
Last Updated on 22 Mayıs 2026 by Turizm Günlüğü
Turizm eski Bakanı Bahattin Yücel, Orta Doğu’da süren İran-İsrail-Amerika eksenli çatışmanın turizm sektörüne olan etkilerini değerlendirdi.
Turizm Sohbetleri YouTube programında soruları yanıtlayan Turizm eski Bakanı Bahattin Yücel, çatışmanın başlangıçta kısa sürede sonuçlanacağı yönündeki beklentilerin gerçekleşmediğini belirtti. Yücel, Rusya-Ukrayna savaşında da benzer bir stratejik öngörü hatası yapıldığını hatırlatarak, dış müdahalelerin çoğu zaman beklenen siyasi sonuçları üretmediğini ifade etti.
“Bu sadece bölgesel bir savaş değil”
Yücel, Orta Doğu’daki çatışmanın yalnızca İran, İsrail ve ABD ekseninde değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Yücel’e göre süreç, Çin ile Batı arasındaki ekonomik rekabetin bir uzantısı niteliği taşıyor. Çin’in enerji bağımlılığına dikkat çeken Yücel, küresel enerji kontrolünün çatışmanın temel dinamiklerinden biri olduğunu söyledi.
“İran’a saldırı rejimi zayıflatmadı, tam tersine güçlendirdi”
Batı’nın İran’da rejim değişikliği beklentisinin gerçekleşmediğini ifade eden Yücel, dış müdahalelerin çoğu zaman hedeflenen siyasi sonucu üretmediğini belirtti. Yücel, İran örneğinde olduğu gibi dış tehdit algısının mevcut yönetimleri daha da konsolide ettiğini söyledi.
“İsrail’in dokunulmazlık algısı zedelendi”
Savaşın en önemli sonuçlarından birinin İsrail’e yönelik algı değişimi olduğunu ifade eden Yücel, İsrail’in uzun yıllardır sahip olduğu “dokunulmaz güç” imajının ciddi şekilde sarsıldığını dile getirdi.
Petrol fiyatları ve ekonomik kazanç iddiaları
Programda savaşın ekonomik boyutuna da değinildi. Yücel, petrol fiyatlarındaki sert yükselişin bazı çevreler için büyük kazançlar yarattığına dair iddiaların gündeme geldiğini belirtti. Petrol fiyatlarının 60 dolardan 120 dolar seviyelerine yaklaşmasının küresel ekonomide önemli etkiler oluşturduğunu söyledi.
Turizm sektörüne etkiler: “Maliyetler ve ulaşım zinciri baskı altında”
Yücel’e göre çatışma, turizm sektörünü özellikle üç alanda etkiliyor: Enerji ve yakıt maliyetleri, hava yolu operasyon giderleri ve küresel ulaşım bağlantıları.
Körfez ülkelerinin önemli hub merkezler olduğunu vurgulayan Yücel, özellikle uzun mesafeli uçuşların maliyet baskısı altında kaldığını ifade etti.
“Türkiye algı açısından risk bölgesine yakın”
Türkiye’nin coğrafi olarak çatışma bölgesine yakın olmasının turizm algısını etkileyebileceğini belirten Yücel, güvenlik algısının turizmde belirleyici faktör olduğunu söyledi. 1990 Körfez Savaşı döneminde oluşan “bölgesel risk algısı”nın benzerinin yeniden ortaya çıkabileceğini ifade etti.
Ekonomik sorunlar turizmi zorluyor
Türkiye turizminin en önemli sorununun ekonomik yapı olduğunu belirten Yücel, kur ve enflasyon arasındaki dengesizliğin sektör üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Otellerin maliyetlerinin hızla arttığını ancak fiyatlama tarafında aynı esnekliğin sağlanamadığını ifade etti.
“Rezervasyonlarda durgunluk var”
2026 sezonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yücel, birçok pazarda rezervasyon akışının yavaşladığını ve kontenjan azaltmalarının gündeme geldiğini belirtti. Rusya pazarının Türkiye için hâlâ kritik önem taşıdığını ancak bu pazarda da ekonomik belirsizliklerin etkili olduğunu söyledi.
Türkiye fırsat yakalayabilir mi?
Yücel, teorik olarak Orta Doğu’daki boşluğu Türkiye’nin doldurabileceğini ancak bunun için güçlü bir yatırım ortamı, hukuki güvence ve uluslararası standartlara uyum gerektiğini vurguladı. Mevcut koşullar altında bunun zor olduğunu ifade etti.
“İmaj sorunu büyüyor”
Yücel ayrıca, Avrupa basınında Türkiye ile ilgili olumsuz haberlerin arttığını belirtti. Güvenlik, fiyat algısı ve denetim eksikliklerine ilişkin haberlerin turizm talebini etkilediğini söyledi.
Program sonunda Yücel, turizm sektörünün hem jeopolitik gelişmelerden hem de ekonomik koşullardan doğrudan etkilendiğini vurguladı. Turizm Sohbetleri, Orta Doğu’daki çatışmanın küresel turizm dengelerine etkisinin süreceği değerlendirmesiyle sona erdi.


















































