Coğrafi işaretli bölgelerde tanıtım ve pazarlama

Günümüz turizm hareketlerinde, kültürel ve geleneksel değerler önem kazanmaya başlamış ve ziyaretçi tercihleri bu doğrultuda yerel değerlerine sahip çıkan bölgelere doğru yön değiştirmeye başlamıştır.

Son zamanlarda destinasyonlar; kültürel miras öğelerini ve geleneksel değerlerini pazarlama faaliyetlerinin odak noktası haline getirmeye başlamışlardır. “Kültür Turizmi” başlığı altında üretilen politika ve uygulamalar, yöresel değerlerin tescillenip turizm sektöründe yeni pazarlama alanı olarak kullanılması, dünya ülkelerinin sıkça izlediği ulusal turizm politikalarından biri haline gelmiştir. Kültür ve Gastronomi Turizminin tanıtım ve pazarlamasına yönelik faaliyetlerde ‘Coğrafi İşaretli Bölgeler’ büyük avantajlara sahip bulunmaktadır.

COĞRAFİ İŞARET NEDİR?

Türk Patent ve Marka Kurumu verilerine göre il bazında coğrafi işaret sıralamasında Şanlıurfa, 27 patentle ilk sırada yer almaktadır. Şanlıurfa’yı Gaziantep takip etmekte, listede baklava, fıstık, muska, kutna kumaşı gibi 24 ürünlerle yer almaktadır. İzmir, ege inciri, Bergama halısı ve boyoz gibi 17 ürünle üçüncü sırada bulunmaktadır.

‘Coğrafi işaretler’ bir ürünün, belirli bir ülke, yöre veya bölge ile bağlantısını ifade eden sembollerdir. Bu işaretler, söz konusu yöreye özgü doğal ya da insan faktörlerinden oluşan özelliklerin ürüne kazandırdığı nitelik ve kalite itibariyle bölge ürünlerinin benzer ürünlerden ayırt edilebilmesini sağlamaktadır. Coğrafi işaret, tüketiciler için ürünün kaynağını, karakteristik özelliklerini ve ürünün karakteristik özellikleri ile coğrafik konumu arasındaki bağlantıyı gösteren ve garanti eden kalite işaretidir. Coğrafi işaret tescili ile kalitesi, gelenekselliği, yöreden elde edilen ham maddesi ile yerel niteliklere bağlı olarak belli bir üne kavuşmuş ürünlerin korunması sağlanır. Kısaca Ülkenin milli ve kültürel değerlerinin korunması, şeklinde izah edilebilir.

GASTRONOMİ TURİZMİ

19.yüzyil sonunda Charles Monselet’in “bütün şart ve yaşlarda tadılabilen yaşam sanat’ı” olarak tanımladığı gastronomi, aslında birçok kişi için yaşamın mutluluğa açılan penceresi olarak görülmektedir. Kimileri içinse insanlığın vazgeçilmezi olan sağlık unsurunun temel taşı olarak kabul edilmektedir. Gastronominin bu hayati unsurların giriş kapısı olması; onu insanlık tarihi için nesilden nesile aktarılacak bir bilim haline getirmiştir. Gastronominin turizm olup olmadığı halen tartışılıyor olsa bile; turizmin “DENEYİM” ve “KATILMA” gibi unsurlarını fazlasıyla bünyesinde barındırdığı bir gerçektir.

Türkiye, 2 bin 205 çeşit yöresel yiyecek ve içecek çeşitliliği ile çok lezzetli bir ülke mutfağıdır. Yeme-içme bilimi anlamındaki GASTRONOMİ son dönemlerde özel ilgi turizm ile birlikte sıkça duyulan bir kavramdır. Bu kavram her ne kadar kültür turizmi bünyesi dâhilinde değerlendiriliyor olsa bile, yeme-içme faaliyetleri insanların belirli bir bölgeyi ziyareti esnasında genellikle ikincil veya diğer alt amaçlar olarak ortaya çıkmaktadır.
Ancak son zamanlarda tercih edilen bölgelerin yerel yiyecek ve içeceklerinin hazırlanması, pişirilmesi ve sunumu ile ilgili oluşturulan özel ilgi turları ile ilk tercih olarak alternatif turizm çeşitleri arasında yerini almıştır.

COĞRAFİ İŞARETLİ BÖLGELERDE TANITIM VE PAZARLAMA

Destinasyon olarak adlandırılan turizm bölgeleri turistlerin seyahat programlarına, kültürel geçmişlerine, ziyaret amaçlarına, eğitim düzeylerine veya onların geçmiş tecrübelerine dayanan bir kavramdır. Destinasyonda sunumu yapılan tüm mal ve hizmetler tüketici tarafından destinasyonun markası ile ilişkili olarak algılanır ve destinasyon markası altında tüketilir.

