Antalya’da yaz bitti! Turizm tarihinin en zor kışı başlıyor

Avrupa’da başlayan ikinci dalganın etkisi Türkiye’de erken hissedilmeye başladı. Özellikle Avrupa ülkelerinden Antalya’ya gelen uçuşlarda ciddi düşüşler yaşanması kadife sezonun erken kapanmasına yol açtı. Şairin dediği gibi “yaz bitti!” Ve turizm sezonunun en zor kışı başlıyor. Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz bu durum hakkında “Kemerleri bağlayın, inişe geçiyoruz” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Recep Yavuz, yazısında “şimdi önümüzde çok zor geçecek bir kış dönemi var. Bu turizm tarihinin en uzun kışı olacak. Esas mücadele şimdi başlıyor, bir yandan artan korona vakaları, diğer yandan yaprak kıpırdamayacak olan en az 5 aylık bir dönem…Herkes için zor bir süreç” olacağına dikkat çekti.

Recep Yavuz’un kendi blog’unda yer verdiği “Kemerleri bağlayın, inişe geçiyoruz” başlıklı yazısı şu şekilde:


                KEMERLERİ BAĞLAYIN, İNİŞE GEÇİYORUZ

Eğrisi ile doğrusu ile, günahı ile sevabı ile turizm tarihinin en zor sezonunun sonuna geldik. Zira 19 ekim günü pilot bu türbülansı bol uçuşta inişe geçildiğinin anonsunu yaptı. Gelişler sert bir şekilde azaldı. Ekim başından beri günlük ortalama 30 bin civarında gerçekleşen gelişler, 19 Ekim itibarı ile yarı yarıya indi. 19 Ekim 2020 günü Antalya havalimanına yurt dışından 15.183 misafir geldi. Geçen sene 19 Ekim günü 62.525 -Gazipaşa dahil- misafirimiz gelmişti. Son günlerdeki gelişlere göre görünen o ki artık inişe geçtik.

Antalya İl Kültür Turizm Müdürlüğü verilerine göre son dört günün geliş sayıları şu şekilde gerçekleşti;

19 Ekim:15.183

20 Ekim:12.352

21 Ekim:15.536

22 Ekim:13.874

Düşüş, sezonun sonuna gelinmesinin doğal bir sonucu olmakla birlikte, İngiltere‘nin 3 Ekim kararını bir kenara bırakırsak, yoğunluğu sağlayan Rusya ve Ukrayna uçuşlarının azalmasından kaynaklanıyor.

YÜKSEK SEZON 9 HAFTA SÜRDÜ

Bu yıl sezon Ağustosun ikinci haftası başlayıp, Ekimin 3. Haftasında neredeyse bitti ve yaklaşık 2,5 ay sürdü. Bu, sadece turizm sektörünün en düşük volümlü yılı değil, aynı zamanda en kısa yılı oldu. Kelebek ömrü gibi bir sezon yani.

Zayiat az değil… %80 turist kaybı, %70 gelir kaybı…

Yıl sonunda geçen seneye göre Antalya’da % 80 turist kaybı gerçekleşecek gibi gözüküyor. Türkiye genelinde Geçen seneye göre %75 civarında daha az turist gelişi olacak gibi.

Bu düşüşün turizm gelirine yansıması da neredeyse aynı derecede gerçekleşecek.

Kabataslak bir öngörü ile;

Bütün dünyayı etkileyen Korona sezonunda Turizm gelirimiz 10 milyar dolar civarında kalacak.

Geçtiğimiz yıl 34,5 milyar dolar olan gelirimiz, %70 düşecek.

Kayıp, 25 milyar dolar civarında.

Antalya tüm Türkiye’ye umut oldu

Her şeye rağmen bir çok ülkenin sezon esnasında pes edip sahadan çekildiği bir dönemde Antalya’ya 3,5, Türkiye’ye 10 milyon üzerinde turist gelmiş olması ve Türkiye’nin turizm treninde kalması sadece ülkenin geliri açısından değil, aynı zamanda yüzbinlerce turizm çalışanının gelecek için umut ışığı olacak.

Kapanan destinasyonların eskiye dönmesi zaman alacak

Dünya genelinde bir çok turizm destinasyonu dükkanı süresiz kapatırken, Antalya’nın ayakta kalması gelecek yıllar için büyük önem taşıyor. Zira kapatılanların tekrar eskiye dönmesi kolay olmayacak.

Sular çekildiğinde ayakta kalanları göreceğiz

Sular çekildiğinde sadece hasarları değil, aynı zamanda ayakta kalanları da göreceğiz. Bunların başında Antalya olacak.

Turizm tarihinin en zor kışı başlıyor

Şimdi önümüzde çok zor geçecek bir kış dönemi var. Bu turizm tarihinin en uzun kışı olacak. Esas mücadele şimdi başlıyor, bir yandan artan korona vakaları, diğer yandan yaprak kıpırdamayacak olan en az 5 aylık bir dönem…Herkes için zor bir süreç..

Dün Antalya Kent Konseyi olarak ziyaret ettiğimiz Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan “aşı bulunsa bile 2021 de bunun herkese uygulanması çok zor“ dedi. Zaten planlamaların çoğu 2022 yılı için kurgulanıyor.

2021’in bizi gafil avlayan 2020’den daha zor olacağını düşünmüyorum

Bu konuda yurt içi ve yurt dışından bir çok farklı ve hatta birbiri ile çelişen bir çok görüş okuyorum. Bu ortamda öngörü çok zor. Falcıya gitsek, falımıza bakmaz. Ama ben yaşadıklarımızdan yola çıkarak 2021’in bizi gafil avlayan 2020’den daha zor olacağını düşünmüyorum. Hele de yaz tatili yapamayıp, bir de uzun kış aylarını evine kapanarak geçiren Avrupalıların güneşin ilk ışıkları ile maskelerini takıp güneşe koşacağını kestiriyorum. Artık herkes virüsü tanıdı ve ne gibi önlemler alması gerektiğini az çok biliyor.

Bundan sonraki birkaç yılımız Korona ile birlikte sürebilir.

Buna alışacağız.