Yiyecek & içecek işletmeleri normalleşme sürecini nasıl yönetmeli?

İki hafta önceki yazımdan bu yana salgın sonrası dönemle alakalı pek çok plan, pek çok hükümet tarafından açıklandı. Ülkemizde de salgının boyutlarının ‘kontrol edilebilir seviyeye’ çekildiğinin haberini hep birlikte Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca’dan aldık.

Bu sürecin bu kadar şeffaflıkla ve azimle yürütülmesinin ardından sayın bakanımıza ve tüm özverileriyle, cesaretleriyle çalışan sağlık personellerimize sonsuz teşekkür etmeyi kendime bir borç bilirim.

Salgının boyutlarını, resmi kaynaklardan aktarılan bilgilere göre, hepimiz az çok biliyoruz. Bununla birlikte ekonomik kayıpların da telafi edilmesi açısından normalleşme sürecine başlanmasının şart olduğunu geçen yazımda da söylemiştim ve bu bir öngörü değildi. Bu yüzden o günden bugüne, aradan geçen 14 günlük süreçte özellikle Avrupa olmak üzere dünyanın dört bir yanından normalleşme planları açıklanmaya başlandı. Her planın ortak özelliği, salgın sonrası dönemde ‘yeni normal’ e kademeli olarak geçiş yapılması olarak göze çarpıyor. Zaten hepimizin öngördüğü bu kademeli geçişte asıl önemli olan bu işin fikir ve projelendirme aşaması değil, yürütme aşamasıdır. Bu noktada da önümüzdeki 3 hafta içinde kademeli olarak misafir kabulüne başlayacak otel ve restoranların sağduyulu tutumları, en az devletin aldığı ve uyguladığı kararlar kadar önemli. Bu konuyla alakalı Turizm Bakanlığının diğer ilgili bakanlıklarla koordineli yürüttüğü bir sertifikasyon süreci hepimizin malumu. Bu uygulanabildiği sürece gayet makul ve oluşturulacak algı açısından gayet güzel görünebilir, fakat sayın bakanın da söylediği gibi hiçbir şeyin yüzde yüz garantisi yok.

BAKANLIĞIN GENELGESİYLE YETİNMEYEN PROFESYONEL DESTEK ALAN İŞLETMELER PANDEMİ SÜRECİNDE DAHA BAŞARILI OLACAKLAR

Hijyen sertifikası alan işletmeler, evet, salgın sonrası önlemlere uymuş olacaklar fakat bu o işletmelerde virüs bulaşma riskinin olmayacağını göstermiyor.

Tam da bu yüzden işletmelerin sağduyulu tutumları önemli diyorum çünkü; özellikle bu kadar geniş çapta yürütülecek bir operasyonun, proje aşamasında öngörüldüğü titizlikle yürütülmesi ve yine projede öngörüldüğü doğruluk payını yakalaması da çok kolay değil. O yüzden bu durumla alakalı işletmelerin de azami önemi göstererek ‘mümkün olan en hijyenik ortamı’ yaratmaları şart. Benim önerimse, bakanlık tarafından yayınlanan genelgeye ve denetim mekanizmasına işi bırakmadan önce işletmenize özel çözümler sunan bir danışmanlık hizmeti alarak misafirlerinize bahsini ettiğim ‘mümkün olan en hijyenik ortamı’ önden oluşturmanız.

DANIŞMANLIK HİZMETİ SİZİ BİR ADIM ÖNE TAŞIR

Zaten bakanlık tarafından yayınlanacak genelgedeki şartlara uymakla tüm işletmeler yükümlü, bununla birlikte alacağınız işletmenize özel bir danışmanlık hizmeti sizi bu ‘otomasyon sisteminin’ bir adım ötesine taşıyacak ve çok daha güvenilir bir ortam yaratmanıza olanak sağlayacaktır; hem kendiniz, hem personelleriniz hem de misafirleriniz için!

