Almanların tatil sevdası

Alman turist
Alman Turizm endüstrisi, vatandaşın hareketlilik, eğlence, deneyim ve toplum içerisindeki sosyal anlayışa dayalı ihtiyaçlarına cevap vermek üzerine inşa edilmiştir.

Alman Turizm endüstrisi, vatandaşın hareketlilik, eğlence, deneyim ve toplum içerisindeki sosyal anlayışa dayalı ihtiyaçlarına cevap vermek üzerine inşa edilmiştir. Bu sosyal hareketliliğin Ülkenin ekonomi ve istihdamına sağladığı katkılar ise muhteşem.

Yapılan araştırmalara göre Alman vatandaşlarının kendi ülkelerinde tatil tercihlerinin birinci sırada olduğu ve her geçen sene bu oranın daha da artacağın tespit edilmiş durumda. Uzun sahiller, dağlık bölgeler ve adeta bir ressamın eserini andıran vadiler. Bu bölgelerde çoğu farklı ülkelerden gelen turistler tatillerini severek yapıyor.

ALMANYA’YI EN ÇOK ALMANLAR TERCİH EDİYOR

Evet, Almanya’da tatil yapmak yine yükselen bir trend halinde. Bununla ilgili 2018 yılında yapılan istatistiklere göre, 35 bin otel, 20 bin pansiyon ve kamp tesislerinde toplam 480 milyon üzerinde geceleme yapıldığı açıklandı. Bu oran, 2017 yılına göre %4 artış göstermiş. Dünya Turizm Örgütü tarafından yapılan açıklamaya göre 2,9 kişi doğrudan Alman turizm sektörü ile ilgili. Buna göre Alman turizm endüstrisindeki istihdam bilişim ve kimya sektörlerinin önünde yer alıyor. Böylesine devasa bir sektörü oluşturan turistlerin yıllık tüketim miktarı ise Almanya’da üretilen tüm genel ürünlerin %7’sini kapsamakta. 2018 yılında Almanya’da mevcut tüm havaalanlarında gerçekleşen yolcu taşımacılığı 245 milyon kişi. Karayolu taşımacılığı ise (otobüs)
4,8 milyon kişi olarak gerçekleşmiş.

SIRALAMADA, ALMAN SAHİL BÖLGELERİ İSPANYA TERCİHİNİN ÖNÜNDE

2018 yılında Almanya sınırları içerisinde yapılan tatil harcamasının faturası toplam
225 milyar Euro üstünde. Tatilcilerin %78’lik bölümü tatillerini Almanya’nın iç bölgelerinde geçirmeyi tercih etmişler. Bu oranın tüm Akdeniz ülkelerinde tatil yapan Almanların üzerinde olduğu görülmekte. Yurt dışından Almanya’ya tatil için gelenlerin harcaması ise 40 milyar Euro seviyesinde (toplamda hesap edildiğinde, Almanya’nın 2018 yılındaki turizm geliri 290 milyar Euro seviyesinde) Yıl içerisinde ikinci ve üçüncü tatil deneyimlerinde ise bu oran çok daha fazla. Yapılan anketlerde yer alan yorumlara göre her iki kişiden biri kısa mesafeli tatili tercih ettiğini belirtmiş. Buna sebep olarak son 30 yılda yıllık tatil süresinin 18 günden 12 güne düşmesi gösteriliyor.

Almanların anavatanlarında tatil yapmalarını tercih etme eğilimlerinde Berlin, Hamburg, Münih, Dresden ve Köln gibi metropoller sıralamanın başında yer alıyor. Ülkenin iç kesimlerinde tatil planları olanlar ise Kuzey sahilleri veya Güney’deki dağlık alanları tercih ediyor. Bu tercihlerde Nordrhein-Westfalen eyaleti 2’nci sırada yer almakta. Bavyera Bölgesi ise %20’lik tercih ile çok popüler. Sahil eyaletlerini tercih edenler ise (Aşağı Saksonya, Schleswig Holstein ve Mecklenburg) en çok sevilen İspanya’nın tatil sahilleri tercihlerinden daha fazla. Almanya Seyahat Acenteleri Birliği (DRV) Almanya sınırları içerisinde yapılan bir tatil maliyetinin herhangi bir Akdeniz ülkesinde yapılan ‘Herşey Dâhil’ tatiline göre daha uygun olduğunu açıkladı. Aile bütçesinin düşmesi ile bu oranın daha fazla olduğu görülmekte. Almanya’da kişi başı ortalama 75 Euro olan günlük maliyet, Akdeniz ülkelerinde 11 Euro daha fazla.

Almanya’da her geçen yıl artan iç turizm hareketliliğine kayıtsız kalmak istemeyen büyük tur operatörleri ise Kuzey deniz sahil bölgelerine (Nordsee) ve Bavyera Bölgesine (Bayern) organize tatil programları satışlarına başlamışlar. Ülkenin ulaşımın güneyden kuzeye kara yolu ile 8-9 saat sürmesi, bu tür seyahatlerin maliyetini düşürmek için otobüs ulaşımı tercih edilmesini ön plana çıkartıyor.

Kuzey sahil bölgelerindeki modernizasyon ve tesis yatırımları ve eski Doğu Almanya’da bulunan nehirlerde gemi seyahatleri tatilciler için cazip hale gelmekte.

Almanların kendi ülkelerinde tatil tercihlerinin birinci sırada olduğu ve her geçen sene bu oranın daha da artacağına şüphe yok. Ekonomi ve istihdama sağladığı katkılar ise muhteşem. Sahil, dağlık bölge, nehir, müzecilik, tarihi bölge (köyler, şatolar) ve buna benzer turistik ürün çeşitliliği, Almanlara her zaman cazip gelmiştir. Buna paralel olarak kısa ve konforlu ulaşım (otobüs, hızlı tren, hava yolu) mesafeleri bu tercihlerin oluşumuna katkı sağlamakta.

Evet, konuyu bağlamak gerekirse; Alman Turizm endüstrisi, vatandaşın hareketlilik, eğlence, deneyim ve toplum içerisindeki sosyal anlayışa dayalı ihtiyaçlarına cevap vermek üzerine inşa edilmiştir. Bu sosyal hareketliliğin Ülkenin ekonomi ve istihdamına sağladığı katkılar ise muhteşem. Almanya kendi ülke sınırları içerisindeki turizm çeşitliliğine hareketlilik kazandırarak başarılı olmuş ve bu işi çözmüş. Bizlerinde Ülkemizin turizm hareketliliğini farklılaştırmak adına kalıcı projeler üretmemiz gerektiği konusu son derece önemli. Sektörde bugüne kadar yapılan birçok hatadan artık ders çıkarmamız gerekiyor. Deniz-Doğa-Göl-Dağ-Tarih kombinasyonu ve buna bağlı hareketliliğe ivme kazandırmak gerekiyor.

Almanya’daki yıllık devasa iç turizm hareketliliği elbette Ülkede yaşayan vatandaşların kazanç ve gelirleri ve uygulanmakta olan sosyal politikalar ile doğru orantılı. Dileğimiz Ülkemizde el birliği ile daha fazla sürdürülebilir ve ürün çeşitliliği olan turizm politikaları geliştirmek ve sürdürebilmek…

Sevgi ile kalın

Can Bekin