
Last Updated on 6 Nisan 2026 by Turizm Günlüğü
Turizm Sohbetleri’nin özel oturumunda Eski Turizm Bakanı Bahattin Yücel, Orta Doğu’da savaşın Türkiye turizmine etkilerini değerlendirirken krize karşı acil önlemler paketine ihtiyaç olduğunu ve önerilerini sıraladı.
Jeopolitik Riskler Artıyor
Uzaması beklenmeyen ancak kalıcı bir krize dönüşen savaşın, Türkiye’yi Rusya-Ukrayna Savaşı sürecinden daha ağır etkilediği ifade ediliyor. Bölgedeki güç dengeleri, Karadeniz’de NATO ile Rusya arasındaki gerilim ve Orta Doğu’daki gelişmelerin turizm hareketlerini doğrudan etkilediği belirtiliyor.
Bu çerçevede, Türkiye’nin Montrö Sözleşmesi ile elde ettiği Boğazlar üzerindeki kontrolün stratejik önemi bir kez daha gündeme geliyor. Yücel, bu yetkinin bölgesel denge açısından kritik bir rol oynadığını vurguluyor.
Turizm Ekonomisi Baskı Altında
Türkiye ekonomisinde turizmin yaklaşık %13’lük paya sahip olduğu ve en yüksek net döviz girdisi sağlayan sektörlerden biri olduğu hatırlatılıyor. Ancak mevcut ekonomik politikalar ve kur dengesi nedeniyle sektörün gelirlerinin baskı altında olduğu ifade ediliyor.
Yücel konuşmasında, savaş öncesinde de Türkiye turizmini etkileyen yapısal sorunlar bulunduğunu belirterek yarattığı sonuçları sıraladı.
- Turizm istatistiklerinde uluslararası kriterlerin dışına çıkılması ve gerçek tabloyu perdelemesi,
- Döviz kurunun düşük tutulması ve yüksek enflasyonun karlılıkları azaltması
- Konaklama sektörünün kredi borçlarında ciddi artış…
Savaşla birlikte bu sorunlara yenilerinin eklendi:
- Ana destinasyonlar dahil tüm ülkede dolulukların düşmesi, rezervasyonlarda durgunluk ve iptaller
- Sezonun geç açılması riski
- Yüksek faiz ve kredi stokunun yaratabileceği sorunlar nedeniyle tesislerde kapanma ve el değiştirme tehlikesi
- Ve sonuç olarak doğrudan ve dolaylı olarak milyonlarca çalışanın işsiz kalma durumu.
Çözüm için 3 Kritik Öneri
Bahattin Yücel, turizmin sürdürülebilirliğini sağlamak için üç maddelik acil önlem paketi önerisinde bulunuyor:
1. Otel Borçlarının Yeniden Yapılandırılması
Konaklama sektörünün artan borç yüküne karşı, Türkiye Varlık Fonu aracılığıyla banka alacaklarının devralınması ve karşılığında otellerden hisse alınması öneriliyor. Bu modelle iflasların önüne geçilmesi hedefleniyor.
2. Çalışanların Desteklenmesi
Turizm çalışanlarının SGK primleri ve vergi ödemelerinin faizsiz ertelenmesiyle istihdamın korunması amaçlanıyor.
3. İç Turizmi Canlandıracak Model
Fransa örneğine benzer şekilde, şirketlerin çalışanlarının tatil harcamalarını karşılaması ve bu giderleri vergiden düşebilmesi öneriliyor. Bu sayede hem iç turizmin desteklenmesi hem de düşük sezonların değerlendirilmesi planlanıyor.
Sektörde Dönüşüm İhtiyacı
Yücel, mevcut krizle birlikte turizm sektörünün sadece ekonomik değil, yapısal bir dönüşüm sürecine de girmesi gerektiğini belirtiyor. Kitle turizmi modelinden daha deneyim odaklı ve bireysel seyahat anlayışına geçişin kaçınılmaz olduğu ifade ediliyor.
Alınacak önlemlerle sektörün ayakta kalabileceği vurgulanırken, gerekli adımların atılmaması durumunda turizmin Türkiye ekonomisi için ciddi bir risk unsuru haline gelebileceği uyarısı yapılıyor.
Turizm sektöründeki son dakika gelişmeleri, güncel turizm haberleri ve sektörel analizler için Turizm Günlüğü’nü takip etmeye devam edin.














































