Hasankeyf’in 12 bin yıllık tarihi kapitalist rantçılığa kurban mı oluyor?

Ekoloji Birliği, Batman’a bağlı, iki yakasını Dicle’nin ayırdığı tarihi bir ilçe olan Hasankeyf ile ilgili Ilısu Baraj Projesinin devamı konusunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) verdiği olumlu karara tepki gösterdi.

Ekoloji Birliği, AİHM’in Hasankeyf kararı ile ilgili yaptığı yazılı açıklamada “Uluslararası evrensel hukukun merkezi olarak görülen AİHM’in bu kararı, tarihsel – kültürel ve ekolojik anlamda çok büyük bir öneme sahip Hasankeyf’in, kapitalist rantçılığa kurban edilmesi sürecindeki son darbedir. AİHM’nin bu kararı birçok yerde, devletlerin ve şirketlerin tarihsel ve kültürel mekânlara yönelimini cesaretlendirecektir” dedi.

AİHM’in verdiği kararın kabul edilemez olduğunu vurgulayan Ekoloji Birliği’nden şu yazılı açıklama yapıldı:

“Uluslararası evrensel hukukun merkezi olarak görülen AİHM’in bu kararı, tarihsel – kültürel ve ekolojik anlamda çok büyük bir öneme sahip Hasankeyf’in, kapitalist rantçılığa kurban edilmesi sürecindeki son darbedir. AİHM’in bu kararı, ekolojiyi ve insanlığın ortak kültürel mirasını korumak yerine, devletlerin ve şirketlerin ‘kalkınma ve enerji ihtiyacı’ taleplerinin daha çok önemsendiğini ortaya koyuyor. Bu kararın, davanın başvurusundan 13 yıl sonra, yani baraj inşaatının son aşamasında verilmesi, sergilenen tavrı daha da netleştiriyor. İç hukuk yolu olarak, Türkiye mahkemelerinde açılan davalarda da başından beri ‘kalkınma ve enerji ihtiyacı’ taleplerini gözeten bir yaklaşım sergilenmiştir. İnsan haklarının korunmasında kendisini merkez sayan AİHM gibi bir kurumun verdiği kararın gerçekte neyin belirleyici olabileceği konusunda kaygı vericidir. Bu doğrultuda tarihsiz, kültürsüz ve doğasız yaşanamayacağı bilinciyle, başta Hasankeyf olmak üzere tarih, kültür ve doğa katliamına karşı mücadeleye devam edeceğimizi duyuruyoruz.”

ILISU BARAJ PROJESİ ÇEVRE MEVZUATINA UYGUN BULUNDU

20 Mart 1997 tarihinde 1997/9532 sayılı karar ile Bakanlar Kurulu tarafından kararlaştırılan Ilısu Baraj Projesinin yapımına ilişkin ‘kültürel miras tahribatının uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu’ gerekçesiyle iptali ve yürütmesinin durdurulması istenmiş ve sayısı 10’un üzerinde dava açılmıştı. Ancak bu davaların hemen hepsinde Ilısu Baraj Projesinin tarih, kültür ve çevre mevzuatına uygun bulundu.

“BAZI ŞEYLERİ KAYBETTİK AMA…”

T24’te yer alan bir habere göre Ilısu Barajı suları altında kalma tehdidi altında olan 12 bin yıllık tarihe sahip Hasankeyf ile ilgili Batman Valisi Hulusi Şahin’den ise “Kaybettiklerimizden çok kazandıklarımız var. Evet, bazı şeyleri kaybettik ama ciddi şeyleri de kazandık. Göl kazandık. Bu şehir bir göle kavuşmuş olacak. Böyle bir göl etrafında tarihi eserlerin oluşmuş olduğu bir kültür park, gerçek anlamda, turizm anlamında pazarlanabilir değeri var. Tarihi eserler üzerinden dolaşabileceğimiz bir tekne turu ve tarihi bir doku var. Bunları kullanarak bir senaryo oluşturacağız. Bu senaryo ile şehrimizi tanıtacağız ve şehrimiz bölgenin parlayan yıldızı olacaktır” açıklaması gelmişti.

İnsanlığın en eski yerleşim yerlerinden Mezopotamya Bölgesinde yer alan Hasankeyf, tarihi boyunca sayısız medeniyete ev sahipliği yapmasından dolayı birçok tarihi-kültürel kalıntıları bünyesinde barındırıyor.

Sahip olduğu belli başlı tarihi değerler:

– Hasankeyf Mağaraları
– Küçük Kale
– Koç Camii, Kızlar Camii, Ulu Camii, El Rızk Camii, Sultan Süleyman Camii
– İmam Abdullah Zaviyesi
– Zeynel Bey Kümbeti
– Artuklu Hamamı
– Hasankeyf Sarayı
– Hasankeyf Köprüsü…vb.

Hasankeyf’teki son durumu DW’den Diego Cupolo kaleme aldı