’a yönelik başkalarından duyduğum birçok şeyin asılsız olduğunun farkına vardım.
  • Hindistan’da sokakta yatan evsizleri, Jaipur’dan Agra’ya giderken Bangladeşli göçmenlerin yaşadığı bölgeden geçerken tur rehberimiz Murat Usluer’in burada 100 – 150 haneye bir tuvaletin düştüğü bilgisini paylaşmasının ardından bundan sonraki süreçte tüketimlerimi, ihtiyaçlarımı ve tüketim harcamalarımı daha dikkatli bir şekilde gerçekleştirme ve gözden geçirme kararı aldım.
  • Her kültürü, her toplumu entosentrik* bir bakış açısıyla değil kendi değerleri ve sosyolojik yapısıyla değerlendirilmesi gerektiğini ve böylece daha sağlıklı bilgilere ulaşılacağını anladım.
  • Birçok dine, dile, kültüre ve 1 milyar 300 milyon insanın öyküsüne ev sahipliği yapan Hindistan’ın tüm sırlarına, güzelliklerine ve zenginliklerine tek bir ziyaret ile vakıf olunamayacağını anladım.

*Nameste: Merhaba, Güle güle

*Etnosentrizm: Bir kimsenin kendi kültürünü temel olarak alması ve diğer kültürleri kendi kültürü açısından değerlendirmesi ile tarif edilen duygu.