Günümüzde özellikle gastronomi turizmi, eko-turizm ve özellikle yardımcı turistik ürünlerin iyi bir şekilde oluşturulması, yönetilmesi, tanıtılması ve pazarlanması gerekir. Kayda değer çeşitliliğe sahip yöresel yiyecek ve içecek kültürünün yardımcı ürün olması bir gerçektir. Özgün coğrafi geçmişe sahip yiyecek çeşitleri özellikle coğrafi işaret tescili almış ürünler ile bölge imajının güçlendirilmesi, markalaşmayı ve bölgesel turizmin gelişmesine ve kırsal kalkınmaya katkıda bulunacaktır. Bu durum özellikle bölgesel/yerel yemekler ve bu bölgelere merak duyan insanlar açısından büyük önem taşıyacağı muhakkaktır.

Coğrafi işaretli ürünler, destinasyon imajını güçlendirerek, markalaşmayı ve bölgesel turizmin güçlendirilmesine hizmet etmektedir.

Türkiye’de coğrafi işaretli ürünlere ait tescil belgeleri incelendiğinde en fazla coğrafi işaret tescili bulunan illerin başında sahip olduğu zengin mutfak kültürü, misafirperverliği ve geleneksel ürünleri ile gastronomi turizminin önemli merkezlerinden Şanlıurfa ve Gaziantep illerinin başı çektiği görülmektedir. Bu illeri doğal ve tarım ürünleri ile ön plana çıkan İzmir takip etmektedir. Bu durum özellikle yöresel mutfaklara merak duyan ilgililer açısından büyük önem taşımaktadır. Destinasyondaki geleneksel ve yöresel ürün potansiyelinin zenginliği bölgesel kalkınmaya katkı sağlayarak yöre insanının da refah seviyesinin artmasına yol açmaktadır. Coğrafi işaretli ürünler; geleneksel üretimi teşvik etmesi, geleneksel yaşam kültürünü ve bu kültürün sunduğu ürünleri koruması ve bunları tanıtarak ürünle özdeşleşmiş bölgeye turist çekmede etkili olması itibariyle bölgesel turizm ve destinasyon pazarlamasında önemli bir işlev üstlenmektedir. Coğrafi işaretli ürünler insanların tercihlerini yönlendirerek, bu ürünlere olan talebi etkilemeli ve o ürünü diğer ürünlerden ayırt etmesini sağlayarak ürüne bir kimlik kazandırılmalıdır.

Buradaki öncelikli amaç Türkiye’nin tescilli coğrafi işaretlerinin (yerel el sanatları, gastronomi, gelenek ve görenekler, yerel yaşam tarzları ve yerel semboller) turizm ürünü olarak harekete geçirilmesi hem yerli hem yabancı turistleri Türkiye’nin farklı özelliklere sahip bölgelerine çekmektir. Bu aşamada coğrafi işaretli ürünlerin bölgesel kalkınma aracı olarak kullanılması sağlanmalıdır. Destinasyon pazarlaması; bir coğrafi alanın kendine has özellikleri ve çekiciliklerine uygun olarak oluşturulan destinasyon marka ve kimliğinin, o destinasyonu tercih etmesi beklenen potansiyel hedef kitlelere yönelik olarak etkin iletişim çalışmaları ile daha çekici hale getirilmesini amaçlayan faaliyetler bütünü olarak tanımlanmaktadır.

Coğrafi işaretli ürünler destinasyon pazarlama stratejileri kapsamında marka imajı ve marka kimliği ile ilişkilendirilerek destinasyonların üzerinde önemle durulduğu konular arasında yer almalıdır. Yukarıda bahsedilen tüm faaliyetler Ülke genelinde ve Uluslararası platformda yerel yönetimler, Sivil Toplum Örgütleri, çeşitli dernekler ve federasyonlar, aşçılar, yazarlar görsel, yazılı ve sosyal medya ile seyahat acenteleri işbirliği ve aracılığı ile yapılmalıdır.

Günümüz küresel dünyasında yerel miras ve kültürel değerlerin tescillenme yolu ile korunarak geleceğe aktarılması açısından destinasyon isimleri ile anılan coğrafi işaretli ürünler marka kimliği ve imajı açısından önem taşımaktadırlar. Destinasyon pazarlamasına konu olan bu ürünlerin coğrafi işaret sistemi içerisinde korunuyor olması, coğrafi işaretlerin destinasyon markalamasında etkin bir rol oynayabileceğinin en önemli göstergelerinden biridir. Çünkü sahip oldukları ürünleri diğerlerinden farklılaştırarak sunmayı başarabilen destinasyonlar rekabet avantajına sahip olacaklardır.