Yeni turizm stratejimiz; varlıklı turisti çekmek olmalı!

Varlıklı yabancı turistleri kaçırdık. Arap turiste razı olduk. Şimdi yerli turistlerle turizm sektörünü kurtarma arayışındayız.

Dünya Gazetesi köşe yazarlarından Güngör (Tevfik Güngör) Uras’ın bugünkü yazısı turizm sektörünün yeni stratejisi üzerine. Bu yeni stratejiyi Uras, kısaca şöyle özetliyor: Olan oldu. Önümüze bakalım. Yeni bir turizm stratejisine ihtiyacımız var. Yeni strateji varlıklı turisti ülkeye çekmek olmalıdır. Uras’ın yazısı şöyle devam ediyor:

“Turizm sektörü döviz getiren bir sektör. Turistik tesislerimizin çoğu rakip ülke tesislerinden çok daha kaliteli.

Her şey dahil uygulaması olan ve orta gelir grubu müşteri ağırlayan turistik tesislere varlıklı yabancı turistin gelmeyeceğini düşünemedik.

Devlet Planlama Teşkilatı’nda turizm uzmanı olarak çalışan, daha sonra Birleşmiş Milletler adına değişik ülkelerde turizm politikalarının oluşturulmasında görev alan Dr.Tunay Akoğlu, varlıklı yabancı turisti cezp etme konusunda uyarılarda bulunuyor.

Dr.Tunay Akoğlu diyor ki, satın alma gücü yüksek turistler şimdilerde Güney Fransa ve İtalya gibi “klasik” tatil yöreleri dışında Hep yeni tatil yörelerine gitmeye başladılar.

Dünyada son on – onbeş yıldan beri en zengin tabaka turist çeken özel “exclusive” tatil yöreleri arasında (maalesef) Antalya’nın veya Bodrum’un adı geçmiyor.

Satın alma gücü yüksek turistlerin şimdilerde tatil için seçtikleri yeni tatil yöreleri;

Seychelles ve Maldives (Hint Okyanusu)

Bali (Endonezya)

Pattaya ve Phukhet (Tayland)

Marakesh (Fas)

Formentera (İspanya),

Sharm el Sheikh ve Hurghada (Mısır).

Bu yerler tabii ki, Güney Fransa ve İtalya vs gibi ülkelerdeki klasik yerlerin dışında yep yeni yerler.

Varlıklı yabancı turist her şeyden önce “Discretion” (Ketumiyet) arar. Kendinin ve eşlik edenlerin, yaptığı harcamaların, eğlenme eğilimlerinin, özel – kişisel atipik niteliklerinin gizli kalmasını ister.

Kendisinden kaynaklanan PR veya reklam – tanıtım yöntem ve aksiyonlarının dışında, haber veya yayın organlarından kaçınmasını sever.

Yaptığı veya yapacağı harcamalar karşılığında en yüksek kalitede servis – hizmet bekler.

Kullandığı konaklama, yeme içme veya eğlence ve benzeri yerlerinde özel mekanlar arar, Rezerve yerler ister. Kalabalıktan uzak kalmak ister.

Çok kez şımarıktır. Aşırı veya çok özel sıra dışı isteklerinin de gene ketumiyet içinde yerine getirilmesini bekler.

Geçici olarak ziyaret edeceği ülke, bölge veya yerlerin emniyetli, güvenilir, fazla bürokratik olmamasını arzu eder.

Bazı durumlarda, turist olarak gezdiği yerlere alıcı gözü ile de bakar ve resident olarak oraya yerleşmeyi de düşünebilir. Bu karar mekanizmasında, özellikle vergi konusu, emniyet ve ketumiyet en önde yer tutar. Ancak, emekli veya orta sınıf resident’lardan başka olarak veya ayrı olarak tutulmasını bekler.

Moda olan yerlere gitmeyi sever. Çok kez; sinema, spor, TV, politika, sahne, gibi alanlarında isim yapmış kişilerin gittikleri yerleri seçme eğilimindedir.

Turist olarak kaldığı yerlerde ortaya çıkabilen her türlü doğal veya doğal olmayan olaylardan hemen etkilenir ve onlardan hemen ve süratle kaçar. Aslında en önemli olan nokta ve gerçek bu tür turistlerin aynı yöreye veya yere tekrar gelmesini sağlamaktır.

Dr. Tunay Akoğlu’nun sıraladıklarına bakalım, buna göre durum tespiti yapalım.

Tatilleri uzatarak, yerli turistlerin turistik tesislerde kalmasını teşvik ederek turizm sektörünü kurtaramayacağımızı bilelim.