ÖZEL DANIŞMANLIK HİZMETİNİN 3 TEMEL FAYDASI

Bu tip bir hizmet tercih etmenizin işletmenize temelde 3 kritik faydası olacak. Bunlardan birincisi, yukarıda da belirttiğim güvenli ortamı yaratmanız, ikincisi yine bunun akabinde hijyen ve kalite standartları konusunda işletmenizin sürekli takibini yaptırmanız doğrultusunda sürekli ve sürdürülebilir bir şekilde bu ortamı korumanız, üçüncüsü de bunun dolaylı bir çıktısı olarak misafirin zihninde zedelenen güven algısını yenilemeniz. Bu üç kritik noktanın, bundan sonraki en azından 1 yıllık dönemde marka pazarlamanız ve işletme güvenliğiniz açısından en önemli noktalar olacağına inanıyorum. Bu yüzden işletmeniz için profesyonel bir yardım almanızda yarar var diyebilirim.

Personellerinizin periyodik olarak pandemi eğitimleri almasından, salon içerisinde işletmenize göre hijyen önlemlerinin alınmasına, masa düzenlerinin yeniden yapılmasından hijyen istasyonlarının belirlenmesine ve kurulmasına, gerek salon içerisinde servis esnasında gerekse backgroundda mutfak operasyonlarında ve gıda muhafazasında gerekli önlemleri profesyonel bir göz ve kurulmuş, matematize edilmiş bir sistemle görmenizse bahsini ettiğim bu 3 kritik noktayı besleyen yegane şeyler olacak. Bu noktada dikkat etmeniz gereken şeyse; detaylı analiz ve raporlama yapan, sürekli takip sağlayan, veri odaklı çalışan, gıda güvenliği ve hijyen konusunda uzman kişiler aracılığıyla bu hizmeti alabileceğiniz mecraları dikkatlice seçmeniz.

Bu noktada alacağınız hizmetin gerçekten fayda sağlaması, amiyane tabirle ‘bir işe yaraması’ için alacağınız hizmeti titizlikle seçmeli ve aklınızda en ufak soru işareti bırakmamalısınız. Bununla birlikte işletme sahibi olarak sizin bu konudaki vizyonunuzun alacağınız danışmanlık hizmetiyle aynı önemde olduğunu belirtmeden de geçemem.

SERVİS VE KALİTEDEN ÖDÜN VERMEMELİSİNİZ

Tüm bunları yaparken, bir önceki yazımda da belirttiğim gibi, misafir ve personellerinizin kendilerini karantinada hissetmediğinden de emin olmalısınız. Dolayısıyla gerek ürünlerinizde gerekse salon içi servisinizde kalite standartlarından ödün vermemeniz yararınıza olacaktır. Bu iki bileşeni uyumlu bir şekilde işletmenize uyarlamak için de yine bahsini ettiğim danışmanlık hizmetine ihtiyaç duyacaksınız.

YENİ MARKAMIZ İLE BU HİZMETİ SUNACAĞIZ

Tam da bu noktada, SECONDAudits olarak ismini ve datalarını önümüzdeki günlerde açıklayacağımız bir alt markayla geniş kapsamlı bir danışmanlık hizmeti vermek hazırlığında olduğumuzun altını çizmek isterim. Gerek hijyen, gerekse diğer konularda ihtiyaç duyabileceğiniz hizmetleri işletmenize özel çözümlerle SECONDAudits’in yeni tasarlanan alt markasında bulabileceksiniz.

YENİ NORMALDE KAYIPLARI TELAFİ EDECEĞİZ

Lafı çok uzatmadan; salgın sonrası ‘yeni normale’ dönüş yolunda kayıpları telafi etmenin biraz zaman alsa da mümkün olacağını, tüketici zihninde özellikle turizm ve turizmi besleyen birçok sektörün imajı zedelenmiş olsa da bu sektörlerin hangi şartta olursa olsun vazgeçilmez olduğunu ve tüketici eğilimlerinin orta/uzun vadede tekrar lehimize döneceğini düşündüğümü belirterek yazımı bitireyim.

Mustafa Oğuz‘un tüm yazılarına ulaşmak için tıklayın.