Bir keşif gezisi: Van’ın bilinmeyen değerleri #3

Son Güncelleme Tarihi

Tarihi geçmişi ve özellikle son dönemde popüler hale gelen tren ile seyahat nedeniyle adını Türkiye’nin en güzel turistik destinasyonları arasına güçlü bir şekilde yazdıran Van, daha birçok özelliğiyle seyahat severleri bekliyor.

Yazı dizimin ilki olan “Bir keşif gezisi: Van’ın bilinmeyen değerleri #1” ve ikincisi “Bir keşif gezisi: Van’ın bilinmeyen değerleri #2” adlı makalelerimi buradan okuyabilirsiniz.

16- Van Kedisi ve Van Balığı (İnci Kefali)

Van’ın belki de en önemli simgesi diyebileceğimiz Van Kedisi, iki farklı göz rengine sahip olmasından dolayı yerli ve yabancı turistlerin bir hayli ilgisini çekiyor. Bir gözü mavi bir gözü kehribar bazen de iki gözü mavi ya da kehribar olan saf kan bir kedi türü.

Van Kedilerini görür görmez çok heyecanlanıyorum. Çünkü hepsi asil duruşlarıyla ve bembeyaz tüyleriyle ‘gel beni sev’ dese de klaslıklarından hiçbir şekilde taviz vermiyorlar. Aslında insan türü olarak çok da umurlarında değiliz kanımca (: Siz de gittiğinizde ne demek istediğimi anlayacaksınız. Van 100. Yıl Üniversitesi tarafından oluşturulan Van Kedi Villası‘nı ziyaret ederek bu özgün türün diğer özelliklerini öğrenebilirsiniz.

Gelelim şu meşhur uçan balık İnci Kefaline (diğer bir ismiyle Van Balığı)… Van Gölü’nün tuzlu-sodalı sularında yaşayabilen tek canlı türü olan İnci Kefali, her yıl Haziran ve Temmuz aylarında kutsal göç çerçevesinde yumurtalarını bırakmak için akıntıya karşı ters yüzüyormuş. Yumurtalarını tatlı suya bıraktıktan sonra da göle tekrar dönüyormuş. Dünyada sadece bu kapalı havzada bulunduğu için Van’ın şehir markalarından biri haline gelmiş.

Bend-i Mahi Köprüsü ve Şeytan Köprüsü – Van

17- Köprüler

Bend-i Mahi Çayı üzerinde yer alan aynı ismi taşıyan köprü, 13. yüzyıl sonlarında İlhanlı Hükümdarları tarafından yaptırıldığı sanılıyor. Güneybatı kuzeydoğu yönünde kurulmuş olan köprü iki gözlü, yolunun düz olduğu köprüler grubunun arasındaymış. Köprünün kemer ve duvarlarında iki renkli düzgün kesme taş işçiliği hakimmiş.

Van’ın Muradiye ilçesinde Muradiye Şelalesi yolu üzerinde bulunan Şeytan Köprüsü ise 15 yy.’dan beri azgın nehir sularına karşı dimdik kalabilmiş bir yapı. Ortalama 15,5 metre uzunluğunda, 3 metre genişliğinde ve yerden 17-18 metre yüksekliğinde olan köprü uçurumun üstünde dar bir geçit sunmasından dolayı ölümle sonuçlanan durumlara neden oluyormuş. Bir rivayete göre; bir düğün alayının köprüden kanyona düşüp ölmesiyle köprü, bölge halkı arasında “Şeytan Köprüsü” adıyla anılmaya başlanmış.

Van Lalesi ve Ters Lale

18- Van Lalesi  ve Ters Lale

Bundan 30 yıl öncesine kadar şehrin birçok yerinde görülebilen Van Lalesi, beton yapılaşmayla birlikte yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmış ne yazık ki. Sadece Van’da bulunması ve doğada yetişmeyen eski bir lale çeşidi olması Van Lalesini daha değerli kılmaya yetiyor.

Birçok din ve kültür için hüznün sembolü olarak kabul edilen Ters Lale ise 19. yüzyılın sonlarına kadar Osmanlı topraklarına has bir çiçek olarak kalmış. Anadolu coğrafyasına ait endemik bir tür olan Ters Lale, birçok efsaneye de konu olmuş.

Hristiyan rivayetlerine göre; Hz. İsa’nın çarmıha gerilişine şahit olan Hz. Meryem’in gözyaşlarının düştüğü yerde Ters Lale yetişmeye başlamış. Müslüman söylencelerine göre; Hz. Hasan ve Hüseyin’in Kerbela’da katledilmeleri ve yine başka bir efsaneye göre Ferhat ile Şirin’in birbirlerine kavuşamaması nedeniyle Ters Lale’nin boynu bükük, rengi kırmızıymış.

Artos Dağı – Van

19- Erek ve Artos Dağı

Kış ve yaz tırmanışı için son derece uygun bir dağ olan Erek Dağı, Van şehir merkezine 10 kilometre uzaklıkta 3 bin 250 rakımlı bir dağ. Kar kalınlığının yer yer 2 metreyi bulduğu dağın 2 bin 500 metresinde mağaralar bulunuyormuş. Bu mağaraların içerisinde de görenleri kendine hayran bırakan dev buz sarkıtları varmış. Yani demem o ki Türkiye’nin gizli cennetlerini merak edenlerdenseniz Erek Dağı sizi bekliyor.

Güneydoğu Torosların devamı olan Artos Dağı ise Kavuş Şahap Dağlarının 3 bin 700 m’lik önemli bir yükseltisini oluşturuyormuş. Öğrendiğimize göre Van Gölü’nün oluşturduğu mikroklima nedeniyle dağın güney ile kuzey yüzü arasında iklim yönünden ciddi farklılıklar varmış. Ayrıca kelebek popülasyonu açısından dünyanın sayılı coğrafyaları arasında bulunuyormuş. Yaklaşık 200 tür kelebeğe ev sahipliği yaptığı için her yıl dünyanın dört bir köşesinden gelen doğaseverlerin ve botanikçilerin akınına uğruyormuş.

Öte yandan doğa sporları, volkanik ve sıradağ özelliği, fauna ve florasıyla hem bilim insanları hem de sporcular için çok değerliymiş. Dünya üzerinde Artos’a eşdeğer özellikler gösteren tek dağ Yeni Zelanda’da imiş. Zirvesi ve tabanı arasındaki 1800 metrelik irtifasıyla dağ kayakçılığı ve dağcılık sporları için son derece elverişli. Hem trekking sporu hem de ekolojik turizm açısından dünyanın önde gelen dağları arasında yer alıyormuş.

Kon doğa olunca ‘Ellerinizin doğaya değeceği 10 ekolojik otel ve yaşam çiftliği‘ni merak edenler linkimize tıklasın! (:

20- Erçek Gölü Kuş Cenneti – Flamingolar

Van Gölü’nün kardeşi olarak nitelendirilen Erçek Gölü, Türkiye’de bulunan 453 kuş türünün yarısına özellikle Kılıçgaga, Büyük Cılbıt, Kara Boyunlu, Batağan, Angıt, Flamingo, Yaz Ördeği, Van Denizi Martısı’na ev sahipliği yapıyormuş. Bu yüzden diğer bir adı Erçek Gölü Kuş Cenneti deniyor. Göl, ulusal ve uluslararası sınıflandırılmalarda önemli kuş alanları arasında “B” sınıfı sulak alanlar içinde gösteriliyormuş. E, bu özellik sayesinde de kuş turizmi açısından son derece avantajlı konumda buluyor. Özellikle biyoturizm ve ornitoturizm açısından önemli bir merkezmiş.

1-2 m uzunluğunda, tüyleri beyaz ve pembe, kanat uçları siyah olan Flamingolar, Güney Avrupa, Afrika, Asya ve Amerika’da yaşayan uzun bacaklı ve perdeli ayaklı bir kuş türü. Her yıl düzenli olarak Nisan ayında bölgeye gelip Kasım’a kadar kalan ve burada beslenen flamingoların sayısı bazı yıllarda 10 bine ulaşıyormuş. Nesli tehlike altında olan Dikkuyruk (Oxyura leucocephala)’un önemli üreme alanlarından ikisi Erçek Gölünde bulunuyormuş.

Her yıl Van Valiliğince Ekim ayının ortalarında düzenlenen ‘Doğunun Kanatları Erçek Gölü Flamingo Festivali‘ renkli görüntülere sahne oluyor. Festival, flamingoların en yoğun görüldüğü İpekyolu İlçesine bağlı Karagündüz Mahallesinde gerçekleştiriliyormuş. Müdavimlerine duyurulur. (:

Van – Uşkun Otu

21- Uşkun

Başlığı okuduğunuzda ‘Bu da ne böyle?’ diyebilirsiniz. Uşkun, bahar aylarında yetişen, rakım farkına göre olgunlaşan bir dağ muzu. Yöre halkı tarafından besin değeri çok yüksek olduğu ve bazı hastalıklara (mide ve böbrek rahatsızlıkları, sindirimi kolaylaştırıcı) iyi geldiği kabul ediliyormuş. Daha çok kaya diplerinde, taşların arasında yetişen Uşkun; ışkın, uçkun ve yerel dilde de revas olarak adlandırılıyormuş.

Gövde kısmı taze iken dış kabuğu muz gibi soyularak iç kısmı yeniliyormuş. Ayrıca C vitamini ve mineral bakımından da oldukça zengin bir bitkiymiş. Fazla tüketilmesi halinde şişkinlik dışında herhangi bir yan etkisi yokmuş. Yöre halkı ve yetkililer Uşkun bitkisinin mutlaka koruma altına alınması ve bahçe ziraatına kazandırılması için teşvik edilmesi gerektiğini düşünüyorlar.

Van Gölü havzası kültür turizminden spor turizmine, gastronomiden kış turizmine kadar birçok seçenek barındırıyor. Fotoğraf: Turizm Günlüğü

22- Turizm olanakları

Kış turizmi çerçevesinde yukarıda bahsettiğimiz Erek ve Artos dağlarının alternatif sunmasının yanı sıra en büyük olanak Van’ın Gevaş ilçesinde yer alan Abalı Kayak Merkezi tarafından sağlanıyor. Sadece kayak turizminin değil, profesyonel kayak sporunun da Türkiye’deki önemli adreslerinden biri olan Abalı Kayak Merkezi; pist eğimi, kar kalınlığı, kar kalitesi ve pist uzunluğu İle dünyanın sayılı kayak merkezlerinden biri olmaya aday. 1200 ve 5000 metrelik telesiyej hatlarına sahip olan merkez, beyazın eşliğinde Van Denizi manzarasını kayak severlere sunuyor.

Türkiye’de keşfedilmeyi bekleyen 10 kayak merkezini merak ediyorsanız buraya tıklayabilirsiniz.

Van’da düzenlenen şenlikler ve festivallerde uçuş gösterileri ile birlikte macera tutkunlarının beklentilerini karşılayan yamaç paraşütü sporu, yaklaşık 10 yıldır yapılıyor. Van’ın 150 metreden yüksek olan ve rüzgârı karşıdan alan bütün yamaç, tepe ve dağlarında gerçekleştirilen uçuşlar göle bakan manzarasıyla görenleri kendine hayran bırakıyor.

Ancak yamaç paraşütü macera tutkunları için tek seçenek değil. Çünkü Van, aynı zamanda rafting tutkunlarının da buluşma adresi. Rafting girişimleri 9 sene önce kaymakamlığın girişimleriyle kısa sürede adını duyurmayı başardı. Van’ın Bahçesaray ilçesinde gerçekleştirilen rafting sporu her yaştan ziyaretçisi için açık.

Kültür, doğa, kış ve macera turizmi olanaklarının yanı sıra su sporları alanında da ziyaretçilerine fırsat sunan Van’da yüzme başta olmak üzere kano, kürek, yelken ve dalgıçlık alanlarında boy gösteriyor.

Ve ve bi tabii Van Gölü Ekspresi… Popüler hale gelen Doğu Ekspresi’ne bilet bulmanın aşırı zorlaşması instagram fotoğrafçıları ve seyahat severleri alternatif bir seçenek olarak Van Gölü Ekspresine yönlendirmişti. Gerçi 29 Mayıs’ta turistik amaçlı ikinci bir Doğu Ekspresi hayata geçirildi. Şimdi Van Gölü Ekspresi bu durumdan ne derecede etkilenir pek bilemiyoruz ama bu güzide şehrin turizm olanakları arasında tren ile seyahat etme imkanı da bulunuyor bizden söylemesi.

İşte tüm bu bahsettiğimiz değerler Van’da keşfedilmeyi, ülke turizmine kazandırılmayı bekliyor. Umuyorum ki ön yargıları kıran ve size Türkiye’nin bilinmeyenleri ile az bilinenlerini #TGilekeşfet dedirten bir yazı dizisi olmuştur. Bir sonraki seyahat yazımda görüşmek üzere…

Bizi instagram hesabımız (@turizmgunlugu) üzerinden takip etmeyi unutmayın. (: